top of page

10-Yüksek Arousal'dan Geri Dönüş Nasıl Başlar?

  • 17 Tem
  • 5 dakikada okunur

Çocuk önce kendini güvende hisseder. Peki bu güven nasıl inşa edilir?


Özel Seri— Eşik

Yazı 10


Bazı anlarda çocuk duymaz.

Bakmaz.

Beklemez.

Yönerge almaz.

Sarılmak istemez.

Konuşmak istemez.

Oyun istemez.

Sadece hareket eder.

Ya da bağırır.

Ya da kapanır.


Ve çoğu zaman yetişkin şunu düşünür:

“Nasıl sakinleştireceğim?”


Ama bazen ilk soru bu değildir.

İlk soru şudur:

Bu sinir sistemi kendini nasıl güvende hisseder?


Çünkü sakinlik emirle gelmez.

“Sakin ol.”

“Dur.”

“Yapma.”

“Geçti.”

“Bir şey yok.”


Bu cümleler bazen işe yarar.

Ama yüksek arousal içindeki

bazı çocuklarda yetmez.


Çünkü çocuk sözleri duysa bile,

bedeni hâlâ alarmda olabilir.


Beyin “bir şey yok” cümlesini duyabilir.

Ama sinir sistemi hâlâ “hazır ol” diyebilir.


İşte bu yüzden bazen sakinleşme, sözle değil; bedenle başlar.

Önce güven gerekir.

Güven bazen tek bir cümleyle oluşmaz.

Sinir sistemi güveni, tekrar tekrar yaşadığı

küçük ama güvenli deneyimlerle öğrenir.


Ama bu güven yalnız güzel sözlerden oluşmaz.

Ses tonudur.

Yüz ifadesidir.

Tempo düşürmektir.

Yaklaşma biçimidir.

Beden mesafesidir.

Ortamın sertliğini azaltmaktır.


Çocuğun sinir sistemi bazen şunlara bakar:

Bu yetişkin hızlı mı?

Sesi sert mi?

Yüzü gergin mi?

Benden hemen cevap mı istiyor?

Yoksa benimle birlikte yavaşlayabiliyor mu?


Çünkü bazı çocuklar için yetişkinin bedeni,

ortamın en güçlü sinyalidir.


Korkmuş bir sinir sistemi

önce söylenen kelimeleri değil,

karşısındaki insanın gerçekten

güvenli olup olmadığını anlamaya çalışır.


Küçük çocuklar çoğu zaman,

kendi kendilerini düzenleme becerilerini,

güvendikleri yetişkinlerin desteğiyle geliştirir.

Yetişkinin sakin, öngörülebilir ve acele etmeyen yaklaşımı,

bazı çocukların daha kolay toparlanmasına yardımcı olabilir.

Bu sürece eş düzenleme (co-regulation) denir.


Zamanla çocuk bu tekrar eden deneyimlerin üzerine

kendi regülasyon becerilerini inşa etmeye başlar.

Amaç çocuğun yetişkine bağımlı kalması değil;

zamanla bu becerileri kendi başına kullanabilir hâle gelmesidir.

 

Sonra ritim gelir.

Ritim sinir sistemi için güçlü bir düzenleyicidir.


Ancak hangi ritmin,

hangi duyusal girdinin veya

hangi yaklaşımın işe yaradığı

her çocukta farklı olabilir.


Yavaş sallanma.

Sabit tempo.

Tekrarlayan hareket.

Yumuşak ses.

Tahmin edilebilir geçiş.

Aynı sırayla ilerleyen küçük rutinler.


Bunlar bazen çocuğa şunu söyler:

“Şimdi ne olacağını biliyorsun.”


Ve bazı çocuklar,

ne olacağını bildiğinde daha az alarmda kalır.


Proprioseptif aktiviteler burada çok kıymetlidir.

Bazı çocuklar sakinleşmek için yalnız sessizliğe değil,

beden hissine ihtiyaç duyar.


İtmek.

Çekmek.

Ağırlık taşımak.

Tırmanmak.

Yastık sıkıştırmak.

Duvara bastırmak.

Uygun derin basınç sağlayan etkinlikler.


Bunlar her çocukta aynı etkiyi göstermez.

Ama bazı çocuklarda beden,

derin duyusal bilgi aldığında daha organize hale gelebilir.


Bu nedenle hangi etkinliğin

gerçekten düzenleyici olduğunu

çocuğun verdiği yanıta bakarak

anlamak gerekir.


Çünkü beden kendini daha net hissettiğinde,

sinir sistemi de daha az dağılabilir.

 

Aslında düzenlenmeye çalışan şey

bazen davranış değil, bedenin kendisidir.

Bazen çocuk önce sakinleşmez.

Önce bedenini yeniden hisseder. Sakinlik bundan sonra gelir.


Uyku ise en temel düzenleyicilerden biridir.

Kötü uyku,

ertesi gün yalnız yorgunluk yapmaz.


Eşik düşürür.

Tolerans azaltır.

Dürtüselliği artırır.

Sesleri büyütebilir.

Beklemeyi zorlaştırabilir.


Bu yüzden yüksek arousal yaşayan bir çocukta uyku,

ek konu değildir.

Merkez konudur.

 

Çünkü sinir sistemi gece toparlanamazsa,

gündüz daha pahalı çalışır.


Ve o bedel çoğu zaman davranış olarak görünür.

 

Sinir sistemi bir düğmeye basar gibi sakinleşmez.

Bu yüzden bazen çocuk bir krizden

birkaç dakika sonra değil,

saatler sonra hatta ertesi gün

yeniden regüle olabilir.


Alarmın yükselmesi zaman aldıysa,

sinir sisteminin yeniden denge kurması da

zaman alabilir.


Bu süre; çocuğun yaşına,

o günkü biyolojik yüküne,

yaşadığı olaylara ve

bireysel özelliklerine göre değişebilir.

 

Bu yüzden bazen en doğru müdahale,

daha güçlü olmak değil;

yeterince sabırlı olabilmektir.


Çünkü sinir sistemi çoğu zaman hızla yükselir.

Ama güveni yavaş yavaş öğrenir.


Ve bazen bugün işe yarayan bir yöntem,

yarın aynı etkiyi göstermeyebilir.


Bu her zaman yanlış yöntem kullandığınız anlamına gelmez.


Sinir sistemi yaşayan bir sistemdir.

İhtiyaçları da zaman zaman değişebilir.


Bu yüzden regülasyon çoğu zaman

düz bir çizgi gibi ilerlemez.

Bazen ilerler.

Bazen durur.

Bazen geri gider gibi görünür.

Sonra yeniden ilerlemeye başlar.


İşte bu yüzden bazen en büyük ilerleme, hiç kriz yaşamamak değil; krizden daha kolay geri dönebilmektir.

.

Ama sakinleştirme bazen yanlış anlaşılır.

Amaç çocuğu susturmak değildir.

Amaç çocuğu bastırmak değildir.

Amaç davranışı görünmez yapmak değildir.


Amaç,

sinir sisteminin yeniden

denge kurabilmesine yardım etmektir.

 

Böylece çocuk yeniden öğrenebilir,

ilişki kurabilir ve dünyayı yeniden

güvenli bir yer olarak deneyimlemeye başlayabilir.


Çünkü bazı çocuklar

sustuklarında sakinleşmiş olmaz.

Bazıları sadece içeri çekilir.

Bazıları yükü taşımaya devam eder.

Bazıları sonra patlar.

Bazıları ise yalnızca susar.


Sessizlik her zaman regülasyon değildir.

Bu yüzden gerçek regülasyon,

yalnız davranışın azalması değildir.

Çocuğun geri dönebilmesidir.


Geri dönebilmek ne demektir?

Çocuk yeniden bakabiliyor mu?

Sesi yumuşuyor mu?

Bedeni yavaşlıyor mu?

Temas kurabiliyor mu?

Oyuna dönebiliyor mu?

Yönergeye erişebiliyor mu?

Bekleyebiliyor mu?

Kendini toparlayabiliyor mu?

İşte bazen asıl veri budur.

Davranış sustu mu değil.

Sinir sistemi geri döndü mü?

 

Aslında amaç çocuğu eski hâline döndürmek değildir.

Çünkü bazen krizden çıkan çocuk,

eskisi gibi olmak zorunda değildir.


Amaç;

sinir sisteminin yeniden öğrenmeye,

ilişki kurmaya,

oyun oynayabilmeye,

merak edebilmeye

ve hayatın içine yeniden katılabilmeye

hazır hâle gelebilmesidir.

 

Günlük Hayatta Görünümü

Evde:

• ışığı azaltmak

• sesi düşürmek

• geçişleri yavaşlatmak

• ağır iş aktiviteleri eklemek

• Çocuğun hoşlandığı ve düzenlenmesine

yardımcı olduğu gözlenen etkinlikleri tercih etmek.

• sevdiği rutinleri korumak

• aynı battaniye, aynı köşe gibi güven veren nesneler kullanmak

• uyku düzenini korumak


Okulda:

• kısa düzenleme molaları vermek

• tahmin edilebilir bir sıra izlemek

• ani geçişleri azaltmak

• bedensel düzenleme fırsatları sunmak

• zorlayıcı görevlerden önce kısa hareket araları planlamak


Destekte:

• hızlı komut yerine yavaş tempo kullanmak

• yalnız performansa değil, toparlanmaya da bakmak

• seans sonrasındaki davranışları da veri kabul etmek

• çocuğun hangi etkinlikten sonra daha kolay regüle olduğunu gözlemlemek


Yetişkinin yaklaşımında:

• yavaşlamak

• ses tonunu yumuşatmak

• yüz ifadesini sakin tutmak

• çocuğa cevap vermesi için zaman tanımak

• önce eş düzenleme, sonra yönlendirme


Ailede:

• suçluluk yerine gözlem

• panik yerine ritim

• baskı yerine güven

• "Neden böyle yaptı?" yerine

"Şu anda neye ihtiyaç duyuyor olabilir?"

diye sormak


Kriz Anında:

• daha az konuşmak

• kısa ve net cümleler kurmak

• ses tonunu yumuşatmak

• güvenli mesafeyi korumak

• güvenlik açısından zorunlu olmadıkça

fiziksel müdahaleden kaçınmak

• önce regülasyonu, sonra açıklamayı hedeflemek

 

Ve bazen küçük bir yavaşlama,

büyük bir krizi önleyebilir.

 

Bazen en etkili müdahale,

daha fazla şey yapmak değil;

sinir sisteminin yeniden düzenlenmesine

izin verecek ortamı hazırlamaktır.

 

Yanlış Yorumlar

En sık yorum:

“Şımarır.”


Ama bazen çocuk şımarmıyordur.

Sinir sistemi destek arıyordur.


Başka yorum:

“Her istediğini yaparsak düzelmez.”


Ama bazen mesele her istediğini yapmak değildir.

Sinir sisteminin neye ihtiyaç duyduğunu anlamaktır.


Bir başka yorum:

“Sakinleşsin de sonra bakarız.”


Ama bazen sakinleşme, sonra bakılacak bir şey değildir. Bütün sürecin temelidir.

◉ Pusula

Yüksek arousal’da amaç çocuğu hızlıca susturmak değil,

sinir sisteminin alarmdan çıkmasına yardım etmektir.


Çünkü davranışı durdurmak ile

regülasyonu geri getirmek

aynı şey değildir.


Mini Gözlem Rehberi

Şunu sorun:

Çocuk yükseldi.


Peki neyle geri dönebiliyor?

• Sessizlik mi işe yarıyor?

• Derin basınç mı?

• Hareket mi?

• Yavaş ritim mi?

• Sıcak banyo mu?

• Az ışık mı?

• Yetişkinin sesi mi?

• Ağır iş aktiviteleri mi?

• Aynı yöntem her gün aynı etkiyi gösteriyor mu?

• Uyku düzelince tablo değişiyor mu?

• Yanına oturmanız mı, yoksa yalnız kalması mı daha çok işe yarıyor?

• Daha önce işe yarayan yöntem bugün neden aynı etkiyi göstermemiş olabilir?

 

Bazen çocuğun regülasyon haritası,

kriz anında değil;

krizden sonra neyle geri döndüğünde saklıdır.


Bu Yazının Belki En Önemli Cümlesi

Sinir sistemi çoğu zaman

yalnızca zorlayarak sakinleşmez.

Güvenle,

ritimle,

bedenle

ve tekrar tekrar deneyimlenen

güvenli ilişkilerle sakinleşmeyi öğrenir.


⬛ DEV MÜHÜR

Çünkü çocuk,

kendini güvende hissettiğinde

Önce sinir sistemi değişir.

Davranış ise onun ardından

değişmeye başlar.


Çünkü güven hissi, sinir sisteminin

yeniden düzenlenmeye başlayabileceği

en güçlü zeminlerden biridir.


Böyle zamanlarda çocuk,

dikkatinin daha büyük bir bölümünü

çevreyi sürekli izlemeye ayırmak

zorunda kalmayabilir.

Öğrenmeye, oyuna ve ilişkiye yeniden alan açılabilir.


İşte gerçek regülasyon, çoğu zaman tam da burada başlar.

Çünkü bazen bir çocuğun yeniden gelişmeye başlaması,

önce sinir sisteminin yeniden güvende hissedebilmesiyle

mümkün olur.



 

 

 

Yorumlar


Bu Alan Şu An Ne İçin Var?
 

Buradaki yazılar bir danışmanlık çağrısı değildir.
Şu an bu alan, düşünmek, durmak ve dili netleştirmek için var.

İleride bu bakış açısıyla daha yakından çalışılabilecek yollar açıldığında,
bunu burada açıkça paylaşacağım.
 

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page