top of page

7-Regülasyon Bozulduğunda Beden Nereye Vurur?

  • 9 saat önce
  • 11 dakikada okunur

Davranıştan önce bozulan şeyi bedende görmek


Seri 2 — Sinir Sistemi ve Beden

Modül 1 — Bedenin temel sinyalleri

Yazı 7


Çoğu regülasyon bozulması bir anda olmaz.

Bazen çocuk bir anda değişmiş gibi görünür.

Daha huzursuz olur.

Daha çabuk öfkelenir.

Daha sessizleşir.

Daha çabuk yorulur.

Daha az tolere eder.

Çoğu zaman ilk yorum şu olur:

“Davranışı bozuldu.”


Ama bazen daha doğru cümle şu olabilir:

Birçok durumda davranış görünür biçimde değişmeden önce regülasyon bozulmaya başlamış olabilir.


Ve regülasyon bozulduğunda bu çoğu zaman önce davranışta değil, bedende görünür.


Davranış değiştiğinde süreç zaten ilerlemiştir.


Çünkü sinir sistemi düştüğünde ya da alarm yükseldiğinde,

beden bunu bir şekilde taşımaya çalışır.

Beden her zaman önce konuşur.


Ve her beden bunu aynı yerden taşımaz.

Bazı çocuklarda bu taşma olur.

Bazılarında kapanma olur.

Bazılarında ağrı gibi görünür.

Bazılarında yeme bozulur.

Bazılarında temas zorlaşır.

Bazılarında oyun söner.

Bazılarında ise yalnız görünürlük azalır.


Yani soru bazen şu değildir:

“Çocuk neden böyle davranıyor?”

Asıl soru bazen şudur:

“Sinir sistemi bozulunca beden bunu nereye taşıyor?”


Regülasyon bozulması ne demektir?

Regülasyon bozulması çoğu zaman kriz demek değildir.

Çoğu zaman önce küçük değişimler demektir.


Regülasyon, çocuğun yalnızca sakin olması değildir.

Regülasyon:

bedenin iç dengesini koruyabilmesi,

uyaranları tolere edebilmesi,

dikkatini sürdürebilmesi,

ilişki içinde kalabilmesi,

oyuna girebilmesi,

yük artınca tamamen dağılmadan kendini toparlayabilmesi demektir.


Bruce Perry’nin nörogelişimsel modelinde bu çok nettir:

Sinir sistemi güvenli olduğunda öğrenmeye, oyuna ve ilişkiye açılır.


Ama sistem alarmdayken öncelik değişir:

öğrenme düşer

esneklik azalır

ilişki zorlaşır

beden savunmaya geçer


Yani regülasyon bozulduğunda aslında beden şunu söyler:

“Ben şu anda öğrenme değil, korunma modundayım.”


Regülasyon bozulduğunda davranış değişmez önce kapasite değişir.

Regülasyon bozulduğunda beden neden farklı yerlerden konuşur?

Çünkü sinir sistemi yalnızca bir “duygu sistemi” değildir.

Aynı zamanda:

uykuyu etkiler

iştahı etkiler

kas tonusunu etkiler

nefesi etkiler

enerji kullanımını etkiler

bağırsakları etkiler

temas toleransını etkiler

dikkat ve oyun kapasitesini etkiler


Stephen Porges’in Polyvagal Theory çerçevesinde bunu şöyle okuyabiliriz:

Sinir sistemi çevreyi sürekli güven mi tehdit mi diye tarar.

Tehdit algısı arttığında: beden savunma düzenine geçer.


Bu savunma bazen:

hareket artışı

öfke

kaçma

kontrol davranışı olarak görünür.


Bazen de:

sessizleşme

çekilme

minimum mod

donukluk

oyunun sönmesi olarak görünür.


Yani aynı regülasyon bozulması,

her çocukta aynı yerden çıkmaz.

Ama çoğu zaman bir yerde görünür hale gelir.



Her davranış değişimi bir sinir sistemi hikâyesidir.

Regülasyon bozulduğunda beden en sık nereye vurur?

Bu seri için en önemli soru bu.

Çünkü bedeni okumayı öğrenmek demek,

yalnız “davranış değişti” demek değildir.

Hangi sistem önce bozuluyor?

bunu görmeye başlamaktır.


Regülasyon her çocukta aynı yerden düşmez.

Ama çoğu zaman ilk kırılan yer tekrar eder.


En sık görülen alanlar şunlardır:

1. İştah ve yeme paterni

Bazı çocuklarda regülasyon bozulduğunda ilk değişen şey yemektir.

Daha az yer.

Daha seçici olur.

Sofrada daha çabuk huzursuzlaşır.

Bazı tatları ya da dokuları daha zor tolere eder.

Açlığı geç fark eder.

Bir anda çökene kadar yemeyi erteler.


Bu bazen inat gibi okunur. Ama bazen gerçek şu olabilir:

Sinir sistemi yük altındadır ve beden sindirim yerine korunmaya öncelik veriyordur.


Kelly Mahler’in interosepsiyon hattı burada çok önemlidir.

Çünkü bazı çocuklar açlığı küçük küçük fark etmez.

Ancak sinyal çok yükselince fark eder.


Sonuç: yemek sorunu gibi görünen şey, aslında geç fark edilen beden sinyali olabilir.


2. Temas toleransı

Regülasyon bozulduğunda birçok çocukta temas toleransı düşer.

Sarılmak istemez.

Yanına yaklaşılmasını istemez.

Dokunulunca irkilebilir.

Temas fazla gelebilir.


Bu çoğu zaman: “mesafeli oldu” ya da “hırçınlaştı” diye yorumlanır.


Ama A. Jean Ayres ve duyusal regülasyon hattı bize şunu öğretir:

Beden yük altındayken temas da bir yük haline gelebilir. Yani bazı çocuklar sevgisiz olduğu için değil, sinir sistemi fazla uyarıyı taşıyamadığı için temastan kaçınır.


Bu çok kritik bir ayrımdır.

Bu yüzden bazı çocuklar yanlışlıkla mesafeli sanılır.


3. Dikkat – oyun – geçiş kapasitesi

Regülasyon bozulmasının en erken işaretlerinden biri çoğu zaman burada görünür.

Oyun kısalır.

Dikkat çabuk dağılır.

Geçişler zorlaşır.

Yarım bırakmalar artar.

Sabır azalır.

Aynı çocuk küçük taleplerde bile daha çabuk takılır.


Bu noktada yanlış yorum genelde şudur:

“İstemiyor.”


Ama Ross Greene’in çerçevesi bize başka bir cümle öğretir:

İstese bile taşıyamıyor olabilir. Yani burada sorun motivasyon değil, çoğu zaman kapasite ve regülasyondur.


Stuart Shanker da benzer biçimde davranışı “yük yönetimi” üzerinden okur. Bu yüzden oyun söndüğünde ya da dikkat düşmeye başladığında bazen asıl değişen şey:istek değil, sinir sisteminin işlem kapasitesidir.


Bazı çocuklarda bu tablo evde huzursuzluk olarak değil, sınıfta dikkatin daha hızlı düşmesi ya da terapide oyunun daha erken sönmesi şeklinde fark edilebilir.


4. Bedensel gerginlik

Bazen davranıştan çok önce beden sertleşir.

Omuzlar kalkar.

Çene sıkılır.

Eller kasılır.

Nefes hızlanır.

Hareket sertleşir.

Pozisyon değiştirme artar.


Bu işaretler küçüktür.

Ama çok şey anlatır.


Antonio Damasio’nun beden-duygu bağlantısı ve Bessel van der Kolk’un bedensel alarm hattı burada birleşir: Beden çoğu zaman önce hisseder, sonra davranış değişir.


Yani çocuk henüz patlamamış olabilir.

Ama bedeni çoktan sinyal veriyordur.



Davranışın nerede değiştiği kadar, bedenin nerede değiştiği de önemlidir.


5. Bedensel geri çekilme

Bazı çocuklarda regülasyon bozulunca artış olmaz.

Azalma olur.

Daha az konuşur.

Daha az oyun kurar.

Daha az katılır.

Köşeye çekilir.

Bakış azalır.

Sinyal azalır.


Bu dışarıdan “sakinlik” gibi görünebilir.


Ama Nick Walker’ın autistic burnout hattı ve bu seride sık kullandığın “sessiz çöküş” çerçevesi bize şunu gösterir: Bazen artan davranış değil, azalan varlık alarmdır.


Bu yüzden bazı çocuklar bağırarak değil, silikleşerek zorlanır.

Ve en çok kaçan durum da budur.


Çünkü sessizlik çoğu zaman sorun gibi görünmez. Sessizleşme her zaman sakinlik değildir; bazen regülasyonun düştüğünü gösteren bir geri çekilme olabilir.


6. Minimum mod

Regülasyon bozulduğunda bazı sistemler tamamen taşmaz.

Ekonomiye geçer.

Yani beden enerjiyi kısar.

Çocuk yalnızca en gerekli olanı yapar.

Daha az iletişime girer

Daha az hareket eder.

Daha az tepki verir.

Daha az talepte bulunur.


Bu bazen dışarıdan “iyi hâl” gibi okunabilir.


Ama Robert Sapolsky’nin stres fizyolojisi hattından baktığımızda bazen mesele şudur:

Sistem enerji yönetimine geçmiştir.

Yani çocuk daha iyi değildir.

Daha az maliyetli çalışıyordur.

Sadece daha az görünür hale gelmiştir.


Bu yüzden minimum mod çok dikkatli okunmalıdır.


7. Ağrı ve rahatsızlık hattı

Regülasyon bozulduğunda beden bazı çocuklarda bunu rahatsızlık olarak da gösterebilir.

Karın ağrısı artabilir.

Baş ağrısı görülebilir.

Kabızlık belirginleşebilir.

Sofra zorlaşabilir.

Mide–bağırsak sistemi bozulabilir.


Bu her zaman primer bir sağlık sorunu demek değildir. Ama beden ile sinir sistemi çift yönlü çalıştığı için, yük arttığında bazı çocuklarda bedensel rahatsızlık alanları daha görünür hale gelebilir.


Emeran Mayer, John Cryan ve Ted Dinan’ın bağırsak–beyin ekseni hattı burada destekleyici bir çerçeve sunar.

Yani bazen çocukta görülen şey yalnız psikolojik ya da yalnız bedensel değildir.

İkisi birbirini etkiliyordur.


Ağrı ve rahatsızlık hattında bazen çocuk bunu sözle anlatmaz; daha sık pozisyon değiştirir, karnını tutar, yüzü gerilir ya da sofrada birden huzursuzlaşabilir.


Her çocuk aynı yere vurmaz

Bu çok önemli.

Bazı çocuklarda ilk bozulma: iştahta görünür.

Bazılarında: oyunda.

Bazılarında: temasta.

Bazılarında: öfke artışında.

Bazılarında: sessizleşmede.

Bazılarında: uykuya taşınan bedensel yorgunlukta.

Bazılarında: tik, donma, çarpma, sert basınç arama gibi nöromotor yollarda.


Yani asıl mesele “doğru davranışı ezberlemek” değil,

bu çocuğun bedeni regülasyon bozulunca en çok nereye vuruyor? sorusunu sormaktır.


Bu soru çok değerlidir.

Çünkü her çocukta erken işaret aynı olmaz.

Ama örüntü çoğu zaman tekrar eder.


Aynı çocuk çoğu zaman aynı yere vurur.

Tolerans penceresi neden burada çok önemlidir?

Daniel Siegel’in tolerans penceresi modeli bu yazının tam merkezindedir.

Her sinir sisteminin rahat çalışabildiği bir alan vardır.


Bu pencere açıkken çocuk:

oyuna girebilir

ilişkide kalabilir

bedenini okuyabilir

dikkatini sürdürebilir

esneyebilir


Ama yük arttığında pencere daralır.

Pencere daralınca aynı çocuk:

daha az tolere eder

daha çabuk gerilir

daha hızlı yorulur

daha erken kapanır

daha kolay taşar


Bu yüzden regülasyon bozulması bazen tek bir olay değil,

daralan tolerans penceresinin sonucu olabilir.


Ve bazı günler davranışı anlamak için şu soruya bakmak gerekir:

Bugün ne oldu? değil,

Bugün bu beden ne kadar alan taşıyabildi?


Toparlanma süresi de bedenin dilidir

Bazı çocuklar yükü o anda tolere eder.

Ama sonra çöker.


Bu yüzden çocuk okulda iyi görünür, evde dağılır.

Ya da gün içinde tutar, akşam bozulur.


Bu yüzden yalnızca kriz anına değil,

toparlanma süresine de bakmak gerekir.

Bazı sistemler saatler içinde toparlar.

Bazıları günler ister.

Uzayan toparlanma süresi çoğu zaman sinir sisteminin hâlâ yük altında olduğunun işaretidir.


Yani beden bazen yalnız kriz anında değil, krizden sonra da konuşur.


En sık yapılan yanlış yorum

Regülasyon bozulduğunda beden değişir.

Ama yetişkinler çoğu zaman yalnız son davranışı görür. Ve şöyle der:

“Bugün çok huysuz.”

“Yine inat ediyor.”

“Sebepsiz yere bozuldu.”

“Bir anda değişti.”


Oysa çoğu zaman gerçek şudur:

Sebepsiz değildi.

Beden bir süredir sinyal veriyordu.

Sadece biz bunu henüz davranış sanmıyorduk.


Bu yüzden en sık hata şudur:

Davranışı başlangıç sanmak.

Oysa çoğu zaman davranış son halkadır.


Daha erken bir soru şudur:

“Regülasyon bozulmaya başladığında beden ilk nereden değişti?”


Çünkü bazı çocuklarda ilk sinyal öfke değil; iştah, temas, oyun, gerginlik ya da sessizlik olabilir.


Erken uyarı sinyalleri

Regülasyon bozulduğunda bedende erken görülebilecek işaretlerden bazıları şunlardır:

• iştah değişimi

• temastan kaçınma

• oyunun daha çabuk sönmesi

• dikkat süresinde kısalma

• geçişlerde sertleşme

• bedensel gerginlik

• daha hızlı yorulma

• daha fazla yalnız kalma isteği

• sessizleşme

• minimum mod

• artan hareket ya da tam tersi çekilme


Bu işaretler her zaman problem davranış değil,

bedensel veri olarak da okunabilir.


Mini gözlem rehberi

Aileler bazen şu sorularla çok şey fark edebilir:

Bu çocuk regülasyon bozulduğunda ilk nereden değişiyor?

Önce iştah mı bozuluyor?

Önce oyun mu sönüyor?

Önce temas mı zorlaşıyor?

Önce beden mi sertleşiyor?

Önce hareket mi artıyor?

Yoksa önce sessizlik mi geliyor?


Çünkü asıl değerli bilgi şu olabilir:

Bu çocuğun bedeni alarmı hangi dilden veriyor?


Bu yazının belki en önemli cümlesi

Regülasyon bozulduğunda beden her çocukta aynı yere vurmaz.

Ama çoğu zaman bir yerde görünür hale gelir.


Ve bazen çocuğu anlamak için en önemli beceri şudur:

Davranışı izlemekten biraz geri çekilip,

bedenin hangi sistem üzerinden konuştuğunu fark etmek.


Bu yazı neyi hatırlatıyor?

Bir çocuk zorlandığında yalnız davranışı değişmez.

Bedeni de değişir.

Bazen önce iştah bozulur.

Bazen temas düşer.

Bazen oyun söner.

Bazen beden gerilir.

Bazen sessizlik artar.

Bazen hareket taşar.

Bazen enerji kapanır.


Yani bazen asıl soru:

“Neden böyle davrandı?” değil,

“Sinir sistemi bunu bedende nereye taşıdı?”


Çünkü:

Davranış = sonuç

Sinir sistemi = süreç

Beden = veri


Erken fark etmek neden bu kadar önemlidir?

Çünkü bedensel işaretler davranıştan önce gelir.

Ve erken fark edildiğinde:

yük azaltılabilir

tempo düşürülebilir

temas ayarlanabilir

mola verilebilir

oyun korunabilir

kriz önlenebilir


Yani en güçlü müdahale çoğu zaman:

kriz sırasında değil, beden ilk sinyali verdiğinde yapılır.



Seri bağlantısı

Bu yazıda regülasyon bozulduğunda bedenin bunu en sık hangi alanlardan gösterdiğini gördük. Sonraki yazıda, bu hattın daha somut ve ölçülebilir tarafına geçip:


Sinir sistemi alarmdayken bedende hangi fizyolojik sinyaller görülür? sorusunu açacağız.


Seri pusulası

Önce regülasyon

Sonra ilişki

Sonra gelişim

Çünkü:

Regülasyon yoksa öğrenme olmaz.

Güven yoksa gelişim olmaz.

Anlaşılmadan değişim olmaz.


Ana mesaj

Regülasyon bozulduğunda davranış bir anda değişmiş gibi görünse de, beden çoğu zaman çok daha önce sinyal vermeye başlar.


Bu yüzden bazı çocuklarda ilk değişen şey öfke değil; iştah, temas toleransı, oyun kapasitesi, bedensel gerginlik, sessizlik ya da enerji düzeyi olabilir.


Davranışı anlamanın ilk adımı onu hemen düzeltmeye çalışmak değil, sinir sisteminin bunu bedende nereye taşıdığını fark etmektir.


Okur için çıkarım

Bir çocuk zorlandığında bazen ilk soru

“Neden böyle davrandı?” olur.

Ama çoğu zaman daha doğru soru şudur:

“Sinir sistemi bunu bedende nereye taşıdı?”


Çünkü davranışın görünen yüzünden önce,

beden çoğu zaman çoktan konuşmaya başlamıştır.


Bazen en önemli fark, davranışı susturmakta değil; bedeni daha erken okuyabilmektedir.


Günlük hayatta fark edilebilecek işaretler

(Bu yazının konusu için erken sinyaller)

Bir davranış değiştiğinde şu alanlara bakmak faydalı olabilir:

• iştahın bozulması

• temastan kaçınma

• oyunun daha çabuk sönmesi

• dikkat süresinin kısalması

• geçişlerde sertleşme

• bedensel gerginlik

• sessizleşme ya da minimum moda geçme

• akşam saatlerinde belirgin çökme

• okul ya da terapi sonrası toparlanma ihtiyacının artması


Bazen doğru müdahale: önce doğru işareti fark etmektir.

 

 

 

 


 

Mühür cümle

Regülasyon bozulduğunda davranış değişmez önce. Kapasite değişir.


Bir sonraki yazıda

Beden konuşuyor. Peki alarm yükseldiğinde bunu en erken hangi fizyolojik işaretlerden anlayabiliriz?

 

Faydalanılan Kaynaklar & Okuma Notları

Aşağıda yer alan isimler; sinir sistemi regülasyonu, bedensel yük, duyusal işlemleme, beden içi sinyaller, stres fizyolojisi ve davranışın nörobiyolojik temelleri alanlarında bu yazının kuramsal zeminini oluşturan temel çalışmaları temsil etmektedir.

Bu metin bir akademik derleme değildir. Farklı disiplinlerde üretilmiş bilgilerin; çocuğu nesneleştirmeden, aileyi suçlamadan ve sinir sistemi–beden bütünlüğünü merkeze alarak bir araya getirilmesi çabasıdır.


1. Sinir sistemi – regülasyon – bedensel dışavurum

Bruce D. Perry Çocuk psikiyatristi, nörobilimci The Boy Who Was Raised as a Dog What Happened to You?

• Çocuk sinir sisteminin deneyimle şekillendiğini gösteren nörogelişimsel model

• Regülasyon bozulduğunda dikkat, oyun, ilişki ve davranışın neden değiştiğini açıklayan temel yaklaşım

• Davranışın çoğu zaman bedensel alarmın dışa vurumu olduğunu anlamada bu yazının ana omurgasını destekler

Stephen Porges Sinirbilimci, psikolog Polyvagal Theory

• Güven ve tehdidin sinir sistemi tarafından bilinçdışı taranmasını açıklayan nörosepsiyon kavramı

• Otonom sinir sistemi durumlarının bedende nasıl görünür hale geldiğini açıklayan temel çerçeve

• Taşma, kapanma, geri çekilme ve sosyal etkileşimin azalmasının fizyolojik zeminini anlamada güçlü bir referanstır

Allan Schore Psikiyatrist, nörobilimci

• Erken ilişkilerin stres düzenleme sistemi üzerindeki etkilerini ortaya koyan çalışmalar

• Bedensel regülasyonun ilişkisel ve nörobiyolojik kökenini anlamada önemli bir hattır

Daniel Siegel Psikiyatrist Interpersonal Neurobiology

• Regülasyonun yalnızca bireysel değil ilişki içinde kurulan bir süreç olduğunu vurgular

• Tolerans penceresi yaklaşımı ile sinir sisteminin ne zaman daha az şey taşıyabildiğini anlamaya yardımcı olur

Bessel van der Kolk Psikiyatrist, travma araştırmacısı The Body Keeps the Score

• Tehdit ve stres deneyimlerinin yalnızca zihinsel değil bedensel olarak da taşındığını ortaya koyar

• Bedensel gerginlik, kapanma ve sessiz zorlanma gibi tabloların fizyolojik temelini anlamada önemli referanstır

2. Duyusal sistem ve bedensel regülasyon

A. Jean Ayres Ergoterapist Sensory Integration Theory

• Duyusal eşik, aşırı yüklenme ve duyusal düzenleme kavramlarının klinik temeli

• Temas toleransı, oyun kapasitesi ve bedensel zorlanmanın duyusal boyutunu anlamada güçlü bir çerçeve sunar

Lucy Jane Miller Klinik araştırmacı Sensational Kids

• Duyusal işlemleme farklılıklarının davranış ve günlük işlev üzerindeki etkilerini açıklayan önemli çalışmalar

• Biriken duyusal yükün neden bedende farklı alanlardan görünebildiğini anlamada destekleyici bir referanstır

Mona Delahooke Klinik psikologBeyond Behaviors

• Davranışı yalnız sonuç olarak değil, alttaki sinir sistemi durumunun dışa vurumu olarak ele alan ilişki temelli yaklaşım

• Bu yazının “regülasyon bozulduğunda beden nereye vurur?” sorusuna doğrudan temas eder

3. İnterosepsiyon – beden içi sinyaller – erken farkındalık

Kelly Mahler, OTD, OTR/L Ergoterapist, interosepsiyon alanında çalışan eğitmen ve uygulayıcı The Interoception Curriculum

• Açlık, susuzluk, tuvalet ihtiyacı, ağrı, yorgunluk ve iç beden sinyallerinin fark edilmesi ile öz-regülasyon arasındaki ilişkiyi görünür kılar

• Bedensel sinyalin fark edilmesi, anlamlandırılması ve uygun yanıt verilmesi sürecini yapılandırılmış şekilde ele alır

• Regülasyon bozulduğunda iştah, enerji ve beden sinyallerindeki değişimleri anlamada güçlü bir referanstır

Antonio Damasio Nörobilimci The Feeling of What Happens Self Comes to Mind

• Bedenin önce hissettiği, beynin sonra bu sinyallere anlam verdiği çerçeveyi kurar

• Bedensel değişimlerin çoğu zaman davranıştan önce başladığını açıklayan nörobilimsel temeller sunar

4. Stres fizyolojisi – enerji – bedensel maliyet

Robert Sapolsky Nörobiyolog Why Zebras Don’t Get Ulcers

• Stres hormonlarının beden ve davranış üzerindeki etkilerini açıklayan temel kaynak

• Uzayan yükün bedensel maliyetini, enerji kaybını ve çöküş paternlerini anlamada önemli bir referanstır

Nadine Burke Harris Çocuk doktoruThe Deepest Well

• Kronik stres ve erken yaşam deneyimlerinin bağışıklık sistemi, stres sistemi ve sağlık üzerindeki etkileri

• Bedensel yükün davranış üzerindeki etkisini daha geniş biyolojik zeminde anlamaya yardımcı olur

Esther Sternberg Nöroimmünoloji araştırmacısıThe Balance Within

• Stres, bağışıklık sistemi ve sinir sistemi arasındaki biyolojik ilişkiyi inceleyen çalışmalar

• Kronik yük arttığında bedensel sistemlerin neden daha kırılgan hale geldiğini anlamada destekleyici bir perspektif sunar

Matthew Walker Nörobilimci Why We Sleep

• Uyku düzeninin sinir sistemi regülasyonu, öğrenme ve duygusal denge üzerindeki etkileri

• Bazı çocuklarda bedensel alarmın neden akşam saatlerinde daha görünür hale geldiğini anlamada önemli bir hattır

5. Otizm ve nörogelişim

Catherine Lord Klinik psikolog

• Otizm tanısı ve gelişimsel değerlendirme alanında dünya çapında referans isimlerden biridir

• Otistik çocukların farklı nörogelişimsel profillerini anlamada temel çerçeve sunar

Ami Klin Klinik psikolog

• Sosyal beyin gelişimi ve otizm üzerine nörogelişimsel çalışmalar

• Regülasyon, ilişki ve çevresel uyaranlara verilen farklı yanıtları anlamada destekleyici bir referans hattıdır

Simon Baron-Cohen Klinik psikolog

• Otizm araştırmalarında bilişsel nörobilim yaklaşımı

• Sosyal iletişim ve bilişsel profil farklılıklarının regülasyon üzerindeki etkilerini anlamada önemli bir çerçeve sunar

Uta Frith Bilişsel nörobilimci

• Otizm araştırmalarının öncü isimlerinden biri

• Otizmde farklı işlemleme biçimlerinin günlük yaşamdaki bedensel yansımalarını anlamada temel isimlerden biridir

Nick Walker Akademisyen

• Autistic burnout kavramının gelişiminde önemli katkılar

• Sessiz çöküş, geri çekilme ve minimum mod gibi tabloların daha doğru okunmasına güçlü katkı sağlar

6. Klinik yaklaşım ve davranış yorumlama

Ross W. Greene Klinik psikologThe Explosive Child

• “Children do well if they can” yaklaşımı

• Davranışı isteksizlik değil kapasite, esneklik ve düzenleme güçlüğü üzerinden okumayı destekler

Stuart Shanker Gelişim psikoloğu Self-Reg

• Davranışı stres yükü ve regülasyon üzerinden okuyan model

• Bedensel yük birikimi ile davranış değişimi arasındaki ilişkiyi anlamada önemli bir referanstır

Barry M. Prizant Konuşma-dil patoloğu Uniquely Human

• Davranışın altında çoğu zaman işlev, ihtiyaç ve regülasyon arayışı olduğunu vurgular

• Görünür davranıştan çok alttaki bedensel ve sinir sistemi durumunu anlamaya çalışan yaklaşımı bu yazıyla doğrudan uyumludur

7. Kurumsal ve akademik çerçeveler

Harvard Center on the Developing Child

• Erken deneyimlerin beyin gelişimi, stres sistemi ve gelişimsel sağlık üzerindeki etkilerini çerçeveler

National Child Traumatic Stress Network (NCTSN)

• Çocuklarda travma, stres, regülasyon ve davranış arasındaki ilişkiyi anlamada önemli bir referans alanıdır

Polyvagal Institute

• Polyvagal teori, nörosepsiyon ve otonom sinir sistemi temelli regülasyon bakış açısı için güncel kurumsal çerçeve sağlar

Neurosequential Model Network

• Bruce Perry’nin nörogelişimsel ve regülasyon temelli çerçevesinin kurumsal uygulama alanlarından biridir


Bu yazının bilimsel omurgasını oluşturan temel fikir

Bu yazının temel yaklaşımı şu ortak bilimsel noktaya dayanır:

Regülasyon bozulduğunda davranış birden değişmiş gibi görünse de, beden çoğu zaman çok daha önce sinyal vermeye başlar.

Bu nedenle bazı çocuklarda ilk değişen şey: iştah, temas toleransı,oyun kapasitesi,bedensel gerginlik,sessizlik,enerji düzeyi ya da toparlanma süresi olabilir.

Yani bazı davranış değişimleri aslında: bedensel regülasyon bozulmasının görünür hale gelmiş sonucudur.

Ve bu serinin ana hatırlatıcısı yine aynıdır:

Davranış = sonuç

Sinir sistemi = süreç

Beden = veri

 

Yorumlar


Bu Alan Şu An Ne İçin Var?
 

Buradaki yazılar bir danışmanlık çağrısı değildir.
Şu an bu alan, düşünmek, durmak ve dili netleştirmek için var.

İleride bu bakış açısıyla daha yakından çalışılabilecek yollar açıldığında,
bunu burada açıkça paylaşacağım.
 

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page