

6 dakikada okunur


19 dakikada okunur


21 dakikada okunur


20 dakikada okunur


17 dakikada okunur


16 dakikada okunur


13 dakikada okunur


18 dakikada okunur


8 dakikada okunur


10 dakikada okunur


7 dakikada okunur
Bu yazıları okuyan birçok kişi şunu söylüyor:
“Keşke bunları yıllar önce bilseydim.”
Çünkü otizmle yaşayan ailelerin çoğu,
yolun bir yerinde yalnız, yorgun ve kafası karışık kalıyor.
Belki çocuğunuzda bir davranış gördünüz
ve durup düşünmeye başladınız.
“Neden bunu yapıyor?” diye…
Belki bir olumsuzlukla karşılaştınız
ve sebebini anlamaya çalışıyorsunuz.
Belki de içinizden şu soru geçiyor:
“Çocuğum için başka neler yapabilirim?”
Ya da…
Otizmin zorlukları arasında sıkışıp kaldınız.
Herkes bir şey söylüyor
ama hiçbiri tam olarak oturmuyor.
Ya da bir noktada,
“Bu çocuk çok zor” denmiştir.
Belki de yolun en başındasınız.
Ne yapacağınızı,
nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz.
Türkiye’de bu sorularla karşılaştığınızda,
çoğu zaman net ve tutarlı bir dilden çok;
parça parça, yorucu anlatılarla karşılaşırsınız.
“Biliyorsan böyle yaparsın.”
“Yapmıyorsan yeterince istemiyorsundur.”
Oysa mesele çoğu zaman
niyet değil, doğru bilgiye sağlıklı şekilde ulaşamamaktır.
Bazen bir davranış görür
ve sebebini anlamak için
çocuğa teması olan insanlara danışırız.
Ama cevaplar çoğu zaman farklıdır.
Bilgi çoktur.
Ama tam da burada bir risk başlar.
Genel anlatılar vardır;
fikir verir, geçer.
Teknik bilgiler vardır;
yöntem anlatır, çoğalır.
İsterseniz uygular, denersiniz.
Faydalı olabilir.
Tersi de mümkündür.
Ama…
Bir de kritik bilgiler vardır.
Bunlar ortalıkta pek konuşulmaz.
Oysa bu bilgiler,
doğrudan sonucu etkiler.
Bugününüzü de, yarınınızı da,
yıllar sonra varacağınız yeri de.
Çoğu zaman İngilizce literatürde,
kapalı klinik sistemlerinde
ya da yurtdışındaki eğitimlerde bulunur.
Ve ne yazık ki ülkemizde sahaya kolay kolay yansımaz.
Bu blog, tam olarak bu boşluk için var.
Davranıştan önce,
otizm tanılı bir çocuğun dünyasını;
çocuğun sinir sisteminde ve bedeninde ne olduğunu
anlamaya çalışan,
bilgiyi sakin ve anlaşılır hâle getiren
bir zihin rotası sunmak için.
Eğer bu sorular sizde de yankılanıyorsa,
yalnız değilsiniz.
Acele etmeden okuyabilir,
düşüncelerinizi yerli yerine koyabilir
ve yolunuza, daha sakin ve daha doğru bir yerden devam edebilirsiniz.
Bu Blog Neye Bakıyor?
Davranışları, sinir sistemi ve çocuğun iç dünyası üzerinden okumayı öğretir.
Müdahaleden önce, çocuğun yaşadığı süreci anlamayı merkeze alır.
Hatalardan korur, Yani çocuğa aslında ne lazım ne iyi gelir ne zarar verir net gösterir. Kısa vadeli değil, kalıcı ve ilişki temelli bir bakış sunar.
Otizmli çocuğuyla yaşayan ve
“Neden böyle davranıyor?” sorusuna
etiketler ya da ezber cümleler yerine
gerçekten dürüst bir yerden bakmak isteyen ebeveynler için.
Çok şey denemiş ama hâlâ içten içe
“Bir şeyler eksik” diyen;
davranışların ardında görülmeyen
bir yük, bir alarm, bir hikâye olduğunu hissedenler için.
“Davranış problemi” ifadesinin ötesine geçmek isteyen;
çocuğun sinir sisteminde ne olduğunu anlamayı
ve onu bir özne olarak görmeyi seçenler için.
Bu yazılar;
çocuğu yönetmeye değil,
onunla kalabilmeye
ve çocukla uyumlu bir hayat kurmaya
niyet edenlere seslenir.
Bu yazılar rastgele sıralanmadı.
Her biri bir öncekinden doğar,
bir sonrakine kapı açar.
Bu seri;
davranışı ve otizmi sinir sistemi üzerinden yazılmış bir hikâye olarak okumayı öğrenmek isteyenler için bir yolculuktur.
Bu yolculukta önerilen okuma sırası: