top of page


26-EPİLOG — MİNİMUM MODDAN ÇIKIŞ
Çocuk kapanınca davranış değil, ilişki onarılır Editör Notu Bu seri bir teori anlatmak için yazılmadı. Bir çocuğun yanlış okunmaması için yazıldı. Davranışı saymadan çocuğu okumayı, sessizliği iyileşme sanmamayı, “toparladı” anlarında hızlanmamayı konuştuk. Bu epilog bir son değil. Yerine oturmuş bir bakışın ifadesi. Bazı çocuklar taşarak zorlanır. Bazıları sessizleşerek. İkisini de aynı gözle okumak mümkün değildir. Eğer bu metni okurken kendi evinizden bir sahne geçtiyse gö
3 Mar7 dakikada okunur


25) Görünen Davranış, Görünmeyen Gün
Evde gördüğün şey günün raporudur Bazı aileler şu cümleyi kurar: “Okulda hiçbir şey yokmuş. Ama eve gelince bambaşka oluyor.” Öğretmen şaşkındır. Aile yorgundur. Çocuk ise çoğu zaman anlatamaz. Ve çoğu evde aynı sonuç çıkar: “Demek ki sorun evde.” Bu yorum anlaşılırdır. Ama çoğu zaman doğru değildir. Mesele akşam değil; gün boyu tutulan şeydir. Çünkü bazı çocuklar günün farklı ortamlarında çok farklı düzenlenme yükleri taşıyabilir. Dışarıda başka bir tempo.Evde başka bir temp
2 Mar12 dakikada okunur


24) Aynı Evde Yaşamak Başka, Aynı Hayatta Buluşmak Başka
Ona doğru yürümek ve birlikte yaşayabilmek Sabah. Evde kimse tartışmıyor. Ama herkes acele ediyor. Kimse bağırmıyor olabilir. Ama ev çoktan hızlanmıştır. Ayakkabı aranıyor. Su içirilmek isteniyor. “Geç kalıyoruz” deniyor. Bunların hiçbiri yanlış değildir. Ama hepsi üst üste geldiğinde, çocuğun taşıması gereken yük artabilir. Çocuk yavaşlıyor. Yetişkin hızlanıyor. Ve çoğu sabah görünmeyen bir kovalamaca başlıyor. Yetişkin günü yakalamaya çalışıyor. Çocuk yetişkine yetişmeye. K
1 Mar15 dakikada okunur


23-Çocukta Krizi Sayma, Çocuğu Oku
Bazen gördüğümüz kriz bugünün değildir. Akşamdır. Kapı açılır. Çocuk içeri girer. Okulda sorun yoktur. Öğretmen “gayet iyiydi” demiştir. Evde ise küçük bir şey olur. Bardak yanlış gelir. Ses biraz yüksek çıkar. Kardeş yaklaşır. Ve bir anda her şey büyür. Ağlama. Bağırma. Kaçma. Kapanma. Aile şaşırır: Bütün gün iyiydin… İşte en şaşırtan yer burasıdır: Sorun çoğu zaman o anda olan şey değildir. Çocuk açıklayamaz. Çünkü bu akşam başlamamıştır. Bazı günler çocuk gün içinde tutar,
28 Şub13 dakikada okunur


22-Toparlamıştı Sandık. Yanıldık.
Burnout’un en çok yanlış okunan anı Bir süre gerçekten iyi görünmüştü. Ev sakinleşmişti. Krizler azalmıştı. Sabahlar biraz daha kolaydı. Belki yeniden gülmeye başlamıştı. Ve siz, uzun zamandır ilk kez içinizden şunu geçirdiniz: “Galiba toparlıyor.” Sonra bir sabah yeniden oldu. Belki yataktan çıkmadı. Belki okula gitmek istemedi. Belki yeniden bağırdı. Belki bu kez bağırmadı bile. Sadece kapandı. Ve insanın aklına ilk gelen çocuk olmaz bazen. Kendisi olur. “Dün iyiydi.” “Ne d
27 Şub12 dakikada okunur


21-İkinci Dalga Nerede Başlar?
Çoğu zaman tam rahatladığımız yerde başlar. Bir akşam düşünelim. Kapı açılır. Çocuk içeri girer, çantasını bırakır ve koltuğa uzanır. Üstünü değiştirmez. Çağrılınca bakar ama kalkmaz. Yemek masasına gelmez. Bir süre sonra odasına geçer. Ev yavaşça sessizleşir. Ertesi sabah daha erken uyanır. Etrafına bakışı değişmiştir. Hareketi biraz artar. Evde fark edilmeyen bir rahatlama dolaşır: “Geçti galiba.” Ev o akşam rahatlar. Ama kimse nedenini tam bilmez. Çünkü bazen yetişkinin
26 Şub12 dakikada okunur


20-Burnout Davranıştan Doğmaz
Davranış görünür olduğunda hikâye çoktan başlamıştır. “Toparlamıştı… sonra yine oldu.” Ama bu yazıda tekrarın kendisini değil, tekrarın öncesini konuşacağız. Çünkü çocuk bağırdığında, vurduğunda, kaçtığında, geri çekildiğinde ya da tamamen sustuğunda, bütün dikkat davranışa döner. “Bunu neden yaptı?” Oysa belki daha önce sorulması gereken başka bir soru vardır: “Bu davranış ortaya çıkmadan önce çocuk ne taşıyordu?” Çünkü davranış hikâyenin başlangıcı olmayabilir. Görünür oldu
25 Şub11 dakikada okunur


19-Otizm mi Ağırlaştı, Burnout mu Tekrarladı?
Toparladı sandığımız çocuk neden yeniden zorlanır? Bazı ailelerin en ağır cümlelerinden biri şudur: “Toparlamıştı… sonra yine oldu.” Çünkü çocuk bir süre daha iyi görünmüştür. Sonra bir şey değişir. Yeniden zorlanır. Yeniden geri çekilir. Belki yeniden taşar. Ve insanın aklına ilk gelen açıklamalardan biri şudur: “Otizmi ağırlaştı.” Ama ya ağırlaşan otizm değilse? Ya çocuğun taşıdığı hayat yeniden ağırlaştıysa? Bu yazı tam olarak bu sorunun peşinden gidecek. Çoğu ebeveyn bura
24 Şub14 dakikada okunur


18-Burnout'a Giren Çocuk Geri Döner mi?
Toparlanmak her zaman eski hâline dönmek değildir. Burada Kal: Burnout’tan Sonra Gelen İlk Yanılsama “Geri dönecek mi?” Burnout’tan sonra bir anne babanın aklından geçen en ağır sorulardan biri budur. Çünkü çocuk yanınızdadır. Ama bir şeyler değişmiştir. Ve bazen en acı şey, çocuğun gitmiş olması değildir. Karşımızdaki çocuğu hâlâ eski hâliyle arıyor olmamızdır. Oyun eskisi kadar gelmiyor olabilir. Bir zamanlar kolayca yaptığı şeyler şimdi çok daha zor görünebilir. Daha az ko
23 Şub15 dakikada okunur


17-Burnout’tan Sonra Ne Olur?
Tercümanlar gidince: İyileşme sandığımız yerde gerçek görünür olur Okuyucu Not: Eğer bu metni, zorlanmanın çok yoğun yaşandığı bir dönemde okuyorsan, bunu daha sakin bir zamana bırakman tamamen anlaşılır. Bu yazı aceleyle değil; beden biraz nefes alabildiğinde okunmak için yazıldı. Okurken bazı yerlerde durmak istersen, dur. Çünkü bu yazı hızlı okunmak için değil; bir süre yanında kalmak için yazıldı. Burnout’tan sonra çoğu insan aynı soruyu sorar: “Şimdi ne olacak?” Bu soru
22 Şub19 dakikada okunur


16-Burnout (2): Bedene Yazılan Bedel
Davranıştan Önce Beden Konuşur Duyulmayan çocuk kaybolur. Çünkü beden önce taşır; sonra gösterir. Bazı çocuklar bağırarak kaybolur. Bazıları sessizleşerek. Dışarıdan bakıldığında biri “zor”, diğeri “iyi” görünür. Ama ikisinde de gözden kaçabilecek bir şey vardır: Çocuğun taşıdığı yük. Davranış sonradan görünür. Beden daha önce konuşur. Bu yazı tam olarak buradan başlar. Bazı çocuklar taşar. Bazıları silikleşir. Ama her ikisi de yalnızca davranış taşımaz; bedensel ve ruhsal bi
22 Şub11 dakikada okunur


15-Burnout (1): Türkiye’de Neden Görülmüyor?
Bir çocuğun tükenişi nasıl “otizmin ağırlaşması” sanılıyor? Okura Küçük Bir Not Bu metin, “kim neyi yanlış yaptı?” sorusunu sormuyor. Çünkü çoğu zaman aile de öğretmen de uzman da elinden geleni yapıyor. Ama iyi niyet, taşınan yükü her zaman azaltmıyor. Bazen çocuk yıllarca dayanıyor. Uyum sağlıyor. Yapıyor. Susuyor. Seansa giriyor. Okula gidiyor. İsteneni yerine getiriyor. Ve biz bütün bunları: “İyi gidiyor.” diye okuyoruz. Sonra bir gün çocuk artık yapamıyor. Daha azına d
20 Şub11 dakikada okunur


14-Anne Güçlenmedi Alıştı
Güçlü mü? Yoksa başka seçeneği mi kalmadı? “Sen çok güçlü bir annesin.” Bunu ona yıllarca söylediler. İyi niyetle. Hayranlıkla. Bazen teselli etmek için. Çünkü gerçekten de yapıyordu. Uykusuz kalkıyordu. Randevuları kaçırmıyordu. Okulla konuşuyordu. Krizleri karşılıyordu. Araştırıyordu. Eve dönüyordu. Ertesi sabah yeniden başlıyordu. Devam edebildiği için güçlü sandılar. Belki de bazı anneler güçlenmedi. Alıştı. Okuyucuya Not Bu metin bir suçlama metni değil; bir yük haritası
15 Şub14 dakikada okunur


13-Anne Bedenine Yazılan Kayıtlar
Bir annenin bedeninde biriken görünmeyen tarih Okuyucuya Not Bu bir suçlama metni değil. Bir annenin yıllarca taşıdığı şeylerin, fark edilmeden bedenine nasıl yazılabildiğini anlatan bir yük haritası. Heyet günleri. Hastane koridorları. Bekleme salonları. Raporlar. Seanslar. Bakışlar. “Güçlü ol” diyenler. Ve çoğu zaman yardım etmeden gidenler. Bunların hiçbiri tek başına bir hayatı açıklamaz. Ama yıllarca üst üste geldiğinde, anne aynı anne olarak kalmayabilir. Çünkü insan ya
13 Şub19 dakikada okunur


12-Aileye Yazılan Kader
Ailenin Bedenine Yazılan Kayıtlar Bu yazı “neden böyle hissediyoruz?” sorusundan önce başka bir yere bakıyor: Bu kadar uzun süre taşımak, aileye ne yapıyor? Çünkü uzun süreli yük yalnızca düşüncelerde kalmaz. Uykuya, bedensel gerginliğe, dikkate ve ilişkinin iklimine de yansıyabilir. Türkiye’de ailenin taşıdığı görünmeyen yükler Okuyucuya Not Bu yazı kimseyi suçlamak için değil. Uzun süre taşınan bir yükün ailede nereye dokunduğunu görünür kılmak için yazıldı. Anlatılanların
12 Şub13 dakikada okunur


11-Otizm Nasıl "Ağırlaştı" Sanılır?
Çocuk değişti. Peki gerçekten ağırlaşan neydi? Bir önceki yazıda şunu konuştuk: Davranışlar durduk yere ortaya çıkmaz. Meltdown da, shutdown da, masking de çocuğun kim olduğu değildir. Bunlar farklı süreçlerdir. Ama çocuğun taşıdığı yük ve içinde bulunduğu koşullar görülmeden yalnızca “davranış” diye okunduklarında, bize çocuktan çok bizim onu nasıl gördüğümüzü anlatırlar. Çünkü bazen gördüğümüz şey çocuğun “ne olduğu” değil; içinde kaldığı koşullarda nasıl ayakta kalmaya çal
5 Şub13 dakikada okunur


10-Bedene Yazılan Kayıtlar (2): Beden Neden Unutmaz?
Travma yalnızca geçmişte olan değildir; geçmiş bittikten sonra bedende kalandır. Bir önceki yazıda bedenin yük altında üç farklı yola gidebildiğini gördük: taşmak, içe çekilmek, görünmezleşmek. Meltdown, shutdown ve masking'i yalnızca “davranış” olarak değil, zorlanan bir sistemin farklı cevapları olarak okuduk. Ama bir soru açıkta kaldı: Alarm geçse bile beden onu taşımaya devam ederse ne olur? Tehlike geçmiş olabilir. Ama beden henüz geçtiğini öğrenmemiş olabilir. Bu yazı t
4 Şub23 dakikada okunur


9-Bedene Yazılan Kayıtlar (1): Bedende Kalan İzler
Yaşananlar bedende nasıl kalır? Bir önceki yazıda şunu gördük: Yanlış okunan davranışlar tekrarlandıkça çocuklara bir kader yazar. Bu yazı, o kaderin bedende neye dönüştüğünü görünür kılmak için yazıldı. Çünkü bazı çocuklar bağırarak kaybolur. Bazıları “iyi” görünerek kaybolur. Ve çoğu zaman en ağır bedel, “iyi gidiyor” bakıp geçtiğimiz sessiz bedenlere yazılır. Çünkü her zorlanma ses çıkarmaz. Bazı çocuklar bağırır. Bazılarıysa sessizleşir. Ama bazen en tehlikeli şey gürültü
3 Şub28 dakikada okunur


8-Yanlışlarla Çocuğa Yazılan Kader
Davranış değil, beden konuşurken: Kader Merdiveni Önceki yazılarda davranışın görünen yüzünden bedenin yaşadığı yere indik. Taşmanın da silikleşmenin de karakter olmadığını; bir çocuğu anlamak için yalnızca ne yaptığına değil, hangi iklimde bunu yapmak zorunda kaldığına bakmamız gerektiğini konuştuk. Ama şimdi daha zor bir yere geliyoruz. Çünkü bir çocuğu yanlış okumak yalnızca o günü bozmaz. Aynı yanlış okuma tekrarlandığında, çocuğun önündeki yolları da değiştirmeye başla
31 Oca24 dakikada okunur


7- Neden Bazısı Bağırır, Bazısı Susar ?
Bağıranı fark ediyoruz. Ya diğerini? Etik Not Bu metinde kullanılan tüm ifadeler (taşma, silikleşme, donma, kaçma vb.) bir kişilik tanımı değil; yalnızca belirli bir anda, belirli bir iklim altında sinir sisteminin başvurduğu geçici hayatta kalma stratejilerini tarif eder. Bu yazı, o yanlış okumayı durdurmak için yazıldı. Çocuğu etiketlemek için değil; Gerçeği görmek için. Bu yazıda kullandığım “silikleşme” sözcüğü bir tanı ya da standart nörofizyolojik kategori değildir. Ç
30 Oca22 dakikada okunur
bottom of page