top of page

23-Kabızlık Davranışı Nasıl Değiştirir?

  • 3 gün önce
  • 10 dakikada okunur

Bazen Davranış Problemi Değil, Bağırsak Yüküdür


Seri 2 — Davranışın Arkasındaki Sistem

Modül 5 — Sağlık, Ağrı ve Bedensel Yük

Yazı 23


Bazen çocuk birden daha zor görünmeye başlar.

Daha huzursuz olur.

Daha çabuk öfkelenir.

Daha az oturur.

Daha fazla hareket eder.

Daha az tolere eder.

Daha çabuk dağılır.


Bazen de tam tersi olur:

sessizleşir,

oyundan çekilir,

daha az konuşur,

daha az bakar.


Çoğu zaman ilk yorum şudur:

Davranışı bozuldu.


Ama bazen daha doğru soru şudur:

Bedende bir yük mü oluştu?


Çünkü bazı değişimler önce

davranışta görünür.


Ama asıl hikâye daha önce

bedende başlamış olabilir.

 

Bazı çocuklarda davranış değişiminin sebebi

her zaman psikolojik, ilişkisel ya da

yalnızca eğitsel değildir.


Bazen daha temel bir şey devreye girer:

bağırsak yükü.

 

Ve özellikle kabızlık, çocuklarda yalnız bir tuvalet sorunu gibi kalmaz.

 

Bazı çocuklarda bu durum:

• sinir sistemi regülasyonunu

• stres toleransını

• dikkat kapasitesini

• sosyal açıklığı

• oyun enerjisini

• uyku kalitesini

• duygusal dengeyi

belirgin biçimde etkileyebilir.


Bu yüzden bu yazının temel cümlesi şu olabilir:


Kabızlık bazen yalnız sindirim sorunu gibi görünmez; regülasyon sorunu gibi görünür.

 

Çünkü bazen bağırsaktaki yük çocuğun bütün gününü değiştirebilir.

Kabızlık çocukta neden huzursuzluk, öfke, kaçınma ya da dikkat değişimi yaratabilir?

Bu yazının ana sorusu şudur:

Kabızlık çocukta neden huzursuzluk, öfke, kaçınma ya da dikkat değişimi yaratabilir?


Daha açık sorarsak:

Bağırsakta biriken yük sinir sistemini etkileyebilir mi?


Bazı çocuklarda cevap evet olabilir.

Çünkü bağırsak yalnız sindirim organı değildir.

Aynı zamanda beden içi sinyallerin yoğun biçimde hissedildiği,

stres sistemiyle ve sinir sistemiyle yakın çalışan bir alandır.


Bu yüzden bağırsak rahat değilse yalnız karın değil,

çocuğun bütün regülasyon sistemi etkilenebilir.


Yani bazı günler davranış değişmiyordur. Bedensel rahatlık değişiyordur.

Bedensel mekanizma

Kabızlıkta bedende ne olur?


Normalde bağırsak ritmik kasılmalarla içeriği ilerletir.

Buna peristaltizm denir.


Ama kabızlık oluştuğunda:

• bağırsak hareketi yavaşlayabilir

• içerik sertleşebilir

• bağırsak duvarı gerilebilir

• basınç artabilir

• gaz birikebilir

• visseral rahatsızlık oluşabilir


Bu ne yaratır?

Sürekli ya da tekrarlayan düşük seviyeli bir bedensel stres.


Ve bazı çocuklarda asıl değişen şey burada başlar:

davranış değil, bedensel taşıma kapasitesi.


Çocuk bunu şöyle yaşamaz:

“Bağırsak motilitem azaldı.”


Daha çok şöyle yaşar:

• huzursuzluk

• yerinde duramama

• irritasyon

• temas kaçınma

• oyundan çekilme

• açıklanamayan öfke

• oturamama

• kıvranma

• bedenini rahatlatacak pozisyon arama


Çünkü bağırsak gerilimi ve iç basınç,

otonom sinir sistemini etkileyebilir.


Bu da bazı çocuklarda şunlara yol açabilir:

• stres aktivasyonu artabilir

• tolerans penceresi daralabilir

• regülasyon kapasitesi düşebilir

• dikkat daha kolay dağılabilir

• küçük talepler daha büyük yük gibi yaşanabilir


Yani kabızlık yalnız fiziksel bir durum değildir.

Bazı çocuklarda aynı zamanda sinir sistemi yüküdür.

Bu yüzden bazen sorun tuvalette değil gibi görünür.

Ama kök hâlâ bedendedir.


Tolerans penceresi bağlantısı

Her sinir sisteminin rahat çalışabildiği bir tolerans penceresi vardır.


Bu pencere içinde çocuk:

• oyuna girebilir

• ilişki kurabilir

• dikkatini sürdürebilir

• bedenini taşıyabilir

• geçişleri daha kolay tolere edebilir


Ama bedensel ağrı, kabızlık, gaz basıncı ya da

bağırsak yükü arttığında bu pencere daralabilir.


Pencere daraldığında bazı çocuklarda taşma görülür:

• öfke

• hareket artışı

• itiraz

• kaçınma

• bağırma

• vurma

• daha çabuk sinirlenme


Bazılarında ise kapanma görülür:

• sessizlik

• oyundan çekilme

• dikkat düşüşü

• enerji kaybı

• daha az konuşma

• daha az ilişki

• köşeye çekilme


Bu yüzden bazı günler aynı çocuk

aynı durumda daha zorlanıyor gibi görünüyorsa

bu her zaman davranış değişimi değildir.


Bazen sinir sistemi daha dar bir çalışma aralığındadır.


Ve bazen sebep:

bağırsak yüküdür.


Yani bazı günlerde tabloyu değiştiren şey çevre değil,

bedenin içeriden taşıdığı yüktür.


İnterosepsiyon neden kritik?

Kelly Mahler’in interosepsiyon çalışmaları burada çok açıklayıcıdır.

İnterosepsiyon, beden içinden gelen sinyalleri fark etme sistemidir.


Örneğin:

• açlık

• tuvalet ihtiyacı

• karın basıncı

• gaz

• ağrı

• mide rahatsızlığı


Bazı çocuklarda bu sinyaller:

• geç fark edilir

• zayıf hissedilir

• çok güçlü hissedilir

• ama anlamlandırılamaz


Bu yüzden bazı çocuklar tuvalet ihtiyacını erken fark etmez.

Ama sorun her zaman “hiç hissetmemek” değildir.

Sorun çoğu zaman şudur:

erken sinyal yakalanamaz.


Bu yüzden birçok kriz aslında: geç fark edilen beden sinyalidir.

Ve bu yüzden bazı çocuklar

anlatamadıkları bedensel yükü davranışla gösterir.


Antonio Damasio’nun çerçevesiyle söylersek:

Beden önce hisseder, beyin sonra anlam verir.


Ama anlamlandırma zayıfsa süreç bazen şöyle olur:

beden sinyali → huzursuzluk → irritasyon → davranış


Çocuk bize

“karnım dolu”,

“gazım var”,

“tuvaletim geliyor”,

“baskı hissediyorum” diyemez.


Onun yerine davranış değişir.

Ve çoğu zaman çocuk yalnız değişmiş gibi görünür.

Oysa aslında bedeni zorlanıyordur.


Otizmde beden sinyali neden daha zor okunabilir?

Bazı çocuklarda özellikle şu nedenlerle bu süreç zorlaşabilir:


1. İnteroseptif farkındalık farklılığı

Sinyal gelir ama yeterince açık okunmaz. Sorun hissetmemek değil; beden verisini anlamlı bilgiye çevirememek olabilir.


2. Parçalı beden deneyimi

Bazı çocuklar bütünsel bir “rahatsızım” hissi yerine dağınık ve parçalı bedensel sinyaller yaşayabilir. Bu da erken fark etmeyi zorlaştırabilir.


3. Proprioseptif geri bildirim farkı

Bazı çocuklar bedensel sınırlarını daha iyi hissetmek için baskı, sıkışma, kıvrılma ya da hareket arayabilir. Bu bazen davranış değil, sinir sistemi organizasyonu arayışıdır.


4. Alarm sistemi eşiği

Stephen Porges’in çerçevesiyle düşünürsek, bazı sinir sistemleri küçük bedensel rahatsızlıkları daha büyük tehdit gibi yaşayabilir.


5. Duyusal entegrasyon zorluğu

Tuvalet ihtiyacı, karın basıncı, gaz ve ağrı birleşik bir mesaj haline gelmeyebilir.Bu yüzden sinyal geç fark edilir, davranış erken değişir.


6. Yük altında ince sinyallerin kaçması

Robert Sapolsky’nin stres biyolojisi çalışmaları, yük altındaki beynin ince sinyalleri okumakta zorlanabildiğini düşündürür.Sistem hayatta kalmaya odaklandıkça, erken beden sinyalleri daha kolay kaçabilir.


7. Dil ile beden köprüsünün zayıf olması

Barry Prizant ve Daniel Siegel hattının vurguladığı gibi; çocuk hissedebilir ama bunu kelimeye dökemeyebilir. Bu yüzden “Ne oldu?” sorusuna cevap gelmez, ama davranış değişir.


Bilimsel arka plan

Bruce Perry’nin nörogelişimsel modeline göre

davranış çoğu zaman alttaki fizyolojik durumun çıktısıdır.


Stephen Porges’in polyvagal teorisi,

bedensel güven hissi olmadan sosyal açıklığın ve esnekliğin artamayacağını gösterir.


Emeran Mayer ile Cryan–Dinan hattı,

bağırsak-beyin ekseninin çift yönlü çalıştığını ortaya koyar.


Mona Delahooke davranışın çoğu zaman otonom sinir sistemi durumunun

dışa vurumu olduğunu vurgular.


Stuart Shanker ise davranışı stres yükü üzerinden okumayı önerir.


Bu çerçeveler birleşince ortaya şu çıkar:

Kabızlık yalnız bağırsak sorunu değildir.


Bazı çocuklarda aynı zamanda regülasyon yüküdür.

Günlük hayatta nasıl görünür?

Aileler bazen şunları fark edebilir:


Bazen aile yalnız şunu hisseder:

“Bir şey değişti ama nedenini tam çözemiyoruz.”


• Tuvalet öncesi huzursuzluk

• dışkı sonrası rahatlama

• karın sertliği

• kıvranma

• oturamama

• dizleri çekme

• zemine uzanma

• açıklanamayan irritasyon

• oyunun kısalması

• temas kaçınma

• akşam zorlaşma

• dikkat düşüşü

• iştah değişimi

• sofrada daha az oturma

• geçişlerde sertleşme

• yeme sonrası huzursuzluk

• küçük taleplere daha sert tepki

• daha çok hareket etme ya da tam tersi sessizleşme


Bazen çocuk daha agresif görünür.

Ama kökteki sebep bazen bağırsak basıncıdır.


Bazen daha sessiz görünür.

Ama bu her zaman sakinleşme değildir.

Bazen sessiz zorlanmadır.


Öğretmen ya da terapist de şu örüntüleri fark edebilir:

• etkinlikte kısa kalma

• yerde oturma ya da uzanma isteği

• sandalyede sürekli kıpırdanma

• dikkatin dağılması

• daha az sözlü katılım

• geçişlerde beklenmedik sertlik

• karın bölgesini koruyan beden dili


En sık yanlış yorumlar

En sık yapılan hatalar şunlardır:

“İnat ediyor.”

→ Bazen oturmak gerçekten zor gelir.


“Dikkati yok.”

→ Bazen beden içi sinyaller çok gürültülüdür.


“Sürekli hareket ediyor.”

→ Bazen basıncı azaltmaya ya da bedenini organize etmeye çalışıyordur.


“Huysuz.”

→ Bazen rahatsızdır.


“Problemli.”

→ Bazen ağrılıdır.


“Bir anda bozuldu.”

→ Bazen son damla görünür olmuştur; altta biriken yük daha önceden başlamıştır.


Bu yüzden şu soru çok değerlidir:

Yeni davranış = önce sağlık?

Bazen bu tek soru,

çocuğa bakış biçimini tamamen değiştirebilir.


Gelişimsel pediatride bu,

çoğu zaman gözden kaçırılmaması gereken

temel bir hattır.


Toparlanma süresi neden önemli?

Bazı çocuklar bağırsak yükü olduğunda yalnız o an zorlanmaz.

Bu zorlanma saatler sürebilir.

Bazen gün içine yayılabilir.


Bu yüzden şu soruya bakmak çok değerlidir:

Çocuk rahatladıktan sonra ne kadar sürede eski haline dönüyor?


Uzayan toparlanma süreleri, sinir sistemi yükünü gösterir.

Bu çok kaçan ama çok değerli bir göstergedir.


Bazen sorun yalnız ağrı anı değildir.

Ağrının ardından gelen

dağınıklık,

sessizleşme,

öfke ya da

oyundan çekilme süresidir.


Çocuğun kendi regülasyon stratejileri

Bazı davranışlar çözüm olabilir.


Örneğin:

• hareket etme

• pozisyon değiştirme

• baskı arama

• yalnız kalma

• kıvrılma

• karnını bastırma

• zemine uzanma

• dizleri çekme


Bunlar bazen problem değil;

bedeni rahatlatma girişimidir.


Ross Greene’in yaklaşımı bunu çok güzel özetler:

Çocuklar yapabiliyorsa iyi davranır.

Yapamıyorsa çoğu zaman kapasite düşmüştür.


Bu yüzden bazen en yararlı soru şudur:

Bu davranış çocuğun bedenini biraz daha

dengede tutmaya çalışıyor olabilir mi?


Çünkü bazen çocuk sorun çıkarmıyordur.

Yalnızca bedenini taşımaya çalışıyordur.


Erken uyarı işaretleri

Kabızlıkta görülebilecek erken işaretler şunlar olabilir:

• karın sertliği

• gaz

• huzursuzluk artışı

• oturma reddi

• yeme sonrası irritasyon

• uyku bozulması

• hareket artışı

• açıklanamayan davranış değişimi

• tuvalet tutma davranışı

• karın bastırma

• dizleri çekme

• ani sessizleşme

• temas toleransında düşüş

• oyunun kısalması

• akşam zorlaşma


Erken sinyal çoğu zaman:

beden.

Geç sinyal ise çoğu zaman:

davranış.


Yani biz çoğu zaman bedeni geç, davranışı erken fark ederiz.

Mini gözlem rehberi

Şunlara bakılabilir:

Davranış değişimi ile tuvalet düzeni ilişkili mi?

Dışkılama sonrası davranış değişiyor mu?

Yemek sonrası huzursuzluk var mı?

Çocuk karın bölgesine baskı uyguluyor mu?

Daha az oturabildiği günlerde bağırsak düzeni farklı mı?

Ani davranış değişiminden önce beden sinyalleri var mı?

Sessizleşme, oyundan çekilme ya da

temas kaçınma karın rahatsızlığı ile birlikte artıyor mu?

Toparlanma ne kadar sürüyor?


Amaç teşhis koymak değil;

beden verisini kaçırmamaktır.


Çözüm dili nasıl kurulmalı?

Burada önemli ayrım şudur:

Bu yazı farkındalık içindir.

Tedavi protokolü değildir.


Çünkü destek hattı;

• duyusal çalışmalar

• bağırsak düzeni

• beslenme

• uyku

• ritim

• bazı biyolojik destekler

• gerekli olduğunda tıbbi değerlendirme

gibi alanları içerebilir.


Ama her çocukta nedenler ve eşlik eden etkenler farklı olabilir.

Bu yüzden yaklaşım bireysel olmalıdır.


Bu yazının belki en önemli cümlesi

Kabızlık bazı çocuklarda yalnız tuvalet sorunu gibi görünmez;

huzursuzluk, öfke, dikkat dağılması, oyundan çekilme ve temas toleransında düşme gibi davranışsal değişimlerle kendini gösterebilir.


Bu yazı neyi hatırlatıyor?

Davranış = sonuç

Sinir sistemi = süreç

Beden = veri


Erken fark etmenin önemi

Yeni başlayan ya da artan davranış değişikliklerinde,

özellikle sofra,

akşam saatleri,

oturma toleransı,

oyun kapasitesi ve

temas değiştiyse

bağırsak yükü ihtimali

akılda tutulmalıdır.


Pusula

Bu yazı bize şunu gösterdi:

Davranış sandığımız bazı tablolar bağırsak yükü olabilir.


Ana mesaj

Kabızlık bazı çocuklarda yalnız tuvalet sorunu gibi görünmez; huzursuzluk, öfke, dikkat dağılması, oyundan çekilme ve temas toleransında düşme gibi davranışsal değişimlerle kendini gösterebilir.


Okur için çıkarım

Yeni başlayan ya da artan davranış değişikliklerinde, özellikle sofra, akşam saatleri, oturma toleransı, oyun kapasitesi ve temas değiştiyse bağırsak yükü ihtimali akılda tutulmalıdır.


Günlük hayatta fark edilebilecek işaretler

Tuvalet öncesi huzursuzluk, dışkı sonrası rahatlama, karın sertliği, gaz, oturamama, dizleri çekme, kıvranma, yeme sonrası irritasyon, ani sessizleşme, akşam zorlaşma ve oyunun kısalması.


Mühür

Kabızlık bazen yalnız sindirim sorunu gibi görünmez;

regülasyon sorunu gibi görünür.


Modül kapanışı

Bazen çocuk zor olduğu için zor görünmez.

Bazen beden yük taşıdığı için zor görünür.


Ve bazen çözüm davranışı düzeltmek değildir.

Bedeni rahatlatmaktır.


Çocuk bize her zaman

“Karnım dolu”

“Canım yanıyor”

“Rahatsızım”

diyemez.


Ama çoğu zaman bedeni bunu çoktan söylemeye başlamıştır.


Bazen bunu öfke ile söyler.

Bazen hareketle.

Bazen sofradan kalkarak.

Bazen sessizlikle.


Bu yüzden bazen en doğru başlangıç noktası şudur:


Davranışı değil, önce bedeni dinlemek.

Çünkü davranış çoğu zaman

bedenin geç gelen mesajıdır.


Bir Sonraki Yazıya Geçiş

Bir sonraki yazıda şu soruya geçeceğiz:

Reflü çocukta nasıl görünür?


Çünkü bazı çocuklarda sorun yalnız kabızlık değil;

mide–bağırsak hattındaki başka rahatsızlıkların

davranışa yansıması olabilir.








Faydalanılan Kaynaklar & Okuma Notları

Bu yazının kuramsal zemininde nörogelişimsel düzenleme, polyvagal güvenlik–tehdit dinamikleri, bedensel stres, duyusal işlemleme, interosepsiyon, bağırsak-beyin ekseni ve farklı bilgi işleme biçimleri üzerine çalışan farklı hatlar yer alır.

Bu metin bir akademik derleme değildir.

Ama davranışı; sinir sistemi, beden, sağlık ve gelişim bütünlüğü içinde okumaya çalışan disiplinler arası bir çerçeve sunar.

Bu kaynaklar kabızlığı yalnız tuvalet düzeni başlığı altında değil; regülasyon, dikkat, tolerans, sosyal açıklık ve bedensel yük başlıklarıyla birlikte düşünmeye yardımcı olur.

1. Sinir sistemi – regülasyon – bedensel yük

Bruce Perry — nörogelişimsel model — yük arttığında davranışın alttaki fizyolojik durumun çıktısı olarak değişebileceğini açıklayan çerçeve — bu yazının ana omurgasıyla doğrudan ilişkilidir.

Stephen Porges — polyvagal teori — bedensel güven hissi olmadan sosyal açıklığın ve esnekliğin artamayacağını gösteren yaklaşım — bağırsak yükünün sinir sistemi üzerindeki etkisini anlamada bu yazıyla ilişkilidir.

Allan Schore — regülasyon nörobiyolojisi — bedensel taşıma kapasitesi ve stres altında düzenleme süreçlerini anlamada bu yazıya katkı sunar.

Daniel Siegel — interpersonal nörobiyoloji — tolerans penceresi ve bedensel-regülasyon ilişkisini görünür kılan yaklaşım — bu yazıdaki eşik daralması hattıyla ilişkilidir.

Bessel van der Kolk — bedensel stres çalışmaları — beden yükünün davranışa ve erişilebilirliğe nasıl yansıyabildiğini düşünmede bu yazıya zemin sağlar.

2. Duyusal işlemleme – davranışın nörofizyolojik temeli – interosepsiyon

A. Jean Ayres — duyusal işlemleme — dış ve iç verinin taşınma maliyetini anlamada temel çerçeve sunar — bu yazıdaki “beden içi sinyal gürültüsü” düşüncesiyle ilişkilidir.

Lucy Jane Miller — duyusal regülasyon maliyeti — filtreleme farklılıklarının dikkat ve davranış üzerindeki etkilerini açıklayan çalışmalar — bu yazıdaki işlem maliyeti hattını destekler.

Mona Delahooke — davranışın nörofizyolojik temeli — davranışı alttaki otonomik durumun dışa vurumu olarak okuyan yaklaşım — bu yazının temel bakışıyla doğrudan örtüşür.

Stuart Shanker — stres yükü ve Self-Reg — davranışın çoğu zaman stres yükünü azaltma çabası olduğunu vurgulayan yaklaşım — bu yazıdaki regülasyon çabası çizgisiyle ilişkilidir.

Kelly Mahler — interosepsiyon — beden içi sinyallerin geç fark edilmesi ve bunun davranışa tercüme olması açısından bu yazıyla ilişkilidir.

Antonio Damasio — beden-duygu bağlantısı — beden önce hisseder, beyin sonra anlam verir çerçevesiyle bu yazının interosepsiyon mantığını destekler.

3. Bağırsak-beyin ekseni – biyolojik temel

Emeran Mayer — bağırsak-beyin ekseni — bağırsak ile beynin çift yönlü iletişimini açıklayan hat — bu yazının biyolojik temelini destekler.

John Cryan — bağırsak-beyin ekseni — sindirim sistemi değişikliklerinin sinir sistemi işleyişi ve duygusal denge üzerindeki etkilerini anlamada güçlü teorik zemin sunar.

Ted Dinan — bağırsak-beyin ekseni — bağırsak yükünün yalnız sindirimde kalmayıp regülasyona ve davranışa uzanan etkilerini düşünmede bu yazıyla ilişkilidir.

North American Society for Pediatric Gastroenterology, Hepatology and Nutrition (NASPGHAN) — pediatrik kabızlık ve bağırsak fonksiyonları üzerine klinik rehberler — çocuklarda kabızlığın yalnız sindirim sistemi bulgularıyla sınırlı kalmayıp yaşam kalitesi ve davranış üzerinde etkileri olabileceğini gösteren klinik çerçeve açısından bu yazıyla ilişkilidir.

4. Çocuk sağlığı – stres biyolojisi – gelişimsel bağlam

Brazelton — çocuk sağlığı ve gelişimsel pediatri — gündelik ritim, bedensel tolerans ve gelişimsel işlevsellik açısından bu yazıya bağlam sağlar.

Nadine Burke Harris — çocuk sağlığı ve kronik biyolojik yük — bedensel yükün çocuğun işlevselliğine ve davranışına etkisini görünür kılar.

Robert Sapolsky — stres biyolojisi — yük altında sinir sistemi eşiklerinin neden değişebildiğini anlamada bu yazıya önemli destek sunar.

5. Otizm nörogelişimi – algısal işlemleme – iletişim

Catherine Lord — otizm nörogelişimi — farklı nörogelişimsel profillerin gündelik işlevselliğe yansımasını anlamada genel çerçeve sunar.

Ami Klin — otizm nörogelişimi — sosyal ve bedensel çevreyi işleme farklılıklarının davranışa yansımasını düşünmede destekleyici zemindir.

Simon Baron-Cohen — bilişsel farklılıklar — bilgi işleme profili farklılıklarını anlamada katkı sunar.

Uta Frith — bilişsel profil — farklı işlemleme biçimlerinin davranış ve dikkat üzerindeki etkilerini düşünmede önemli çerçeve sağlar.

Francesca Happé — algısal işlemleme — ayrıntı odaklı işleme ve bilgi bütünleme farklılıklarıyla bu yazıdaki yük mantığını destekler.

Laurent Mottron — algısal işlemleme — yüksek işlem maliyeti ve farklı algısal önceliklerin davranışa yansımasını anlamaya yardımcı olur.

Barry Prizant — iletişim ve davranış — çocuğun sözle söyleyemediğini davranışla gösterebilmesi açısından bu yazının iletişim hattını destekler.

6. Kurumsal çerçeve

Harvard Center on the Developing Child — gelişimsel sağlık perspektifi — beden, stres ve gelişim ilişkisinin bütüncül okunmasına destek verir.

AAP — çocuk sağlığı — bedensel şikâyetlerin davranış ve işlevselliğe etkisini düşünmede temel klinik bağlam sunar.

NIMH — gelişimsel sağlık perspektifi — sinir sistemi ve davranış ilişkisini geniş çerçevede düşünmeye katkı sağlar.

NCTSN — stres ve regülasyon — bedensel yük ile davranış arasındaki ilişkinin görünür tutulmasına yardımcı olur.

WHO — gelişimsel sağlık perspektifi — çocuğun işlevselliğini yalnız belirtiyle değil bütüncül sağlık çerçevesiyle ele almaya destek verir.

Bu yazının bilimsel omurgasını oluşturan temel fikir

Bu yazının dayandığı ortak bilimsel hat şudur:

Kabızlık bazı çocuklarda yalnız sindirim sistemi içinde kalan bir sorun değildir.

Bağırsakta biriken yük, beden içi sinyalleri büyütebilir; tolerans penceresini daraltabilir; işlem maliyetini artırabilir; dikkat, oyun, temas toleransı ve davranışın ritmini değiştirebilir.

Bu nedenle bazı davranış değişiklikleri:

karakter değişimi ya da isteksizlikten çok, bağırsak yükünün sinir sistemi üzerinde yarattığı bedensel ve otonomik etkinin dışa vurumu olabilir.

Yani bazen sorun davranış değildir.

Bazen beden yük taşımaktadır.


Bu yazının temel pusulası şudur:

Davranış = sonuç

Sinir sistemi = süreç

Beden = veri

 

Yorumlar


Bu Alan Şu An Ne İçin Var?
 

Buradaki yazılar bir danışmanlık çağrısı değildir.
Şu an bu alan, düşünmek, durmak ve dili netleştirmek için var.

İleride bu bakış açısıyla daha yakından çalışılabilecek yollar açıldığında,
bunu burada açıkça paylaşacağım.
 

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page