96-Her His Kelimeye Dönüşmez
- 25 May
- 5 dakikada okunur
Beden konuşuyor olabilir. Henüz dile çevrilemiyordur.
Seri 2 — Davranışın Arkasındaki Sistem
Modül 12— Görünenin Ardına Geç
Yazı 96
Bazı çocuklar ne yaşadığını söylemez.
Ama bu her zaman
hissetmediği anlamına gelmez.
Bazıları ağrıyı anlatamaz.
Bazıları yorgunluğu fark etmez.
Bazıları yalnız hareketlenir.
Bazıları yalnız susar.
Bazıları yalnız vurur.
Bazıları yalnız uzaklaşır.
Ve çoğu zaman dışarıdan şu görülür:
“Bir şeyi yok.”
Ama bazen gerçek şudur:
Beden konuşuyordur. Henüz dile çevrilemiyordur.
Ve bazen en zor taraf şudur:
Çocuk ne yaşadığını bilmiyor değildir.
Henüz adını koyamıyordur.
Çünkü her his; kelimeye dönüştürülemez
Ana Soru
Çocuk ne yaşadığını neden söyleyemez?
Neden bazı çocuklar:
ağrıdığında öfkelenir,
yorulduğunda hareketlenir,
kaygılandığında kapanır,
rahatsız olduğunda yalnız davranış değiştirir?
Neden bazen:
“İyi misin?”
sorusu cevap üretmez?
Ve belki en önemli soru:
Bir çocuk ne yaşadığını bilmiyor mu?
Yoksa henüz çeviremiyor mu?
Bu Yazının Ana Cümlesi
Bazı çocuklarda sorun duygu eksikliği değildir.
Beden sinyalinin kelimeye dönüşme sürecidir.
Kavramsal Açıklama
Beden çoğu zaman kelimeden önce çalışır.
Önce:
gerilim gelir.
Sonra:
bedensel his oluşur.
Sonra:
anlam oluşur.
Sonra:
kelime gelir.
Ama bazı çocuklarda bu geçiş
her zaman kolay olmayabilir.
Çünkü bedeni fark etmek,
bedeni anlamak,
bedeni anlatmak
aynı şey değildir.
Bu yüzden bazı çocuklar:
aç olduğu halde söylemeyebilir.
yorulduğu halde fark etmeyebilir.
rahatsız olduğu halde anlatamayabilir.
Ve bazen sistem yalnız davranış üretir.
Her His Kelime Olmaz
Bazı hisler yalnız hissedilir.
Ama isim alamaz.
Çünkü her bedensel sinyal:
duygu olarak yaşanmaz.
Bazen:
gerginlik,
iç sıkışması,
hareket ihtiyacı,
uzaklaşma,
kapanma,
yalnız bir durum hissi olarak yaşanabilir.
Ve bazen çocuk şunu söyleyemez:
“Kendimi kötü hissediyorum.”
Ama beden söyleyebilir.
Ve bazen bu yüzden çocuk:
rahatsızlığını davranışla,
yorgunluğunu hareketle,
yükünü sessizlikle anlatıyor olabilir.
İnterosepsiyon ve Beden Farkındalığı
Beden yalnız dış dünyayı algılamaz.
İçeriyi de takip eder.
Açlık.
Susuzluk.
Yorgunluk.
Kalp ritmi.
Ağrı.
Enerji.
Gerilim.
Ve bazı çocuklarda bu sinyalleri okumak zor olabilir.
Bu her zaman ilgisizlik değildir.
Bazen erişim farklılığı olabilir.
Bu yüzden bazı çocuklarda:
önce davranış görünür.
Sonra beden fark edilir.
“İyi misin?” Neden Bazen Cevap Üretmez?
Çünkü bazen soru zordur.
Çünkü cevap içeride hazır değildir.
Ve bazen çocuk:
iyi değilim diyemez.
Ama:
yaklaşmaz.
oynamaz.
hareketlenir.
uzanır.
kaçar.
Ve bazen beden şunu söylüyordur:
Bir şey var.
Ama henüz adı yok.
Ve bazen bir çocuğun en büyük ihtiyacı;
cevap vermek değil,
birlikte anlamlandırabilmektir.
Bedeni Kelimeye Çevirmek Öğrenilebilir
Çünkü beden farkındalığı sabit değildir.
Desteklenebilir.
Şunlar yardımcı olabilir:
• hisleri isimlendirmek
• bedeni gözlemek
• ritim fark etmek
• zorlamadan seçenek sunmak
• “neden yaptın?” yerine
“bedenin ne söylüyor olabilir?”
diye düşünmek
Amaç:
davranışı susturmak değil; bedene tercüman olabilmektir.
Günlük Hayatta Görünümü
Evde:
• ağrı yerine öfke
• yorgunluk yerine hareket
• rahatsızlık yerine kaçınma
Okulda:
• yük altında kapanma
• davranış değişimi
• erişim dalgalanması
Bedende:
• daha çok uzanma
• daha az temas
• daha fazla hareket
• ani değişimler
Ve bazen en ağır taraf şudur:
Çocuk anlatamıyordur.
Ama hissediyordur.
Ve bazen asıl zor olan;
çocuğun ne yaşadığı değildir.
Kimsenin onun ne yaşadığını anlayamamasıdır.
Yanlış Yorumlar
En sık yorum:
“Bir şeyi olsa söylerdi.”
Ama bazen söyleyemez.
Başka bir yorum:
“Bilerek yapıyor.”
Ama bazen beden yalnız görünür hale gelmiştir.
Ve bazen en büyük hata: bedenin anlattığını karakter sanmaktır.
◉ Pusula
Her davranış duygu değildir.
Ama bazı davranışlar bedenin tercümesi olabilir.
Erken Uyarı İşaretleri
Şunlar dikkat çekici olabilir:
• ani davranış değişimi
• açıklanamayan öfke
• belirli saatlerde dalgalanma
• hareket artışı
• ağrı şüphesi
• enerji değişimi
• belirtiyi tarif edememe
Mini Gözlem Rehberi
Şunu sorun:
Çocuk ne yapıyor?
değil.
Beden ne anlatmaya çalışıyor olabilir?
Sonra şunlara bakın:
• uyku
• enerji
• temas
• açlık
• ağrı
• ritim
• toparlanma
Sonra kendinize şunu sorun:
Bu davranış anlatamadığı bir şey olabilir mi?
Bu Yazının Belki En Önemli Cümlesi
Bazı çocuklar yaşadığı şeyi saklamaz.
Henüz dile çeviremez.
Bu Yazı Neyi Hatırlatıyor?
Davranış bazen yalnız sonuçtur.
Beden çoğu zaman daha önce konuşur.
◉ Seri Pusulası
Bir davranışı anlamanın ilk adımı;
onu durdurmak değil,
hangi bedenden çıktığını merak etmektir.
Ana Mesaj
Çocuk bazen anlatmıyor değildir.
Henüz çeviremiyor olabilir.
Okur İçin Çıkarım
Bir davranış gördüğünüzde
bazen şu soruyu deneyin:
“Bu davranışın altında anlatılamayan bir his olabilir mi?”
⬛ DEV MÜHÜR
Bazen çocuk konuşamıyordur değil;
beden henüz tercüme edilemiyordur.
Kapanış
Çünkü bazı çocuklar yaşadığı şeyi saklamaz.
Yalnız kelimeye dönüştüremez.
Ve bazen gerçek değişim;
çocuğun daha çok konuşmasıyla değil,
bedeniyle daha güvenli tanışabilmesiyle başlar.
Çünkü bazen mesele;
daha çok kelime değil,
bedeni daha az yalnız taşımaktır.
Faydalanılan Kaynaklar & Okuma Notları
Bu yazının kuramsal omurgası; interosepsiyon, beden farkındalığı, duygu farkındalığı, sinir sistemi regülasyonu, nörogelişim, iç bedensel sinyallerin algılanması, beden–duygu–dil ilişkisi ve davranışın altında yer alabilecek görünmeyen süreçler üzerine çalışan disiplinler arası alanlardan beslenmektedir.
Bu metin bir akademik derleme değildir.
Amaç; davranışı yalnız sonuç olarak değil; beden–sinir sistemi–algı–anlam–kelime bütünlüğü içinde okuyabilmektir.
Özellikle:
• bedensel sinyallerin fark edilmesi
• her hissin kelimeye dönüşmeyebileceği
• interosepsiyon ve beden farkındalığı
• davranış altında saklanabilen iç yükler
• birlikte anlamlandırmanın düzenleyici etkisi
• beden ile dil arasındaki köprünün desteklenebilir olması
bu yazının temel omurgasını oluşturmaktadır.
1. Beden – duygu – kelime ilişkisi
Antonio Damasio
• Bedensel sinyaller ile anlam üretimi arasındaki ilişki üzerine çalışmalarıyla bilinir.
• Bu yazının “önce his, sonra anlam, sonra kelime” hattıyla ilişkilidir.
Daniel J. Siegel
• İç deneyimin ilişki içinde fark edilmesi ve düzenlenmesi üzerine önemli katkılar sunmuştur.
• Bu yazının “birlikte anlamlandırmak” bölümünü desteklemektedir.
2. İnterosepsiyon – beden farkındalığı
Kelly Mahler
• İnterosepsiyon, iç bedensel sinyallerin fark edilmesi ve günlük yaşama aktarılması üzerine çalışmalarıyla bilinir.
• Bu yazının beden sinyalinin fark edilmesi ve isimlendirilmesi bölümüyle uyumludur.
A. Jean Ayres
• Duyusal işleme süreçleri ve beden deneyiminin davranış üzerindeki etkilerini açıklayan önemli isimlerden biridir.
• Bu yazının “önce davranış görünür, sonra beden fark edilir” yaklaşımını desteklemektedir.
3. Davranış – görünmeyen durum – sinir sistemi
Mona Delahooke
• Davranışı yalnız sonuç değil; sinir sistemi durumu olarak okumayı önerir.
• Bu yazının “bir şeyi olsa söylerdi” yanlış yorumuna karşılık gelen bölümleriyle uyumludur.
Barry M. Prizant
• Davranışın çoğu zaman iletişim ve düzenleme ihtiyacı taşıyabileceğini vurgular.
• Bu yazının “beden konuşuyor olabilir” hattını destekler.
4. Güven – regülasyon – iç deneyime erişim
Stephen W. Porges
• Güvenlik algısı ve sinir sistemi durumlarının erişim üzerindeki etkisini açıklayan yaklaşımıyla bilinir.
• Bu yazının “cevap içeride hazır değildir” bölümünü anlamada önemli bir çerçeve sunar.
Bruce D. Perry
• Çocuğun yalnız davranışı değil; gelişimsel durumu ve sinir sistemi erişimini birlikte değerlendirmeyi önerir.
• Bu yazının “bedeni kelimeye çevirmek öğrenilebilir” hattıyla ilişkilidir.
Bu Yazının Bilimsel Omurgasını Oluşturan Temel Fikir
Bazı çocuklarda sorun;
bir şey hissetmemek değildir.
Bazen mesele;
bedenin söylediğini fark etmek,
anlamlandırmak
ve dile çevirebilmektir.
Bu Yazının Temel Pusulası
Bazı çocuklar anlatmıyor değildir.
Ve bazen asıl farkı yaratan şey;
çocuğun daha çok konuşması değil,
bedeniyle daha güvenli tanışabilmesidir.



Yorumlar