16-Peki Ya Siz?
- 18 Tem
- 7 dakikada okunur
Bu kadar yükü ne zamandır tek başınıza taşıyorsunuz?
Özel Seri— Eşik
Yazı 16
Bazı yazılar çocuklar içindir.
Bazıları davranışlar içindir.
Bu yazı ise biraz da sizi görmek için yazıldı.
Çünkü bazen evde en çok yorulan kişi,
en az görülen kişi olur.
Bir çocuğun sinir sistemini
her gün yeniden toplamaya çalışan yetişkin...
Çoğu zaman kendi sinir sistemini
ne zamandır taşıyamadığını fark edemez.
Uzun süre başkasını
ayakta tutmaya çalışan insanlar,
bir süre sonra kendi yorgunluklarını
normal sanmaya başlayabilir.
insan, taşıdığı yüke alışabilir.
Ama bu yükün hafiflediği anlamına gelmez.
İnsan bazen yorulduğunu fark etmez.
Çünkü yorulmaya vakti olmamıştır.
Bir süre sonra dinlenmeyi değil,
yalnız bir sonraki krize hazırlanmayı öğrenebilir.
Ve bazen en tehlikeli yorgunluk da budur.
Çünkü insan bir süre sonra yorulduğunu değil, yaşamın zaten böyle olduğunu düşünmeye başlayabilir.
Tek Ebeveynlik Her Zaman Aynı Evde Tek Başına Yaşamak Değildir
Tek ebeveynlik denildiğinde
çoğu kişinin aklına
boşanmış aileler gelir.
Oysa bazen aynı evin içinde de
bir kişi bütün yükü tek başına taşır.
Çocuğun uykusunu...
Beslenmesini...
Okulunu...
Randevularını...
Krizlerini...
İlaçlarını...
Kaygısını...
Geleceğini...
Ve en sonunda kendi yorgunluğunu...
Kimse görmeden taşır.
Bazen evde iki yetişkin vardır.
Ama sinir sistemini taşıyan yalnızca biridir.
İşte yalnızlık bazen bu şekilde
aynı evin içinde de yaşanabilir.
Bu yalnızlık yalnız fiziksel değildir.
Kararları tek başına vermektir.
Yanlış yapma korkusunu tek başına taşımaktır.
Sürekli güçlü görünmeye çalışmaktır.
Her krizden sonra yeniden ayağa kalkmaktır.
En önemlisi de...
Bütün bunları kimse fark etmeden yapmaktır.
Görülmeyen yük, çoğu zaman
en ağır yüktür.
Çünkü insanı ayakta tutan
yalnız güç değil;
görüldüğünü hissedebilmektir.
İnsan bazen yük taşıdığı için tükenmez. O yükü kimsenin görmediğini hissettiği için tükenmeye başlar.
Sürekli Regüle Eden Kişi de Bir Gün Regülasyonunu Kaybedebilir
Her krizde sakin kalan...
Her bağırışta sesini alçaltan...
Her gece yeniden başlayan...
Her sabah yeniden toparlayan...
Bir insan düşünün.
İnsan sinir sistemi, uzun süre
bu kadar yüksek yük taşımakta zorlanabilir..
Çünkü sinir sistemi
yalnız çocuğun yükünü taşımaz.
Yanındaki yetişkinin yükünü de taşır.
Bir yetişkin yıllarca
yalnızca regüle eden kişi olduğunda,
bir gün kendi sinir sistemi de
alarm vermeye başlayabilir.
Bazen sabrı azalır.
Bazen sesi yükselir.
Bazen hiçbir şey yapmak istemez.
Bazen yalnız kalmak ister.
Bazen ağlamak ister.
Ve çoğu zaman bunun ardından suçluluk gelir.
Bazen ise önce suçluluk gelmez.
Önce tükenmişlik gelir.
Suçluluk, tükenmiş sinir sisteminin
kendine yönelttiği sessiz bir eleştiridir.
Çünkü tükenmiş insanlar önce dinlenmeyi değil,
kendilerini suçlamayı öğrenmiş olabilirler.
Oysa en çok şefkate ihtiyaç duydukları an,
çoğu zaman kendilerine
en acımasız davrandıkları andır.
En Ağır Yüklerden Biri Suçluluktur
"Biraz daha sabretmeliydim."
"Bugün daha sert konuştum."
"İyi bir anne olamadım."
"İyi bir baba olamadım."
"Acaba ben mi yanlış yaptım?"
Bu cümleleri birçok ebeveyn
sessizce kendi içinde tekrar eder.
Oysa bazen sorun sevginin azlığı değildir.
Sorun,
tek bir sinir sisteminin,
çok uzun zamandır
taşıyabileceğinden fazla
yük taşıyor olmasıdır.
Suçluluk bazen vicdanın sesi değildir.
Tükenmiş bir sinir sisteminin sesidir.
Bazen insan kendini suçladığı için yorulmaz.
Yorulduğu için kendini suçlamaya başlar.
Destek İstemek Neden Bu Kadar Zor?
Bazı ebeveynler yardım istemez.
İstedikleri için değil...
İsteyemedikleri için.
Çünkü zamanla içlerinde sessiz bazı cümleler oluşur.
"Kimseyi yormayayım."
"Zaten herkesin kendi derdi var."
"Ben halletmeliyim."
"Anne dediğin dayanır."
"Baba dediğin güçlü olur."
"Bunu da ben taşıyayım."
Bir süre sonra yardım istememek,
karakter gibi görünmeye başlar.
Oysa çoğu zaman bu,
çok uzun süredir
tek başına yük taşıyan bir sinir sisteminin
öğrendiği bir hayatta kalma biçimidir.
İnsan bazen yardım istemediği için yalnız kalmaz.
Çok uzun süre yalnız kaldığı için
yardım istemeyi unutabilir.
Bazıları ise yardım istemeyi unutmaz;
defalarca yardım isteyip
karşılık bulamadığı için
artık istememeyi öğrenir.
İnsan tek başına yaşamak için yaratılmadı.
Ama bazen uzun süre
bunu yapmak zorunda kalabilir.
Başlangıçta destek arar.
Sonra bekler.
Sonra yorulur.
Sonra vazgeçer.
Bir süre sonra ise artık
yardım istemek aklına bile gelmez.
Çünkü sinir sistemi,
yalnızlığı normal kabul etmeye başlamıştır.
İşte en sessiz tükenmişliklerden biri budur.
Yardım Bazen Borç Gibi Hissedilebilir
Bazı insanlar destek aldıklarında rahatlamaz.
Tam tersine huzursuz olurlar.
Çünkü yardım almak,
onlara yük olmak gibi gelir.
Sanki alınan her destek,
ileride geri ödenmesi gereken görünmez bir borçtur.
Bu yüzden yardım istemezler.
Her şeyi kendileri yapmaya çalışırlar.
Oysa insan ilişkileri muhasebe değildir.
Gerçek destek,
borçlandırmaz.
Birlikte taşımayı mümkün kılar.
Sağlıklı destek insanı küçültmez.
Ayağa kalkmasını kolaylaştırır.
İnsan bazen yükü tek başına taşıyabildiği için güçlü görünür.
Oysa gerçek güç, gerektiğinde yükü paylaşabilmektir.
Bazı insanlar destek aldıklarında rahatlamaz
Bu çok az konuşulur.
Yıllarca tek başına yük taşıyan insanlar,
bir süre sonra
yardım teklif edildiğinde bile duraksayabilir.
Çünkü kontrolü bırakmak zor gelir.
"Ya istediğim gibi olmazsa?"
"Ya yanlış yaparlarsa?"
"En iyisi ben yapayım."
Bir süre sonra yalnızlık tercih gibi görünmeye başlayabilir.
Oysa çoğu zaman uzun süredir tekrar eden
bir zorunluluğun sonucudur.
Sessizce Hayattan da Çekilmeye Başlayabilir
Bazı insanlar yalnız yorulmaz.
Yavaş yavaş hayattan da uzaklaşmaya başlar.
Eskisi kadar kimseyi aramaz.
Misafir çağırmaz.
Kendine yeni bir şey almaz.
Bir kahve içmeye gitmez.
Bir arkadaşını merak edip yazmaz.
İnsan bazen yaşamayı bırakmaz.
Ama yalnız günü bitirmeye çalışmaya başlar.
İşte tükenmişlik bazen böyle görünür.
İnsan yalnız bedenen değil;
hayata katılma isteğinden de
sessizce uzaklaşmaya başlayabilir.
Ve en acısı şudur:
Çoğu zaman bunu ilk fark eden kişi, yine kendisi olmaz.
Çünkü tükenmişlik bazen bir çöküş gibi değil,
yavaş yavaş hayattan eksilmek gibi yaşanır.
Sürekli Güçlü Olmaya Çalışmak da Bir Alarm Hâlidir
Bazı ebeveynler yıllarca ağlamaz.
Yıllarca yardım istemez.
Yıllarca "iyiyim" der.
Çünkü çökerlerse,
evin de çökeceğini düşünürler.
Ama sinir sistemi böyle çalışmaz.
Hiç dinlenmeden çalışan hiçbir sistem,
aynı performansı sürdüremez.
Güçlü olmak, hiç yorulmamak değildir.
Yorulduğunu fark edip
gerektiğinde durabilmektir.
Çünkü hiçbir sinir sistemi,
hiç durmadan alarmda kalarak
uzun süre sağlıklı çalışamaz.
Çocuğunuz Sizi de Okur
Çocuk yalnız söylediklerinizi dinlemez.
Sinir sisteminizi de okur.
Siz nefesinizi tuttuğunuzda...
O da tutabilir.
Siz sürekli alarmdaysanız...
O da dünyayı tehlikeli öğrenebilir.
Siz yeniden sakinleşebildiğinizde ise,
çocuk yalnız bunu görmez.
Bunu sinir sistemiyle hisseder.
Bu yüzden bazen çocuğa yapılan en büyük yardım,
önce yetişkinin biraz nefes alabilmesidir.
Çünkü çocuklar çoğu zaman söylediklerimizi değil; yaşadığımız hâli öğrenir.
Destek İstemek Güçsüzlük Değildir
Bazı insanlar yardım istemeyi
başarısızlık gibi hisseder.
Oysa insan sinir sistemi hiçbir zaman
tek başına yaşamak için gelişmedi.
İnsan, başka insanların sinir sistemleriyle birlikte
regüle olabilen sosyal bir canlıdır.
Bu yüzden destek istemek yalnız
psikolojik bir ihtiyaç değildir.
Sinir sisteminin de doğal ihtiyaçlarından biridir.
Bazen bir eş...
Bazen bir arkadaş...
Bazen bir kardeş...
Bazen bir komşu...
Bazen bir büyükanne...
Bazen bir büyükbaba...
Bazen yalnızca sizi yargılamadan dinleyen biri...
Bazen yükü çözmez.
Ama yükü birlikte taşınabilir hâle getirir.
Bazen çözüm, yükün azalması değildir.
Aynı yükü artık tek başına taşımamaktır.
Bazı yükler küçülmez.
Ama omuz sayısı arttığında hafifler.
İnsan bazen yükü taşıdığı için değil; artık tek başına taşımadığı için rahatlar.
Her Evde Büyük Bir Destek Ağı Olmayabilir
Bunu da söylemek gerekir.
Her çocuğun etrafında
geniş bir aile olmayabilir.
Her ev güvenli olmayabilir.
Ve bazen insanın en çok desteğe ihtiyaç duyduğu yer,
en çok yalnız kaldığı yer olabilir.
Bazı insanlar yardım istemediği için yalnız değildir.
Yardım isteyebileceği kimse olmadığı için yalnızdır.
Her anne destek göremeyebilir.
Her baba yükünü paylaşabileceği birini bulamayabilir.
Bazı insanlar gerçekten
çok yalnız mücadele ediyor.
İşte tam da bu yüzden,
yardım istemek kadar,
yardım edebilen bir toplum kurmak da önemlidir.
Çünkü bazen bir insanın yeniden nefes alabilmesi,
yalnız olmadığını hissetmesiyle başlar.
Ve bazen ilk destek, bütün yükü çözmez.
Ama yükü artık tek başına taşımadığını hissettirir.
Bugün Kendiniz İçin de Birkaç Dakika Ayırın
Kendiniz için de şunları sorun:
• Bugün gerçekten hiç durabildim mi?
• Son ne zaman yalnızca nefes almak için oturdum?
• Gün içinde bana iyi gelen bir insanla konuştum mu?
• Yardım isteyebileceğim biri var mı?
• Bugün kendime gösterdiğim şefkati, çocuğuma gösterdiğim kadar gösterebildim mi?
• Sürekli çözmeye mi çalışıyorum, yoksa bazen yalnızca yanında kalabiliyor muyum?
Bazen sinir sistemi büyük tatillere değil,
gün içine serpiştirilmiş küçük güven molalarına ihtiyaç duyar.
Bugün kendinize göstereceğiniz küçük bir şefkat,
yarının sinir sistemine bırakılmış sessiz bir destektir.
Küçük görünen bu molalar,
bazen tükenmiş bir sinir sisteminin
yeniden nefes almaya başladığı ilk anlardır.
Yanlış Yorumlar
"Önce çocuk."
Oysa çocuğun sinir sistemi,
çoğu zaman önce sizi okur.
"Ben önemli değilim."
Oysa sizin sinir sisteminiz,
çocuğunuzun en önemli düzenleyicilerinden biridir.
"Yorulmaya hakkım yok."
Oysa yorulmak,
yük taşıyan her sinir sisteminin doğal sonucudur.
"Kimseye yük olmayayım."
Oysa bazen yük paylaşılmazsa,
hem çocuk hem yetişkin aynı anda ağırlaşır.
◉ Pusula
Kendi sinir sisteminizi ihmal ederek,
başka bir sinir sistemini sonsuza kadar
taşımanız mümkün değildir.
Çünkü regülasyon,
yalnız çocuğun değil,
evdeki bütün sinir sistemlerinin
birlikte kurduğu bir dengedir.
Bir evde en çok yorulan sinir sistemi görülmediğinde,
zamanla bütün ev yorulmaya başlar.
◉ Mini Gözlem Rehberi
Şunu kendinize sorun:
• Bugün en son ne zaman gerçekten dinlendim?
• Sürekli alarmda mı yaşıyorum?
• Bedenim bana ne anlatmaya çalışıyor?
• Çocuğumu regüle etmeye çalışırken kendimi tamamen unuttum mu?
• Yardım istememi engelleyen şey ne?
• Bugün bana iyi gelen tek bir şey yaptım mı?
• Kendime gösterdiğim şefkat, çocuğuma gösterdiğim şefkat kadar var mı?
Bu Yazının Belki En Önemli Cümlesi
Çocuğunuzun ihtiyaçlarını düşünmeniz çok kıymetlidir.
Ama onu her gün yeniden regüle etmeye çalışan
sinir sisteminin de bakıma ihtiyacı vardır.
Çünkü tükenen yalnız çocuklar değildir.
Bazen onları ayakta tutmaya çalışan
yetişkinler de sessizce tükenir.
Ve bazen çocuklar, ebeveynlerinin ne kadar yorulduğunu
onların sözlerinden önce sinir sistemlerinden hisseder.
Bazı insanlar güçlü oldukları için yalnız kalmaz.
Uzun süre yalnız kaldıkları için güçlü görünmek zorunda kalırlar.
Ve bazen kimse şunu sormaz:
"Bu kadar yükü sen ne zamandır tek başına taşıyorsun?"
Bazen iyileşme, bu sorunun
ilk kez gerçekten sorulmasıyla başlar.
Çünkü görülmek, bazen
çözüm bulunmasından bile önce gelir.
İnsan kendini ilk kez gerçekten görülmüş hissettiğinde,
yıllardır tek başına taşıdığı yükün aslında
ne kadar ağır olduğunu o gün fark edebilir.
Belki de çocuklarımızın bizden beklediği şey,
hiç yorulmamız değildir.
Yorulduğumuzda bunu fark edebilmemizdir.
Gerektiğinde yardım isteyebilmemizdir.
Sonra yeniden ayağa kalkabileceğimizi
yaşayarak gösterebilmemizdir.
Çünkü kendine şefkat gösterebilen bir ebeveyn,
yalnız kendini korumuş olmaz.
Çocuğunun yanında uzun yıllar kalabilecek
bir sinir sistemini de korumuş olur.
⬛ DEV MÜHÜR
Bir çocuk için en büyük şans,
hiç yorulmayan bir anne ya da hiç yıkılmayan bir baba değildir.
Yorulduğunu fark edebilen...
Gerektiğinde yardım isteyebilen...
Yeniden toparlanabilen...
Ve çocuğuna şunu yaşayarak gösterebilen bir yetişkindir:
"İnsan bazen zorlanır.
Ama zorlandığında yalnız kalmak zorunda değildir."
Çünkü bir çocuğun öğrenebileceği
en güçlü regülasyon dersi,
hiç düşmemeyi görmek değil;
düştükten sonra
yeniden ayağa kalkmanın mümkün olduğunu
yaşayarak öğrenmektir.
Çünkü bazen bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şey,
kusursuz bir ebeveyn değil;
yeniden ayağa kalkabilen bir ebeveyndir.



Yorumlar