EKMEK YEMESİN PEKİ NE YESİN ?

Genellikle toplumsal olarak beslenme konusunu karın doyurmak olarak alan insanlarız.


Teorik olarak Türk Mutfağı çok geniş çeşitliliğe sahip denilse de; sofralarımızdaki yemek çeşitliliği oldukça sınırlı ve kısıtlı.


Yemek yemek çoğumuz için giderilmesi gereken bir ihtiyaç. Karnım acıktı der bir şeyler yerim açlığım geçer konu kapanır.


Beslenme ve otizm ilişkisinden bahsedip bir de diyet denildiğinde bazı aileler tedirgin oluyorlar.


Diyet yapmayı büyük bir zorluk olarak görüyorlar. Çünkü soframızda yemeğe alıştığımız şeyler diyet menülerinde olmuyor. Ekmek bunlarda başı çekiyor.


Bununla beraber ülkemizde tavsiye edilen ancak bizim yetersiz bulduğumuz diyetlere bakıp, bu diyetlerle çocuk gelişmez, yeterince beslenemez diyenlerde var. Bu yaklaşımlar diyet yapan ailelerce ve tavsiye edenlerce yersiz görülse de temelde doğru.


Evet o bildiğiniz diyetler ile yeterli beslenmek çok zor.


Eğer bir besini çocuğa kısıtlıyorsak yerine bir başka besini koymak gerekiyor.


Bir şeyi bir miktar yapmak hiç yapmamaktan iyidir. Fakat bir şeyi yapıyorsak onu tam yapmak daha doğru ve önemlidir. Bizler gerek glütensiz ve kazeinsiz diyet gerekse diğer moda diyetler yerine farklı bir diyet ve beslenme tavsiye etmekteyiz.


Yasaklarda başı çeken ekmekle başlayalım. Hamur işlerini de ekleyelim. Buğday unu ve buğday unundan yapılan unlular çocuklarımızın çoğunda alerjen olarak çalışıyor.


Çocuk küçük ise bu besin grubunu çocuğa yedirmemek biraz kolay. Ama eğer çocuğun yaşı büyük ise glüten bağımlılıkta yaptığından oldukça zor.


Ne yapabiliriz?


Ekmeği ve unluları menüden çıkartıp mucize bir unu mutfağımıza koyup, buğday unu ile yapılabilen her şeyi yapabiliriz ve çocuğumuza yedirebiliriz.


Unun ismi Tapiyoka unu (manyok unu)


Tapiyoka (Manyok) unu, tam buğday ununun yerine kullanılabilecek harika bir undur.


Buğday unu ile çok benzer bir kıvama sahiptir. Gluten içermez.


Bu özellikleri onu “İyileştirici diyet” uygulayanlar veya gıda alerjileri ve hassasiyetleri olanlar için mükemmel bir seçim haline getiriyor.


Besin değeri yüksektir. Karbonhidrat ve glikoz açısından zengindir Kas yapısını güçlendirir ve çok sağlıklıdır.


Anti - inflamatuar özellik taşır ve prebiyotik bir lif görevini yerine getirerek hem sindirime yardımcı olur hem de bağırsak sağlığını destekler. Ayrıca İyi bir mineral kaynağıdır. Potasyum, tiamin, folat gibi değerli besin öğeleri içerir.


Beslenme konusuna özen, gösterenler tapiyoka ununu mutlaka kullanmalı.


Bir seçenek daha var. Akdarı ve akdarı unu.


Akdarı hem insanlar için, hem hayvanlar için önemli bir besin kaynağıdır. Gelişmekte olan ülkelerde insanların temel gıda maddesidir. Hindistan, Nijer ve Nijerya dünyanın en çok darı üreten ülkeleridir. Ülkemizde ise en çok Şanlıurfa, Diyarbakır, Zonguldak, Muğla, Siirt gibi illerimizde yetiştirilmektedir. Glüten içermemesi sebebiyle glütene duyarlı kişiler için tercih edilen bir yiyecektir.


Anavatanı Doğu ve Orta Asya olan akdarı yaklaşık olarak 4000 yıldır besin olarak kullanılıyor.

Akdarı karbonhidrat, protein, B vitaminleri, lifler ve çeşitli mineraller bakımından oldukça zengin bir tahıldır. İyi bir protein kaynağı, mineral ve vitamin deposudur. Antioksidan özellik taşır ve bağışıklık sistemine katkı sağlar. Doyurucudur ve diyet yapanlar için idealdir.


Akdarıyı SOYULMUŞ AKDARI, ununu ise akdarı unu alarak istifade edebilirsiniz. Sarı akdarı olmasını tavsiye ederiz.


Yazımızı birkaç güzel tarif ekleyerek sonlandıralım.



AKDARI VEYA TAPİYOKA UNLU KREP


Uygun bir kaba bir yumurta kırılır ve çırpılır. Üzerine damak tadına göre yeteri miktarda tuz eklenir. Üç tepeleme yemek kaşığı akdarı veya tapiyoka unu katılır. İyice karıştırılır. Üzerine hamuru akışkan kıvama getirecek kadar su eklenir ve yarım çay kaşığı kabartma tozu ilave edilerek iyice karıştırılır.


İstenilirse karışıma çörek otu, haşhaş tohumu, kakao ve yeşillikte katılabilir.


Hazır hale gelen karışım pişirileceği tavaya, tavanın büyüklüğüne göre bir veya iki yemek kaşığı kadar konularak orta ateşte yağlı veya yağsız kızartılır. Krepin bir yüzü piştiğinde çevrilerek diğer yüzü de kızartılır ve ılık olarak servis edilir.






AKDARI PİLAVI


İki su bardağı soyulmuş akdarı alınır ve soğuk suda yarım saat bekletilerek yıkanır. Ardından pilav pişirilecek tencereye uygun miktarda yağ konulur ve yıkanan akdarılar tencereye alınır.

Kısık ateşte karıştırılarak iki-üç dakika kavrulur ve üzerini örtecek kadar kaynar su ve yeteri miktarda tuz eklenerek kısık ateşte pişirilir. Pişme esnasında pişip pişmediği kontrol edilerek gerekirse kaynar su ilave edilebilir.


Piştikten sonra tencerenin kapağı açılır yaklaşık on dakika kadar dinlendirilir Bu esnada bir iki defa karıştırılarak pilavın kabarması sağlanır.


Arzu edilirse akdarı pilavına piştikten sonra haşlanmış tavuk, çeşitli sebzelerde eklenebilir.


Ilık olarak servis edilir.


Akdarının kendisi arzu edilirse yağsız olarak kaynar suda haşlanarak salatalara da katılabilir.

Çorba olarak pişirilmesi arzu edilirse, şehriye çorbası gibi pişirilebilir.







TAPİYOKA UNLU NODLE


İki yumurta bir kaba kırılır. Üzerine bir su bardağı su, uygun miktarda tuz katılır ve iyice çırpılır. Akışkan kıvamlı krep hamuru elde edilecek kadar Tapiyoka unu eklenir.


Elde edilen hamur ısıtılan tavaya bir kepçe yardımıyla tavaya alınır ve tava sallanır. Yayılan hamur iki taraflı pişirilir. Kreplerin mümkün olduğu kadar ince olmasına özen gösterilir.


Pişirilen hamurlar teker teker rulo haline getirilerek bir bıçak kullanılarak nodle/makarna gibi ince ince kesilir. Tüm krepler kesildikten sonra bir tavaya bir yemek kaşığı pişirme yağı konulur. Ardından kesilen krepler tavaya alınarak orta ateşte birkaç dakika kavrulur. Ardından pişen nodle bir tabağa alınarak servis edilir.


Servis edilmeden önce istenilirse üzerine yoğurt ya da sos (kıymalı da olabilir) dökülebilir.







TAPİYOKA UNLU BÖREK


Bir su bardağı tapiyoka unu bir yoğurma kabına konulur. Ortası havuz gibi açılır ve iki yumurta kırılır ve tuz ilave edilir. Ardından yarım çay kaşığı glütensiz kabartma tozu katılır. Unun kaldırabileceği kadar su ilave edilerek ele yapışmayacak kıvama gelene dek iyice yoğrulur.


Hamur sulu olursa bir miktar un ilave edilebilir.


Yoğrulan hamur dinlenmeye bırakılır ve böreğin harcı hazırlanır.


Eğer kıyma konulacaksa kıyma pişirilir, patates konulacaksa patates haşlanır, peynir konulacaksa aynı şekilde maydanoz ve peynir doğranır.


Dinlenen hamur eşit parçalara bölünerek bir merdane ile yufka gibi açılır. İçine böreğin harcı katılır ve kapatılır. Ardından uygun bir tavada pişirme yağı kullanılarak kızartılır.


Ilık olarak servis edilir.


Şayet isteniliyorsa börek boşta kızartılabilir.





36 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İLETİŞİM