

9-BEDENE YAZILAN KAYITLAR: BEDENDE KALAN İZLER
Bu yazı suç aramaz; yaşananların bedende nasıl kaldığını anlatır. Bir önceki yazıda şunu gördük: Yanlış okunan davranışlar tekrarlandıkça çocuklara bir kader yazar. Bu yazı, o kaderin bedende neye dönüştüğünü görünür kılmak için var. Çünkü bazı çocuklar bağırarak kaybolu r. Bazıları susarak. Ve çoğu z aman en ağır bedel, “iyi gidiyor” sanısıyla okunan sessiz bedenlere yazılır. Sessizlik her zaman iyilik hâli değildir. Bazen yalnızca tükenmenin en sessiz biçimidir. En baştan n
7 saat önce21 dakikada okunur


8-YANLIŞLARLA ÇOCUĞA YAZILAN KADER
Davranış değil, beden konuşurken: Kader Merdiveni Bundan önceki yazılarımızla şunu ortaya koyduk: Çocukların davranışları çoğu zaman bir “sorun” değil; sinir sisteminin bulunduğu iklime verdiği hayatta kalma yanıtıdır. Taşma da silikleşme de karakter değildir . Terbiye eksikliği değildir. Bilinçli bir tercih hiç değildir. Bunlar, güvene ulaşamamış bir bedenin dilidir. Bu yüzden otizmli yetişkinlerin yıllar sonra söyledikleri cümleler anlamlıdır: “Ben kötü değildim. Sadece s
3 gün önce20 dakikada okunur


7- ALARMIN SESİ
Sessizlik ödül değildir. Taşma yaşayan da silikleşen de “sorun” değil; alarmın dilidir. ETİK NOT Bu metinde kullanılan tüm ifadeler (taşma, silikleşme, donma, kaçma vb.) bir kişilik tanımı değil; yalnızca belirli bir anda, belirli bir iklim altında sinir sisteminin başvurduğu geçici hayatta kalma stratejilerini tarif eder. Bu yazı, o yanlış okumayı durdurmak için yazıldı. Çocuğu etiketlemek için değil; Gerçeği görmek için. Bir önceki yazıda şunu netleştirmiştik: Çocuk için
4 gün önce17 dakikada okunur


6-SİNİR SİSTEMİNİN OKUDUĞU DİL
Çocuk kelimeyi kaçırabilir; ama iklimi asla kaçırmaz. Bazı cümleler vardır; kâğıt üzerinde masumdur. Ama çocuğun bedeninde deprem gibi yankılanır. Çünkü sinir sistemi kelimeleri tek tek tartışmaz; tonu, mimiği, hızı, bakışı ve beklenip beklenmediğini okur. Ve bu yazının başında bir kez daha vurgulayalım: Niyet değil, maruziyet. Bir cümleyi “iyiliği için” söylemiş olabilirsin. Ama aynı cümle; aynı hızla, aynı tekrar dozuyla, aynı “düzeltme iklimiyle” geliyorsa… çocuğun beden
26 Oca16 dakikada okunur


5-ANLAMIYORLAR MI?
Üstünlük Konforu ve Alarmda Yaşayan Bir Sinir Sistemi “ANLAMIYOR” DEMEK BİR YORUM DEĞİL, BİR İLİŞKİ KARARIDIR Otizmli bireylere yönelik en yaygın, en sessiz ve en yıkıcı varsayım şudur: “Anlamıyorlar.” Bu cümle çoğu zaman masum bir tespit gibi söylenir. Oysa çoğu durumda şunun örtük karşılığıdır: “Benimle aynı biçimde düşünmüyorsa, benden daha azdır.” Bu noktada mesele iletişim değildir. Mesele üstünlük konforudur. Ve tam da burada, yazının kilidi şudur: “Anlamıy
26 Oca13 dakikada okunur


4-OTİZMDE PROBLEM DAVRANIŞ DEĞİL, AÇIK ALARM
Duyusal yük, hız ve “iyi niyetli şiddet” bedende neye dönüşür? “Bu yazı davranışı değil, davranışı doğuran açık alarmı anlatır.” Okuma Haritası Bu yazı biraz uzun; çünkü sahada olan şey de uzun bir zincir. Önce sinir sistemi penceresi Sonra tanıklıklar En sonda Türkiye’de neden böyle ve kırmızı bayraklar Otizmli Çocuklar Neden Daha Fazla Taşır? Buraya kadar olan yazılarda şunu bilimsel ve insani bir dille ortaya koyduk: İnsan beyni, yaşadığı deneyimlerle şekillenir.
26 Oca18 dakikada okunur


3-DAVRANIŞ SORUNU DEĞİL, HAYATTA KALMA TEPKİSİ
Savaşanlar ve silikleşenler — aynı tehdidin iki yüzü Önceki yazılarda şunu netleştirdik: Olumsuz davranış olarak görünen tepkiler, durup dururken ortaya çıkmaz. Çoğu zaman, görülmeyen bir içsel hâlin; denge kurmakta zorlanan bir sinir sisteminin dışa yansıyan ifadeleridir. Olumsuz bir davranışı “düzeltmeye” çalışırken, onu doğuran deneyimi görmezden gelmenin; ilişkiyi ikinci plana atıp yalnızca çıktıya odaklanmanın çocuk için nasıl bir tehdit iklimi yarattığını konuştuk
25 Oca8 dakikada okunur


2-ÇOCUKLAR ANLAMIYOR DEĞİL: İKLİMİ OKUYOR
Asıl sorun davranış değil; görünmez kalan tehdit. Nesnelleştirme, bir çocuğa yaşadığı duygusal ve ilişkisel bağlamdan bakmayıp; onu yalnızca davranışı, uyumu ya da çıktısıyla değerlendirme biçimidir. Bu yapıldığında çocuk anlaşılması gereken bir özne olmaktan çıkar; düzeltilmesi, kontrol edilmesi ya da “idare edilmesi” gereken bir nesneye dönüşür. İlişki kurulan değil, “yönetilen bir şeye.” Bu yaklaşım çoğu zaman açık şiddetle değil; hızlandırma, karşılaştırma, sürekli
25 Oca10 dakikada okunur


1-DAVRANIŞ BİR SEÇİM DEĞİL, BİR İZDİR
Sinir sistemi, deneyim ve insan davranışını yeniden düşünmek Bir insanın yaptığı herhangi bir davranış durup dururken ortaya çıkmaz; önce bir olay veya durum yaşanır, bir söz işitilir, ardından da kişi bunu kendi geçmişine, inançlarına ve o anki ruh hâline göre yorumlar. Bu yorum bir duygu doğurur, duygu bedende bir karşılık bulur ve en sonunda davranış ortaya çıkar. Bu yüzden davranış çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, o an yaşadığımız içsel durumla baş etme biçimidir.
25 Oca7 dakikada okunur

