top of page

SERİ 1 — DAVRANIŞIN ARKASINDAKİ GERÇEK

Görünen davranış, görünmeyen hikâye

​

Bazı çocuklar otizm yüzünden değil, yanlış okundukları için geride kalır.

Bir çocuğun kaderini bazen tanı değil,

nasıl okunduğu belirler.

​

Türkiye’de her yıl birçok çocuk otizm tanısı alıyor.

Ve o gün birçok aile için hayat gerçekten ikiye ayrılıyor:

tanıdan önce
tanıdan sonra

​

İlk günler genelde benzerdir.

Şaşkınlık.

Araştırma.

Endişe.

​

Sonra zaman akmaya başlar.

Günler geçer.
Aylar.
Yıllar.

Emeklerle.

Arayışlarla.

Yorulmalarla.

Yeniden umut etmelerle.

​

Ama bu zaman sadece takvimde ilerlemez.

Ailenin içinde ilerler.

Çocuğun içinde ilerler.

Ve çoğu zaman fark edilmeden bir şey daha olur:

Bu süreçte bir yol yürünür.

​

Ve o yol yürünürken,

bir kader merdiveni kurulur.

​

Her basamak bir günün içinden çıkar.

Bir doktor görüşmesinden.
Bir terapi kararından.
Bir öğretmen yorumundan.

Bazen bir hayal kırıklığından.

Bazen sadece yanlış anlaşılmış bir davranıştan.

​

Ve çoğu zaman kimse fark etmez:

Bu merdivenden sadece çocuk yürümez.

Aile de yürür.

​

Ama bu yol kolay değildir.

Bazen sokakta.

Bazen okulda.

Bazen evin içinde.

Bazen çocuğun davranışları nedeniyle.

Bazen insanların bakışları nedeniyle.

Bazen de sadece anlaşılmamanın ağırlığıyla.

​

Çünkü otizm alanında çok konuşulur.

Ama otizmi yaşayan ve otizmle yaşayan bilir:

Asıl mesele çoğu zaman anlatıldığı gibi değildir.

​

Çoğu zaman ilk soru şudur:

“Bu çocuk neden böyle davranıyor?”

Ama daha az sorulan bir soru vardır:

“Bu çocuk ne yaşıyor?”

​

Çünkü bazen bir çocuk:

bağırır
vurur
kaçar
susar
donar
ya da sadece uyumlu görünür.

​

Ve çoğu zaman herkes davranışa bakar.

Ama davranış çoğu zaman başlangıç değildir.

Sonuçtur.

Ve biz çoğu zaman

sebebi kaçırırız.

​

Çünkü bazı şeyler bir anda olmaz.

Bazı şeyler yavaş olur.

Fark edilmeden olur.

İyi niyetle olur.

Ve tam da bu yüzden görülmez.

​

Yıllar geçtikçe sadece çocuk büyümez.

Taşınan yükler de büyür.

Ama en az konuşulan şey şudur:

Davranışın arkasında ne olduğu.

​

Çünkü bir çocuk sadece davranış üretmez.

Bir deneyim yaşar.

Ve çoğu zaman o deneyim dışarıdan görünmez.

​

Bazı çocuklar zor oldukları için zorlanmaz.

Çok uzun süre idare etmek zorunda kaldıkları için tükenir.

Bazı aileler güçsüz olduğu için yorulmaz.

Çok uzun süre yalnız kaldıkları için yorulur.

​

Bu süreçte bazı çocuklar sessizleşir.

Ve bu bazen iyileşme sanılır.

​

Yaşanan süreci bilmeyen biri sadece çocuğa bakar.

Yapamadıklarını görür.

Ve sadece şunu söyler:

“O otizmli.”

Oysa çoğu zaman görünmeyen şey şudur:

Bazı çocuklar otizm yüzünden değil,

yanlış okundukları için o noktaya gelmiştir.

​

İşte bu seri tam olarak bu yüzden yazıldı.

Bazı hikâyelerin ilk kez doğru yerden görülmesine yardım etmek için.

 

Çünkü bazen bir çocuk için ilk gerçek değişim:

yeni bir eğitimle başlamaz.

yeni bir yöntemle başlamaz.

İlk kez doğru anlaşılmasıyla başlar.

​

Bu yazıları okuyan birçok ebeveyn aynı şeyi söylüyor:

“Keşke bunları yıllar önce bilseydim.”

​

Çünkü bazen bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şey:

daha fazla müdahale değil,

daha doğru bir bakıştır.

​

Ve bazen başka bir yol gerçekten vardır.

Ama o yol çoğu zaman burada başlar:

davranışın ne anlattığını anlamaya başladığımızda.

​

Bu seri tam olarak bunun için yazıldı.

Çocuklar doğru okunsun diye.

Ve bir çocuğu kaybetmemek için.

SERİ 1 — PUSULA

Otizm alanında bir noktada hemen herkes aynı soruyla karşılaşır:

“Bu çocuk neden böyle davranıyor?”

​

Bu soru yanlış değildir.

Ama çoğu zaman eksiktir.

Çünkü bazen davranışı anlamak için
başka bir yerden bakmak gerekir:

davranışın nasıl oluştuğuna.

​

Belki de sormamız gereken sorular şunlardır:

Bu davranış bize ne anlatıyor?

Bu çocuk ne yaşıyor?

Bu seri tam burada başlıyor.

Davranışın ne anlattığını anlamaya çalışarak.

​​​

Ve bazen bir çocuğu gerçekten anlamak:

ne yaptığına bakmakla değil,

neden o noktaya geldiğini görebilmekle başlar.

Seri Ne Anlatıyor?

Bu seri,

davranışın nasıl ortaya çıktığını
ve bazen neden değişmediğini anlamaya çalışan yazılardan oluşur.

​

Davranışı değil,

davranışın arkasındaki süreci konuşur.

​

Çünkü davranış çoğu zaman başlangıç değildir.

Bir sürecin görünen kısmıdır.

Asıl hikâye çoğu zaman daha önce başlar.

 

​

Nasıl Okunmalı?

Bu yazılar rastgele sıralanmadı.

Her yazı bir sonrakine zemin hazırlayacak şekilde yazıldı.

​

Bu yüzden seriye yeni başlayanlar için en doğru yol:

1. yazıdan başlayarak sırayla ilerlemek.

 

Ama eğer belirli bir soruyla geldiysen,

aşağıdaki seri haritası doğrudan ilgili yazıya gitmeni sağlar.

​

​

SERİ HARİTASI 

Bu seri 3 bölümden oluşur.

​

Her bölüm,

davranışı farklı bir açıdan okumaya
ve arkasındaki süreci görmeye yardımcı olur.

​​​​​

MODÜL 1 — DAVRANIŞI YENİDEN OKUMAK

Otizmde çoğu zaman herkes aynı yere bakar:

davranışa.

​

Ama hikâye çoğu zaman orada başlamaz.

​

Bu modül,
davranışın kendisini değil,
neden ve nasıl ortaya çıktığını anlatır.

​

Sahada az konuşulan bir şeyi:

Bazı çocuklarda zamanla gerçekten ne olduğunu,
bazen neden “otizm ağırlaştı” denildiğini…

​

Çocukların yaşadıkları zorlanmaların bedende bıraktığı izleri,
anlaşılmadan geçen yılların biriktirdiği yükü,
ve bazen bir çocuğun kaderini tanının değil,
davranışlarının nasıl okunduğunun belirlediğini.

​

Bu modül tam da bu yüzden var:

Davranışa bakarken sadece görüneni değil,
görünmeyeni de fark edebilmek için.

​

Çünkü bazen bir çocuğun hayatındaki ilk gerçek değişim,

ilk kez doğru görülmesiyle başlar.

​

Bu modüldeki yazılar birbirinden bağımsız değildir.
Her yazı bir sonrakine zemin hazırlar.

​​

Bu modül davranışı anlamak için gerekli temel bakış açısını kurar.

​

Önerilen okuma sırası

​

1 — Davranış Bir Seçim Değil, Bir İzdir

Gördüğümüz davranışsa, görmediğimiz ne?

→ Okumaya başla

​

2 — Davranışın Altındaki Dünya

Duymadığımız çocuk: Neden bazı davranışlar bütün çabamıza rağmen değişmiyor?

→ Okumaya başla

​

3 — Biri Bağırıyor, Diğeri Kayboluyor

Görünmez Olmayı Öğrenmek

→ Okumaya başla

​​

4 — Türkiye’de Otizm: Düzeltmeye Çalışırken Çocuğu Kaybetmek 

Yıllarca eğitim veriyoruz. Peki çocukları neden hayata katamıyoruz?

→ Okumaya başla

​

5 — Gerçekten Anlamıyorlar mı?

“Anlamıyor” yaklaşımının görünmeyen bedeli

→ Okumaya başla

​

6 — Sinir Sisteminin Okuduğu Dil

Çocuk yalnızca ne söylediğimizi değil, nasıl söylediğimizi de yaşar. 

→ Okumaya başla

​​​

7 — Neden Bazısı Bağırır, Bazısı Susar?

Bağıranı fark ediyoruz. Ya diğerini?

→ Okumaya başla

​

8 — Yanlışlarla Çocuğa Yazılan Kader

Davranış değil, beden konuşurken: Kader Merdiveni

→ Okumaya başla

​​​

9 — Bedene Yazılan Kayıtlar (1): Bedende Kalan İzler

Yaşananlar bedende nasıl kalır?

→ Okumaya başla

​

10 — Bedene Yazılan Kayıtlar (2): Beden Neden Unutmaz?

Travma yalnızca geçmişte olan değildir; geçmiş bittikten sonra bedende kalandır.

→ Okumaya başla

​​​

11 — Otizm Nasıl “Ağırlaştı” Sanılır?

Çocuk değişti. Peki gerçekten ağırlaşan neydi?

→ Okumaya başla

​

​

MODÜL 2 — YANLIŞ OKUMANIN GÖRÜNMEYEN BEDELİ

(Burnout ve bedene yazılan maliyet)

Bu modül, davranışın sadece o anki sonucu değil,
yıllar içinde neye mal olabileceğini anlatır.

​

Türkiye’de çoğu zaman burnout yeterince bilinmediği için yanlış adlandırılır.
Bu yüzden çocuğun geldiği nokta doğru okunamaz.

Çocuk değişmiştir.

Ama yaklaşım çoğu zaman aynı kalır.

Hâlâ ilk dönemdeki çocuğa yaklaşılır gibi yaklaşılır.

​

Oysa yıllar içinde sadece davranış değişmez.

Çocuk değişmiştir.

Ve bazen asıl zorlanma tam burada başlar.

Bu modül tam olarak bunu anlatır:

​

Bir çocuğun zamanla ne yaşadığını,
neden bazen beklenmedik şekilde zorlandığını,
ve yanlış okumanın nasıl görünmeyen bir bedel oluşturduğunu.

​​​

​

Önerilen okuma sırası

​

12 — Aileye Yazılan Kader

Ailenin Bedenine Yazılan Kayıtlar

→ Okumaya başla

​

13 — Anne Bedenine Yazılan Kayıtlar

Bir annenin bedeninde biriken görünmeyen tarih

→ Okumaya başla

​

14 — Anne Güçlenmedi, Alıştı

Güçlü mü? Yoksa başka seçeneği mi kalmadı?

→ Okumaya başla

​

15 — Burnout (1): Türkiye’de Neden Görülmüyor?

Bir çocuğun tükenişi nasıl “otizmin ağırlaşması” sanılıyor?

→ Okumaya başla

​

16 — Burnout (2): Bedene Yazılan Bedel
Davranıştan önce beden konuşur. Duyulmayan çocuk kaybolur.

→ Okumaya başla

​

17 — Burnout’tan Sonra Ne Olur?

Tercümanlar gidince: İyileşme sandığımız yerde gerçek görünür olur

→ Okumaya başla

​

18 — Burnout’a Giren Çocuk Geri Döner mi?

Toparlanmak her zaman eski hâline dönmek değildir.

→ Okumaya başla

​

19 — Otizm mi Ağırlaştı, Burnout mu Tekrarladı? 

Toparladı sandığımız çocuk neden yeniden zorlanır?

→ Okumaya başla

​

20 — Burnout Davranıştan Doğmaz

Davranış görünür olduğunda hikâye çoktan başlamıştır.

→ Okumaya başla

​

21 — İkinci Dalga Nerede Başlar?

Çoğu zaman tam rahatladığımız yerde başlar.

→ Okumaya başla

​

22 — Toparlamıştı Sandık. Yanıldık.
Burnout’un en çok yanlış okunan anı.

→ Okumaya başla

​

​

MODÜL 3 — GÖRÜNEN DAVRANIŞ GÖRÜNMEYEN YÜK

​

Bu modül, davranışın sadece o anda ne olduğunu değil,
o noktaya nasıl gelindiğini anlatır.

​

Çünkü çoğu zaman kriz o anda başlamaz.

Gün içinde birikir.
Bedende birikir.
İlişkide birikir.

​

Ve bazen evde gördüğümüz şey,
sadece o günün son cümlesidir.

Bu modüldeki yazılar,
davranışı değil,
davranışa gelen yolu anlamaya yardım eder.

​

​​

Önerilen okuma sırası

​

23 — Çocukta Krizi Sayma, Çocuğu Oku

Bazen gördüğümüz kriz bugünün değildir.

→ Okumaya başla

​

24 — Aynı Evde Yaşamak Başka, Aynı Hayatta Buluşmak Başka

Ona doğru yürümek ve birlikte yaşayabilmek

→ Okumaya başla

​

25 — Görünen Davranış, Görünmeyen Gün
Evde gördüğün şey çoğu zaman günün raporudur.

→ Okumaya başla

​

26 — Epilog — Minimum Moddan Çıkış
Çocuk kapanınca davranış değil, ilişki onarılır.

→ Okumaya başla

​

​

​

​

Son Cümle

Bazen bir çocuğa yapılabilecek en büyük yardım:

daha fazla müdahale değildir.

Onu doğru okumayı öğrenmektir.

​

Çünkü bazen bir çocuğun kaderini değiştiren şey,

yeni bir yöntem değil,

ilk kez doğru anlaşılmasıdır.

​

Bu Alan Şu An Ne İçin Var?
 

Buradaki yazılar bir danışmanlık çağrısı değildir.
Şu an bu alan, düşünmek, durmak ve dili netleştirmek için var.

İleride bu bakış açısıyla daha yakından çalışılabilecek yollar açıldığında,
bunu burada açıkça paylaşacağım.
 

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page