BESLENME (4)



Beslenme konusunda şimdiye dek belirtilenleri kısaca özetleyecek olur isek

1-Uygulamaya glütensiz ve kazeinsiz beslenme olarak değil tahılsız beslenme olarak başlamak doğrudur, bu tam bir arınma sağlar,


2-Hayvansal protein kaynakları sınırlı tüketilmelidir bu noktada tavuk ve balık eti, yumurta yeterlidir. kırmızı et bu aşamada menüde olmamalıdır,


3- Çalı meyveleri ve avokado hariç meyveler bir süre menü de olmamalıdır,


4- Mayalı gıdaların programın başında tamamen beslenme dışı bırakılmalı, daha sonra süt ürünleri teker teker çocuk takip edilerek menüye eklenmelidir,


5- Çiğ olması şartıyla ceviz ve fındık, Antep fıstığı hariç olmak üzere diğer kuruyemişler menüde olmamalıdır,


6- Yemekler salçasız yapılmalıdır,


7- Yemeklik yağ olarak yüksek ısıda bozulmayan yağlar kullanılmalıdır,


8-Baklagiller yaklaşık bir ay menüde olmamalıdır, daha sonra düdüklü tencerede pişirilerek yenilmelidir,


9- İnsanlar gibi hayvanlarında toksin biriktiren organları kesinlikle menüde olmamalıdır,


10-Beslenme konusundan tam olarak verim alabilmek için Yemek Tarifleri kitapçığımızda bulunan “Hazırlıklar” bölümündeki hususlara dikkat edilmelidir, Aksi halde istenilen sonuç alınamaz veya sonuç alınması çok zorlaşabilir


11-Yine Beslenme konusundan tam olarak verim alabilmek için Fiziksel detox uygulamalarımız dikkate alınmalıdır,


12-Yine Beslenme konusundan tam olarak verim alabilmek için çocuklara yüksek sesle bağırılmamalı, psikolojik veya fiziksel şiddet uygulanmamalıdır,


Unutulmaması gereken husus şudur ki nasıl ki bazı insanların biraz stresle karşılaştıklarında mideleri ağrıyor ise olumsuz söz ve davranışlar sonucu da faydalı bağırsak bakterileri ölür,



13-İlk başta çocuğun beslenmesinden çıkartılan her bir besin için yerine eşdeğer bir besin mutlaka konulmalıdır, Örneğin ekmek glüten içerir ama bunun yanında yararlı besin öğeleri de içerir.


14-Beslenmeden çıkartılan besinler şayet çocuğun yemeye alıştığı besinler ise ve evde birden fazla çocuk varsa, o çocuklarca da onun göreceği şekilde yenilmemelidir. Aileyiz diyen insanlara ağır gelmez sanıyorum.



15-Sürece Tahılsız beslenme ile başlanmalı, çocuğun kendisini toparladığı görüldükten sonra yavaş yavaş glütensiz kazeinsiz beslenmeye geçilmelidir, Ardından da bu süreçte. Tamamlanmalıdır. Bu süreç uzatılmamalıdır, Yıllarca sürmemelidir.


16-Son madde hatırlatma olsun; Kısıtlar çok fazla çocuğumuza ne yedireceğiz ? Yaklaşık 120 sayfalık bir tarifler kitabımız var. Talep edebilirsiniz.



Sağlığımız açısından B vitaminleri büyük önem taşır. Eksiklikleri vücut fonksiyonlarımızı bozar.


Bununla birlikte bu vitaminleri dışarıdan yüklemeye çalışmak bazı insanlarda faydadan çok zarar getirir. Otizm ile yolu kesişen çocuklarda da durum böyledir.


Dışardan yüklenen vitaminlerin önce doğru şekilde sindirilmesi, ardından doğru yerlere giderek doğru şekilde bağlanmaları gerekir. Aksi halde bağışıklık sistemini harekete geçiren serbest radikaller haline gelirler.


B vitaminleri grubunda;

· B1 (Tiamin)

· B2 (Riboflavin)

· B3 (Niasin)

· B5 (Pantetonik Asit, Pantenol)

· B6 (Pridoksin, Pridoksamin)

· B7 (Biyotin)

· B9 (Folik Asit, Folat)

· B12 (Kobalamin)


Bulunur.


B vitamin ailesi Sinir sistemi ve cilt sağlığı içinde çok önemlidir. Detaylandıracak olursak kısaca;


B1 vitamini, kas ve sinir sistemi için gerekli bir vitamindir. B1 vitamini eksikliği nedeniyle iştahsızlık görülebilir aynı zamanda hafıza problemleri de yaşanabilir. Hafıza problemleri genellikle yaşlı bireylerde görülür, yaşlı bireylerin takviye olarak alması önerilebilir.


B2 vitamini, vücutta depolanmaz. Eksikliği halinde dil, dudak ve yanaklarda yanmalar, yaralar oluşabilir. Aynı zamanda eksikliği büyümeyi bile yavaşlatıcı özelliktedir.


B3 vitamini, sinir sisteminin korunması için gerekli bir vitamindir. Karbonhidrat, yağ ve protein içeren besinlerde bulunur.


B5 vitamini, cilt sağlığı için çok önemli bir vitamindir. Cildin pürüzsüz ve aknesiz bir görünüm kazanması için B5 vitamini içeren besinler tüketilebilir.


B6 vitamini, sinir sisteminin sağlığı ve hormonların iyi işleyebilmesi için gereklidir.


B7 vitamini, özellikle cilt, saç ve tırnak sağlığı için oldukça önemli ve gereklidir.


B9 vitamini, yeşil sebzeler B9 vitamini içerir. Enerji üretimi için gereklidir.


B12 vitamini, büyüme ve gelişme için oldukça önemli bir vitamindir. Diğer B vitamini türleri gibi sinir sisteminin sağlığını koruyucudur. Alyuvarların üretimine yardımcı olan bir vitamindir.


Peki B Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?


B1 vitamini içeren besinler; buğday, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların eti, balık, yumurta ve sütte bulunur.


B2 vitamini içeren besinler; patates, havuç, süt, peynir, fındık-fıstık ve mercimekte bulunur.


B3 vitamini içeren besinler; sakatat, baklagiller, incir, limon, hurma portakal ve kabakta bulunur.


B5 vitamini içeren besinler; yumurta, kuruyemiş, kurubaklagil, mısır, bezelye, avokado ve karnabaharda bulunur.


B6 vitamini içeren besinler; et, balık, muz, ıspanak, havuç ve yumurtada bulunur.


B7 vitamini içeren besinler; pirinç, mantar, havuç, et, süt, balık, yumurta, brokoli, soğan ve bademde bulunur.


B9 vitamini içeren besinler; brokoli, taze soğan, avokado, taze fasulye, kivi, nane, marul gibi tüm yeşil sebzelerde bulunur.


B12 vitamini içeren besinler; karides, büyükbaş hayvan karaciğeri, balık, süt ve yumurtada bulunur.


Tabi ki Vitamin denildiğinde sağlık için faydalı olan başka vitaminlerde vardır.


Yukarıdaki besinlerde çocukların sindirim sisteminde olumsuz etki gösteren tüm besinler ayıklanarak beslenme programı oluşturduğumuzu, tarifler de de bu noktanın esas alındığını belirtelim.


B vitaminlerinin yanında tüm gerekli besin öğelerini tariflerimizden oluşan bir menü ile çocuğunuza kolaylıkla yükleyebilirsiniz.


Beslenme konusu denildiğinde akla gelen bir hususta takviyeler konusudur. Bu noktada çeşitli yerlerde, kitaplarda, bazı takviyelerin çocuklara tavsiye edildiğini görüyoruz Bunun yanında da şifa kaynağı denilerek daha önce pekte duymadığımız çeşitli ürünlerin çeşitli mecralarda tavsiye edildiğini görüyoruz.


Takviye tavsiyeleri iyi niyetli ve yapıcı olduğu gibi bazen bilgisizlikten sadece ticari amaçlı önerilen, bazen de bilinçli olarak konunun hassasiyeti kullanılarak kolay para kazanma amaçlı olarak dilden dile dolaşıyor.


Şunu vurgulamak gerekir ki bir hazır gıda takviyesi adı üzerinde takviyedir. Yani ortaya konulmuş doğru bir beslenmeyi destekler onu güçlendirir. Daha açık bir ifade ile olmaması gereken bir beslenme şekliniz varsa takviyeler sadece olumsuz durumları biraz hafifletmeye yarar. Dolayısıyla mucizevi etkiler göstermezler.



Bir yandan glütensiz kazeinsiz diyet, ketojenik diyetler, moda başka diyetler yapıyorsanız ama bu diyetlerde Özel proteinlere dikkat etmiyorsanız, Çocuklarda genelde alerjen olarak çalışan besinleri beslenmeden çıkardığınızdan çocuğunuzun olumsuz davranışları azalır. Ancak gelişimleri gerek zihinsel gerekse davranışsal olarak gerçekleşmez. Bir şeylerin eksik olduğu hissini taşırsınız.



Peki, otizm konusunda çocuklarımızda hangi takviyeler fayda sağlıyor?


Soruyu cevaplamadan önce şunu belirtelim;



- DHA (Dokosaheksaenoik): Balık yağı. Fakat içeriğindeki DHA miktarının EPA miktarının iki katı olan bir balık yağı seçmenizi tavsiye ederiz. Bu oran otizm söz konusu ise en iyi orandır.


Eğer EPA DHA dan daha fazla ise balık yağı içirdiğinizi sanırsınız. EPA miktarı DHA miktarından fazla olan bir balık yağı kullanırsanız genelde çocuğunuz agresif davranışlar sergiler.


İnsan Beyninin yaklaşık %60 ı yağdan oluşur. Yağdan oluşan kısmının yaklaşık 3 te ikisi de omega 3 ve omega 6 dan oluşur. Bu ikisi belirli bir dengede olurlarsa insan sağlıklı olur. Denge bozulursa tam 38 farklı ciddi hastalığı tetiklerler.

Günümüz beslenmesinde omega 6 fazla omega 3 ise azdır. O nedenle omega 3 eksikliği yukarıdaki özelliklere haiz bir balık yağı ile takviye edilir.

Gebelik döneminde eğer anne yeterince omega 3 almaz ise bebek omega 3 ihtiyacını annenin vücudundan karşılar. Bu durum doğum sonu depresyonların önemli bir nedenidir.

Doğumdan sonra ilk 6 ay eğer bebek anne sütü emiyorsa anneye balık yağı önerilir. Eğer bebek anne sütü emmiyor ise bebeğe balık yağı önerilir.


Omega 3 denildiğinde bu konuda deniz yosunu tavsiye eden kişilerde var. İklim değişiklikleri ve çevre kirliliği, yosunun belirli bir sürede oluştuğunu yani kirliliğe maruz kaldığını da düşünecek olur isek bu tavsiyenin pekte doğru olmadığını söyleyebiliriz. Öyle ya denizdeki büyük balıkları ağır metalden dolayı yemeyin deniyor ise, yosunda tavsiye edilmemeli.


Balık yağı konusunda bir önemli noktada içerisinde B grubu vitaminlerin bulunmasıdır. B grubu vitaminleri bulunan balık yağları da çocuk eğer onları doğru sindiremiyor ve bağlayamıyor ise davranışları agresifleştirir.


- Hindistan cevizi yağı: Beyin için mükemmel bir yakıttır. Pişirme yağı olarak da uygundur.



- ALA (Alfa-Lipoik asit): Vücutta üretilir ancak çeşitli hasarlar ve modern yaşam tarzı dışarıdan takviyeyi gerekli kılabiliyor. Çok güçlü bir antioksidandır. Bunun yanında vücut için zarar görmüş dokular için bir hasar önleyicidir. Örneğin Diyabet hastalığında göz ve ayaklarda çeşitli sorunlara yol açan hasarlar, sinir sisteminde meydana gelen hasarlar gibi. Tadı oldukça ekşidir. Kapsül formda temin edilebilir.


- D3 Vitamini: Aslında yağda çözünen bir steroid hormondur. Merkezi sinir sistemimizin her noktasında D Vitamini reseptörleri bulunur. Tüm vücutta etkilidir. Nörotransmiterler üretmek, beyin-omurilik sıvısını dengelemek gibi hayati işlevleri vardır. Çok önemlidir.


- Resveratrol: Düşük dozda yani doğal beslenme ile alınmalıdır. Beyne kan akışını hızlandırır. Kalp sağlığını geliştirir, Öğrenme yeteneklerini geliştirir ve ömrü uzatır.


- Zerdeçal: Körili yemeklerle vücuda alınması uygundur. İyi bir antioksidandır.


Bu noktada kurkumin takviyelerinden söz edilebilir. Fakat uzun süreli kurkumin kullanmak safra ve böbreklerde problemlere yol açabilir. Sindirim enzimleri üretme konusunda sorun yaşayıp yaşamadığı bilinmeden, böbrek ya da safra kesesi sağlığı konusunda bilgi sahibi olunmadan kullanılmamalıdır.


- Metil B9/B12 (Metil Folat Metil Kobalamin): Bu ikili sindirilmiş vücuda alınmaya hazır bir ikilidir. Enflamasyonu önler, İki önemli B vitaminini eksikliğini giderir. Ayrıca pek bilinmez ama gen mutasyonu kaynaklı problemlerde problemi %50 oranda çözer

- Probiyotik: Laktobasillus asidofilus ve bifidobakteriler de bulunan ve en az 10 farklı tür kapsül başına 10 milyar aktif bakteri içeren probiyotik uygundur.


Sağlıklı beslenmede faydalı bakterilerin fazla bulunduğu bir sindirim sistemi önemlidir. Faydalı bakteriler denildiğinde akla probiyotikler geliyor. Dışarından takviye olarak veya doğal yollarla iyi bakterileri vücuda almak kadar onları beslemek ve çoğalmalarını temin etmekte önemlidir.


Şu doğal besinler bu durumu destekler ve fayda sağlar.


Turpun her çeşidi: Bağırsaklarımızın ve bağırsak bakterilerimizin en iyi dostudur. Bağırsakta yatıştırıcı etki gösterir.


Mavi haşhaş, haşhaş ezmesi: Bakteriler için çok iyi bir besindir. Özellikle kreplere bunun dışında uygun yemeklere azar azar eklenmesi fayda sağlar.


Lahana ailesinin tamamı.


Öğütülmüş Keten Tohumu


Yeşillikler.


BİR ÇOCUĞUN EĞER KULLANMAKTA OLDUĞU İLACI VARSA PROBİYOTİK KULLANMAMASI UYGUN OLUR.


- Colostrum: Yeni doğum yapmış bir ineğin ilk sütüdür. Yani yeni doğmuş bir dananın ilk besini. Faydalı bakteriler bakımından çok zengindir. Sağlığa katkıları bilindiğinden satılan bir doğal besindir. Fakat sahte olup olmadığında dikkat edilmesi gerekir. koyu kıvamlı, sarımtırak renktedir.


Bu konuda en önemli husus hazırlanmasıdır. Hazırlık konusuna dikkat çekme nedenimiz bu konuda çokça hata yapılabiliyor. Colostrum ineği doğum yapan kişi tarafından birkaç gün biriktirilir. Daha sonra biriktirilen süt orta derece ateşte sürekli karıştırılarak kaynamadan önce ocak kapatılır. Koyu kıvamlı olur. Kaynatırsak faydalı bakteriler ölür vs denilerek çiğ olarak tüketilmesi gerektiğini söyleyenler var yanılıyorlar. Bir yanılgı da bu işlemi tekrarlamaktan kaynaklanıyor.


- L Karnitin: Her insan için uygun olmayabilir. Uygun olup olmadığı konusunda bir uzmana danışarak kullanmak doğru olur. Erken doğmuş bebeklerin ve bebeklerin fiziksel gelişimlerinin arttırılması için tavsiye edilir ve beslenmemiş çocuklarda protein kullanımını ve kilo artışını geliştirmek için kullanılır. Konuşma merkezini çalıştırır teşvik eder.



- HCL: Sindirim enzimidir dolayısıyla sindirim enzimi eksikliklerinde kullanılabilir. . Genellikle betain ile beraber bulunur.



Başka takviyeler var mı? Varlar ama bu kadarı yeterli. Bazıları ülkede bulunmuyor.


Şunu alın uçsun diye bir cümle yoktu değil mi yazıda?


Yoktu.


Neden?


Çünkü gerçek değil o yaklaşımlar. Genellikle incil ayetleri ile alternatif tıbbi birleştirmeye çalışan eski tozlu raflarda unutulmuş ağır toksin ve uyuşturucu madde benzerlerini harmanlayan genelde de “Emperyalist ilaç sektörü otizme çare bulunmasını istemiyor” yalanıyla konuşmaya başlayan tıbbın karanlık yolunun yolcuları. Tabi ki zincirin son halkaları bundan habersizler. Satanlar yani.


Mucizevi etkiler denilerek bize bir şey tavsiye edildiğinde şunu düşünmeliyiz; Bu kişi gerçekte bu işin formülünü bulmuş olsa nasıl davranırdı. Koşa koşa bir üreticiye gider ben bunu buldum patentini de aldım çalışmaları tamamlandı üretelim ama benimde payım olsun der. Kolay ve fazla kazanır.


Var mı bunu yapan?


Yok.


O zaman her duyduğumuzu doğru kabul edip aman bir deneyelim bakalım demeyelim. Çocuklar denek değildir. Çocuğun midesi çöp kovası değildir. Çocuklar hassastır. Hassasiyeti gözetmek ailelere düşer.


Tekrardan hatırlatmakta fayda var. Takviye edici gıdalar sadece takviye eder. Sorun çözmez. Sorunu sağlıklı bir beslenme programı ile zamana yaymak gerekli görüldüğün dede desteklemek en iyisidir.


İnsan alışkanlık edinen ve alışkanlıklarından kolay vazgeçemeyen bir varlıktır. Yaşı küçük olan çocuklarda beslenme programları uygulamak bu açıdan kolaydır. Her şeyi yemek istemezler bu açıdan da zordur.


Eğer otizm ile yolu kesişmiş bir çocuk yoğun ilaçlı tedavilere maruz kalmışsa. Otizm olgusu dışında bir hastalık nedeniyle ilaç kullanmaktaysa veya kullandıysa, özellikle de yaşı 13 yaş ve üzerinde ise bir beslenme programı uygulamak çok zor olur. Bazen çözdüğünden fazlada sorun yaratır.


Böyle durumlarda yapılması gereken şey birkaç besin öğesini ona yedirebilmek ve beslenme konusunu es geçerek alışkanlıklarına saygı göstermek daha fazla fayda sağlar. Hem böyle durumlarda fayda sağlayacak hem de bir beslenme programında verimi arttıracak başka yöntemlerde vardır. Bu yöntemlere uymak çocuklarımızı ve bizi daha sağlıklı ve mutlu yaşatır. Yemekleri yüksek ısıda bozulmayan yağlar ile pişirmek, doğal sindirim enzimlerini çocuğun beslenmesine koymak, omega 3 içeren besinleri beslenmesine eklemek, meyvelerin çekirdeklerini ve kabuklarını alarak ona yedirmek, baklagilleri düdüklü tencerede pişirerek sağlığına katkıda bulunur. Bu noktalar bizimde sağlığımıza önemli derecede katkı yapar.


Bağırsak florası bir istimlak duvarı değildir. Küçücük bir çocuğun minicik bağırsağından söz ediyoruz. Zor bir konuda değildir.


Beslenme konusu ile ilgili olan bir başka konu da bozucu etkiler. Beslenme konusuna önem verenlerin bazen es geçtiği beslenme konusuna önem vermeyenlerin de ne gibi etkileri olduğunu pek bilmediği bir konu Bozucu etkiler. Bir sonraki yazıların konusu.


Katkı sağlaması dileği ile.


27 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İLETİŞİM