123-Davranışın Görünmeyen Hikâyesi
- 2 gün önce
- 7 dakikada okunur
Görünen davranışın altındaki biyolojik hikâye
Seri 2 — Davranışın Arkasındaki Sistem
Modül 12— Görünenin Ardına Geç
Yazı 123
Bu modül boyunca birçok şeyden bahsettik.
Uyku.
Enerji.
Mitokondriler.
Demir.
Ferritin.
Bağırsak.
Histamin.
İnflamasyon.
Toparlanma kapasitesi.
Otonom sinir sistemi.
Biyolojik dayanıklılık.
Ve bütün bunları anlatırken
bazen şu soru soruldu:
"Bunların davranışla ne ilgisi var?"
Belki siz de zaman zaman
aynı soruyu sordunuz.
Çünkü ilk bakışta bunların hiçbiri
davranışla ilgili görünmez.
Oysa bazen davranış,
gördüğümüz ilk şeydir;
başlangıç noktası değildir.
Aslında bu modül boyunca
cevaplamaya çalıştığımız soru buydu.
Çünkü çoğu zaman davranışı görürüz.
Ama davranışın altında çalışan sistemi görmeyiz.
Ve bazen bütün hikâye tam da orada saklıdır.
Görünen davranışta değil,
görünmeyen yükte.
Ana Soru
Bu yazının temel sorusu şu:
Bir çocuğu gerçekten anlamak için nereye bakmak gerekir?
Daha derindeki soru ise şudur:
Gördüğümüz şey gerçekten davranış mıdır?
Yoksa davranışın altında çalışan daha büyük bir hikâye mi vardır?
Bu Yazının Ana Cümlesi
Davranış çoğu zaman hikâyenin tamamı değildir.
Yalnız görünen kısmıdır.
Kavramsal Açıklama
İnsanlar çoğu zaman davranışı
başlangıç noktası sanır.
Oysa davranış çoğu zaman son halkadır.
Davranışın altında,
sinir sistemi ve onu şekillendiren biyolojik zemin vardır.
Biyolojik zeminin altında ise
sürekli çalışan görünmez sistemler vardır.
Bu yüzden bazen gördüğümüz şey sonuçtur.
Sebep değildir.
Bu Modül Boyunca Ne Gördük?
Bazı çocuklar aynı hayatı daha pahalı yaşar.
Bazı çocuklar aynı yükü taşımak için
daha fazla enerji harcar.
Bazıları daha uzun süre alarm halinde kalabilir.
Bazılarının toparlanması daha uzun sürebilir.
Bu onların eksik olduğu anlamına gelmez.
Bu onların sinir sisteminin aynı yükü
farklı şekilde taşıdığı anlamına gelir.
Ve belki de bütün modül boyunca
dönüp dolaşıp aynı yere geldik:
Sorun çoğu zaman hayatın kendisi değildir.
O hayatı taşıyan sistemin maliyetidir.
Neden Bu Kadar Çok Başlık Konuştuk?
Çünkü tek bir açıklama yeterli değildir.
Ne yalnız bağırsak.
Ne yalnız inflamasyon.
Ne yalnız uyku.
Ne yalnız demir.
Ne yalnız vitaminler.
Ne yalnız psikoloji.
İnsan bunların çok daha büyük bir birleşimidir.
Bu yüzden amaç hiçbir zaman
tek bir neden bulmak olmadı.
Amaç resmi biraz daha bütün görebilmekti.
Çünkü bazen tek bir parçaya bakmak,
hikâyenin geri kalanını kaçırmamıza neden olabilir.
Ve bazen eksik kalan parça, hikâyenin anlamını tamamen değiştirebilir.
Günlük Hayatta Görünüm
Bazen çocuk daha çabuk yorulur.
Bazen daha çabuk taşar.
Bazen daha zor toparlar.
Bazen daha hassas görünür.
Ve çoğu zaman şu yorum yapılır:
"İnat ediyor."
"İstemiyor."
"Çaba göstermiyor."
Ama bazen gerçek hikâye çok daha farklıdır.
Çünkü bazen sorun isteksizlik değildir.
Sistemin taşıyabileceğinden daha fazla
yük altında kalmış olmasıdır.
Yanlış Yorumlar
Ve çoğu zaman şu yorumlar yapılır:
"Biraz daha uğraşsa yapar."
"İstese başarır."
"Sorun davranış."
Ama bazen görünen davranışın altında,
uykusuzluk,
inflamasyon,
enerji maliyeti,
duyusal yük,
ve uzun süredir taşınan görünmez yükler olabilir.
Ve bazen yanlış yorum, çocuğun yükünü azaltmaz. Daha da artırır.
◉ Pusula
Davranış önemlidir.
Ama onu anlamanın yolu,
yalnız davranışa bakmaktan geçmez.
Erken Uyarı İşaretleri
Toparlanma süresinin uzamaya başlaması
Stres ve yük toleransının belirgin şekilde azalması
Daha önce tolere edilen durumlarda zorlanma görülmesi
Günler arasında kapasitede belirgin dalgalanmalar yaşanması
Aynı yük altında daha hızlı tükenme
Daha fazla kaçınma ve geri çekilme eğilimi
Küçük zorlanmalara karşı daha büyük tepkiler oluşması
Dikkat Edilmesi Gereken Paternler
Bu durumlar özellikle:
• kötü uyku sonrasında
• hastalık dönemlerinde
• yoğun duyusal yük altında
• uzun süren stres sonrasında
• toparlanmanın geciktiği dönemlerde
daha görünür hale gelebilir.
Amaç davranışı etiketlemek değil,
davranışın altında çalışan sistemi fark etmektir.
Mini Gözlem Rehberi
Şunlara bakılabilir:
• Çocuk daha mı çabuk yoruluyor?
• Toparlanması uzadı mı?
• Aynı yük artık daha mı zor geliyor?
• Uyku veya hastalık sonrası belirgin değişim oluyor mu?
• Aynı patern tekrar ediyor mu?
• Son günlerde çocuğun yükünü artırmış olabilecek yeni bir şey oldu mu?
Bu Yazının Belki En Önemli Cümlesi
Bir çocuğu anlamanın yolu,
yalnız ne yaptığına bakmaktan değil,
onu neyin taşıdığına bakmaktan geçer.
Bu modül boyunca davranışın altındaki
görünmeyen katmanları birlikte anlamaya çalıştık.
Uykuya baktık.
Enerjiye baktık.
Bağırsağa baktık.
İnflamasyona baktık.
Strese baktık.
Sinir sistemine baktık.
Ve gördük ki;
davranış çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz.
Bazen uzun süredir sessizce değişen biyolojik dengenin,
dışarıdan ilk fark edilen işareti olur.
Bu yüzden bazen bir çocuğu anlamanın yolu,
yalnız davranışına bakmak değildir.
Davranışın anlattığı görünmeyen hikâyeyi de okuyabilmektir.
Erken Fark Etmenin Önemi
Sistemin zorlandığını erken fark etmek,
yalnız davranışı değil,
çocuğun taşıdığı yükü de anlamaya yardımcı olabilir.
Çünkü bazı sorunlar büyümeden fark edildiğinde, desteklemek daha kolay olabilir.
◉ Seri Pusulası
Davranışa baktık.
Sinir sistemine baktık.
Biyolojik zemine baktık.
Ve artık biliyoruz ki:
Gördüğümüz şey çoğu zaman
hikâyenin tamamı değildir.
Ana Mesaj
Bazı çocuklar aynı hayatı daha pahalı yaşar.
Bu yüzden bazen ihtiyaç duydukları şey
daha fazla baskı değil,
daha doğru anlaşılmaktır.
Okur İçin Çıkarım
Bir çocuk zorlandığında bazen şu soruyu sormak gerekir:
Sorun gerçekten davranış mı?
Yoksa davranışı taşıyan sistem mi zorlanıyor?
Günlük Hayatta Fark Edilebilecek İşaretler
Okul, terapi veya sosyal etkinliklerden sonra daha hızlı tükenmesi
Yoğun geçen günlerin etkisini ertesi güne taşıması
Hastalık sonrasında eski düzenine dönmesinin uzaması
İyi uyuduğu günlerde belirgin şekilde daha iyi görünmesi
Bazı günler rahat yaptığı şeyleri başka günlerde yapmakta zorlanması
Gün sonunda daha hassas, daha kırılgan veya daha çabuk taşan bir görünüm sergilemesi
Dinlenme fırsatı bulduğunda belirgin rahatlama göstermesi
⬛ Mühür
Davranış çoğu zaman son cümledir.
Asıl hikâye,
ondan çok önce yazılmaya başlar.
Ve belki de bütün bu modül boyunca
anlatmaya çalıştığımız şey buydu:
Davranış önemlidir.
Ama onu anlamak için,
yalnız görünen sonuca değil,
onu ortaya çıkaran sisteme de bakmak gerekir.
Kapanış
Bu modül boyunca davranışın altındaki
görünmeyen katmanlara birlikte baktık.
Uykuya baktık.
Enerjiye baktık.
Bağırsağa baktık.
İnflamasyona baktık.
Strese baktık.
Sinir sistemine baktık.
Ve sonunda aynı yere geldik.
Bir çocuğu anlamak istiyorsak,
yalnız ne yaptığına değil,
onu neyin taşıdığına da bakmalıyız.
Çünkü bazen değişmesi gereken çocuk değildir.
Daha iyi anlaşılması gereken,
onu taşıyan biyolojik zemindir.
Ve belki de bütün bu modülün özeti yalnızca şudur:
Davranışı değiştirmeden önce,
davranışın hangi hikâyeyi anlattığını anlamaya çalış.
◆ Kalp Cümlesi
Bazı çocuklar zor oldukları için yorulmaz.
Yoruldukları için zor görünürler.
Ve bazen anlaşılmayı bekleyen şey davranış değildir.
Davranışın altında sessizce taşınan hikâyedir.
Bir Sonraki Yazıya Geçiş
Bu modül boyunca davranışın altında çalışan
biyolojik ve sinir sistemi katmanlarını birlikte anlamaya çalıştık.
Peki artık önemli bir soru var:
Bütün bunları öğrendikten sonra yeni bir hata yapabilir miyiz?
Evet.
Davranışı bu kez de yalnız biyolojiyle açıklamaya başlamak.
Bir sonraki yazıda bu önemli dengeyi konuşacağız.
Çünkü biyoloji çok önemlidir.
Ama hiçbir zaman çocuğun tamamı değildir.
Faydalanılan Kaynaklar & Okuma Notları
Aşağıda yer alan isimler; davranışın altında çalışan biyolojik süreçler, sinir sistemi regülasyonu, nörogelişim, duyusal işlemleme, stres fizyolojisi, dayanıklılık, toparlanma kapasitesi ve çocuk gelişimi alanlarında bu yazının kuramsal omurgasını oluşturan temel çalışmaları temsil etmektedir.
Bu yazı bir akademik derleme değildir.
Farklı disiplinlerde üretilmiş bilgilerin; davranışı yalnız görünen sonuç olarak değil, davranışın altında çalışan biyolojik, nörolojik ve çevresel süreçlerle birlikte değerlendirebilme amacıyla bir araya getirilmesidir.
1. Sinir Sistemi ve Regülasyon
Bruce D. Perry Çocuk psikiyatristi ve nörobilimci
• Deneyimlerin sinir sistemi gelişimini nasıl şekillendirdiğini açıklayan nörogelişimsel model.
• Davranışın çoğu zaman altta çalışan sinir sistemi durumunun dışa vurumu olabileceğini gösteren klinik yaklaşım.
• Bu yazının "davranışın altında sistem vardır" fikrini destekler.
Stephen W. Porges Sinirbilimci, Polyvagal Theory
• Güvenlik algısı, nörosepsiyon ve otonom sinir sistemi regülasyonu üzerine çalışmalarıyla tanınır.
• Davranışın yalnız bilinçli tercihlerden değil, sinir sisteminin güvenlik değerlendirmelerinden de etkilenebileceğini gösterir.
• Bu yazının davranışı sistem perspektifiyle okuma yaklaşımını destekler.
Allan N. Schore
• Erken yaşam deneyimlerinin regülasyon kapasitesi üzerindeki etkilerini açıklayan çalışmalarıyla bilinir.
• Duygusal düzenleme ile biyolojik düzenleme arasındaki ilişkiyi ortaya koyar.
Daniel J. Siegel
• Interpersonal Neurobiology yaklaşımının kurucularındandır.
• Davranış, ilişki ve sinir sistemi arasındaki çift yönlü etkileşimi açıklayan çalışmalarıyla tanınır.
2. Davranışın Altındaki Sistemler
Mona Delahooke Klinik Psikolog Beyond Behaviors yaklaşımıyla davranışın altında çalışan nörofizyolojik süreçlere odaklanır.
• Bu yazının temel sorusu olan "Davranış mı, sistem mi?" bakış açısını destekleyen önemli isimlerden biridir.
Ross W. Greene Children Do Well If They Can yaklaşımının geliştiricisidir.
• Zorlayıcı davranışların çoğu zaman kapasite ve beceri sınırlarıyla ilişkili olabileceğini vurgular.
Barry M. Prizant Uniquely Human yaklaşımıyla davranışın altında çoğu zaman ihtiyaç, stres ve regülasyon arayışı bulunduğunu savunur.
• Bu yazının davranışı sonuç olarak görme yaklaşımıyla ilişkilidir.
Stuart Shanker Self-Reg modeli ile davranışı stres yükü ve biyolojik maliyet üzerinden açıklayan önemli isimlerden biridir.
3. Duyusal İşlemleme ve Bedensel Yük
A. Jean Ayres Sensory Integration Theory'nin kurucusudur.
• Duyusal işlemleme farklılıklarının davranış ve günlük işlevsellik üzerindeki etkilerini açıklayan temel isimlerden biridir.
Lucy Jane Miller
• Duyusal işlemleme farklılıkları ve davranış ilişkisini açıklayan çalışmalarıyla tanınır.
Kelly Mahler
• İnterosepsiyon ve beden farkındalığı üzerine çalışmalarıyla bilinir.
• Çocukların davranışlarını etkileyen iç bedensel sinyallerin anlaşılmasına katkı sağlar.
4.Stres Fizyolojisi ve Dayanıklılık
Robert Sapolsky
• Stresin sinir sistemi, enerji kullanımı ve davranış üzerindeki etkilerini açıklayan önemli nörobiyologlardan biridir.
Bruce McEwen
• Allostatik yük kavramının geliştiricilerindendir.
• Uzun süre taşınan biyolojik yüklerin sistem üzerindeki maliyetlerini açıklayan temel isimlerden biridir.
Antonio Damasio
• Beden, duygu ve karar verme süreçleri arasındaki ilişkiyi açıklayan nörobilimsel çalışmalarıyla tanınır.
• Davranışın yalnız bilişsel değil, bedensel süreçlerle de ilişkili olduğunu gösterir.
5.Çocuk Gelişimi ve Nörogelişim
T. Berry Brazelton
• Çocuk gelişimi ve davranışlarının biyolojik temelleri üzerine öncü çalışmalarıyla tanınır.
Catherine Lord
• Otizm ve nörogelişimsel değerlendirme alanındaki temel isimlerden biridir.
Ami Klin
• Sosyal beyin gelişimi ve nörogelişimsel farklılıklar üzerine çalışmalarıyla bilinir.
Simon Baron-Cohen
• Nörogelişimsel farklılıklar ve bilişsel profiller üzerine araştırmalarıyla tanınır.
Uta Frith
• Otizm araştırmalarının öncü isimlerinden biridir.
Nick Walker
• Nöroçeşitlilik ve otizmde tükenmişlik kavramlarının gelişimine önemli katkılar sunmuştur.
6.Kurumsal Kaynaklar
American Academy of Pediatrics (AAP)
• Çocuk sağlığı ve gelişimi alanında temel klinik çerçevelerden biridir.
National Institute of Mental Health (NIMH)
• Nörogelişimsel bozukluklar ve ruh sağlığı araştırmaları için önemli kurumsal kaynaklardan biridir.
Harvard Center on the Developing Child
• Erken deneyimlerin beyin gelişimi ve stres sistemleri üzerindeki etkilerini açıklayan önemli bir araştırma merkezidir.
National Child Traumatic Stress Network (NCTSN)
• Çocuklarda stres, regülasyon ve davranış ilişkisini anlamaya yönelik önemli kaynaklar sunar.
Polyvagal Institute
• Polyvagal teori ve sinir sistemi regülasyonu üzerine güncel kurumsal çerçeve sağlar.
World Health Organization (WHO)
• Çocuk gelişimi, işlevsellik ve sağlık üzerine küresel perspektif sunar.
Bu Yazının Bilimsel Omurgasını Oluşturan Temel Fikir
Davranış çoğu zaman tek başına ortaya çıkan bir olay değildir.
Sinir sistemi, biyolojik durum, enerji kapasitesi, duyusal yük, stres düzeyi, toparlanma gücü ve çevresel koşullar birlikte davranışın zeminini oluşturur.
Bu nedenle görünen davranışı anlamaya çalışırken yalnız sonuca değil, sonucu ortaya çıkaran sisteme de bakmak gerekir.
Davranış çoğu zaman başlangıç değil, hikâyenin görünen son halkasıdır.
Bu Yazının Temel Pusulası
Bir çocuğu anlamanın yolu yalnız ne yaptığına bakmaktan değil, onu neyin taşıdığına bakmaktan geçer.
Çünkü davranış bazen sorun değildir.
Bazen yalnızca altında çalışan sistemin bize gönderdiği bir işarettir.



Yorumlar