12-Uzun Süren Alarmın Bedeli
- 17 Tem
- 6 dakikada okunur
Bazen çocuk vazgeçmez. Yalnızca sinir sistemi artık taşıyamaz.
Özel Seri— Eşik
Yazı 12
Bazı değişimler bir günde olmaz.
Önce küçük şeyler değişmeye başlar.
Çocuk eskisi kadar oyun kurmaz.
Eskisi kadar merak etmez.
Eskisi kadar gülmez.
Daha çabuk yorulur.
Daha çok dinlenmek ister.
Eskiden keyif aldığı şeylere karşı
ilgisi azalmaya başlar.
Sanki yavaş yavaş içine çekilir.
Ve çoğu zaman aile bir noktada şu cümleyi kurar:
"Sanki çocuğum değişti."
İşte tam da burada çok önemli bir ayrım vardır.
Oysa bazen değişen çocuk değildir.
Uzun süredir alarmda çalışan sinir sisteminin
artık aynı yükü taşıyamamasıdır.
Ama bunu da dikkatli söylemek gerekir.
Yüksek arousal yaşayan her çocuk
tükenmişlik yaşamaz.
Her sessizlik de
tükenmişlik değildir.
Her düşük arousal, tükenmişlik (burnout)
anlamına gelmez.
Ancak bazı çocuklarda uzun süre devam eden
biyolojik, duyusal ve duygusal yük;
sinir sisteminin taşıyabileceğinden
daha fazla hâle gelebilir.
İşte bazen tablo da tam o noktadan sonra
değişmeye başlar.
Sinir sistemi yalnız bir günü taşımaz.
Her gün biraz daha yük birikir.
Sinir sistemi yalnız bugünü değil,
yarını da taşıyabilecek gücü korumaya çalışır.
Uzun süre yeterince toparlanma fırsatı bulamazsa,
bir gün değişen yalnız davranış değil;
sinir sisteminin taşıyabildiği
toplam kapasite olur.
İşte tükenmişlik çoğu zaman
tek bir zor günün sonucu değildir.
Uzun süre taşınan yüklerin,
yeterince toparlanamayan bir sinir sisteminde
zamanla birikmesidir.
Haftaları taşır.
Ayları taşır.
Sürekli bozulan uykuyu...
Bitmeyen duyusal yükü...
Arka arkaya gelen hastalıkları...
Sürekli beklemeyi...
Sürekli uyum sağlamayı...
Sürekli kendini düzenlemeye çalışmayı...
Ve bazen bunların maliyeti
hemen görülmez.
Ama bu enerji bütçesi
uzun süre açık verdiğinde,
bir gün yalnız davranış değil;
çocuğun taşıyabildiği yük de değişmeye başlar.
Uzun süre sessizce taşır.
Taşıyamadığı gün ise herkes yalnız sonucu görür.
Oysa görülen sonuç, çoğu zaman
haftalar hatta aylar boyunca
sessizce biriken yükün
görünür hâle gelmesidir.
Bir gün çocuk eskisi kadar konuşmaz.
Eskisi kadar oyun başlatmaz.
Eskisi kadar merak etmez.
Eskisi kadar hareket etmez.
Ama bu değişim bir gecede olmamış olabilir.
Bazen aylarca taşınan görünmeyen yük,
en sonunda görünür hâle gelir.
Biz değişimi o gün fark ederiz.
Oysa sinir sistemi haftalardır,
belki de aylardır bunu
sessizce anlatmaya çalışıyordur.
Bu yüzden tükenmişlik çoğu zaman
bir anda başlamaz.
Bir gün başlamaz.
Bir gün yalnızca görünür hâle gelir.
Son yıllarda bazı araştırmacılar,
özellikle otizmli bireylerde görülen bu tabloyu
"tükenmişlik (burnout)" olarak
tanımlamaktadır.
Bu durum, tek bir zor günün ardından ortaya çıkmaz.
Genellikle uzun süre devam eden stres,
yoğun uyum çabası,
duyusal yük,
yüksek beklentiler,
yetersiz toparlanma
ve sinir sisteminin uzun süre
alarmda çalışmasının ardından gelişebilen
bir tükenme süreci olarak tanımlanmaktadır.
Ancak burada da önemli bir ayrım vardır.
Her durgunluk,
her geri çekilme,
her düşük enerji durumu
tükenmişlik anlamına gelmez.
Tıpkı her yüksek arousal'ın
aynı nedenle ortaya çıkmaması gibi,
her tükenmişlik görünümü de
aynı biyolojik süreçten
kaynaklanmayabilir.
Bu yüzden tek bir davranışa bakarak
karar vermek yerine,
çocuğun son haftalarına
ve aylarına birlikte bakmak gerekir.
Çünkü doğru isim koyamadığımız yükü,
doğru şekilde hafifletmemiz de zorlaşır.
Bazı araştırmacılar, tükenmişliği yalnız taşınan yükün artmasıyla değil; çocuktan beklenenlerle o dönemde taşıyabildiği kapasite arasındaki farkın giderek açılmasıyla da ilişkilendirir.
Bu fark büyüdükçe
sinir sistemi yalnız daha fazla zorlanmaz;
aynı zamanda toparlanmak için
daha fazla zamana ve desteğe ihtiyaç duyabilir.
Birbirine Benzerler. Ama Aynı Şey Değildirler.
Düşük arousal ile tükenmişlik
zaman zaman birbirine benzeyebilir.
Ama aynı şey değildir.
Düşük arousal, sinir sisteminin
o andaki çalışma biçimini anlatır.
Tükenmişlik ise,
haftalar ya da aylar boyunca biriken
biyolojik, duyusal, zihinsel
ve duygusal yüklerin ardından gelişebilen
daha uzun bir süreci ifade eder.
Bu süreçte bazı çocuklar
daha önce rahatlıkla yapabildikleri
bazı becerilere de eskisi kadar kolay
ulaşamayabilir.
Bu her zaman o becerinin tamamen
kaybolduğu anlamına gelmez.
Bazen sinir sistemi
o beceriye erişebilecek kapasiteyi
geçici olarak bulamıyordur.
Bu nedenle düşük arousal,
bazen tükenmişliğin bir parçası olabilir.
Ama her düşük arousal,
tükenmişlik anlamına gelmez.
Ve her tükenmişlik de yalnız
düşük arousal şeklinde görünmeyebilir.
Bazı çocuklar giderek daha sessizleşebilir.
Bazılarında ise yüksek arousal ile
düşük arousal arasında gidip gelen
dalgalı dönemler görülebilir.
Bu yüzden tek bir davranışa bakarak,
"Bu çocuk tükenmiş."
demek doğru değildir.
Önemli olan yalnız bugüne değil,
son haftalara ve aylara birlikte bakabilmektir.
Bazen çocuk öğrenmek istemiyormuş gibi görünür.
Oysa bazen mesele istememesi değildir.
Sinir sistemi artık öğrenmeye ayıracak
yeterli kapasiteyi bulamıyordur.
Bütün enerjisini gelişmeye değil,
günü çıkarabilmeye harcıyordur.
Bu yüzden önce toparlanmaya çalışır.
Sonra yeniden öğrenmeye dönebilir.
Bazen oyun istemiyormuş gibi görünür.
Oysa oyunu sürdürecek enerjisi kalmamıştır.
Bazen iletişim kurmuyormuş gibi görünür.
Oysa önce ayakta kalmaya çalışıyordur.
Çünkü sinir sistemi, yeniden ilişkiye,
oyuna ve öğrenmeye dönebilmeden önce,
yeniden denge kurmaya çalışıyor olabilir.
Bu yüzden bazen soru değişmelidir.
"Bugün neden hiçbir şey yapmak istemiyor?"
yerine,
"Sinir sistemi ne zamandır bu kadar yük taşıyor?"
diye sormak gerekir.
Çünkü bazen cevap,
O günkü isteksizlikte değil; haftalar ya da aylar boyunca sessizce biriken yükte saklıdır.
Günlük Hayatta Görünümü
Aile bazen şunu hissetmeye başlar:
"Sanki çocuğum yavaş yavaş elimden kayıyor."
Çünkü bu değişim çoğu zaman bir günde olmaz.
Haftalar, bazen aylar boyunca küçük küçük birikir.
Biz çoğu zaman yalnız sonucu görürüz.
Oysa sinir sistemi bu değişimi
haftalar, bazen aylar öncesinden
yaşamaya başlamıştır.
Oysa bazen değişen çocuk değildir.
Uzun süredir taşıdığı yük,
sinir sisteminin kapasitesini
yavaş yavaş azaltmaya başlamıştır.
Evde
• sürekli dinlenmek isteme
• eskiden severek yaptığı etkinliklerden uzaklaşma
• daha az konuşma
• oyunu başlatmakta veya sürdürmekte zorlanma
• küçük bir etkinlikten sonra bile uzun süre dinlenme ihtiyacı
• günlük rutinlerin bile yorucu gelmeye başlaması
• eskiden heyecanlandığı şeylere karşı ilgisinin belirgin azalması
Okulda
• performansta belirgin düşüş
• dikkat süresinin kısalması
• derse katılımın azalması
• daha sık mola isteme
• daha önce yapabildiği işleri sürdürmekte zorlanma
• okuldan sonra toparlanmasının eskisine göre daha uzun sürmesi
Bedende
• sürekli yorgun görünme
• küçük bir etkinlikten sonra bile eskisine göre çok daha uzun sürede toparlanma
• hareket isteğinin azalması
• duyusal hassasiyetlerde artış
• stres toleransının belirgin azalması
• küçük yüklerden sonra bile toparlanma süresinin uzaması
Ve bazen çevresindekiler şunu söyler:
"Son zamanlarda çok değişti."
Oysa bazen görülen şey,
çocuğun değişmesi değildir.
Uzun süredir yük taşıyan sinir sisteminin,
artık aynı kapasiteyle devam edememesidir.
Yanlış Yorumlar
En sık yorum:
"Artık tembelleşti."
Oysa bazen sorun isteksizlik değildir.
Uzun süredir yük taşıyan bir sinir sisteminin
artık eskisi kadar öğrenmeye ve
katılıma ayırabileceği kapasitesi kalmamıştır.
Başka yorum:
"Hiç uğraşmak istemiyor."
Oysa bazen istememek değildir.
Uzun süredir tükenen bir sinir sisteminin
yeni bir yükü taşıyacak kapasiteyi bulamamasıdır.
Bir başka yorum:
"Bak, artık uslandı."
Oysa bazen çocuk uslanmamıştır.
Uzun süredir alarmda çalışan sinir sistemi
artık eskisi gibi tepki verecek enerjiyi bulamıyordur.
Bir başka yorum:
"Biraz zorlayalım, açılır."
Oysa bazen sorun çabanın azlığı değildir.
Sinir sistemi uzun süredir harcadığı enerjiyi
yerine koyamamıştır.
Bazen ihtiyaç duyduğu şey
daha fazla çabalamak değil;
önce yeniden toparlanabilmektir.
Bir başka yorum:
"Biraz dinlensin geçer."
Dinlenmek elbette önemlidir.
Ama bazen yalnız dinlenmek yetmez.
Sinir sistemi aynı yükü taşımaya devam ettiği sürece,
yalnız mola vermek kalıcı bir toparlanma sağlamayabilir.
Bu yüzden bazen asıl soru,
çocuğun ne kadar dinlendiği değil;
sinir sisteminin neden bu kadar
uzun süredir yük taşıdığıdır.
Çünkü bazen sorun yalnız
dinlenememek değildir.
Sinir sisteminin hâlâ aynı yükü
taşımaya devam ediyor olmasıdır.
Bazen ihtiyaç duyulan şey yalnız
biraz dinlenmek değil;
sinir sisteminin uzun süredir taşıdığı yükün
gerçekten hafifleyebilmesidir.
◉ Pusula
Tükenmişlik çoğu zaman
bir günde oluşmaz.
Bu yüzden toparlanması da
çoğu zaman bir günde olmaz.
Bazen sinir sistemi,
uzun süre taşıdığı yükün ardından,
yalnız biraz dinlenmeye değil;
yeniden enerji biriktirebileceği,
yeniden güven hissedebileceği
ve yeniden taşıyabilecek gücü kazanabileceği
bir sürece ihtiyaç duyar.
Bu yüzden yalnız bugünkü sessizliğe değil,
o sessizliğe giden haftalara ve aylara da bakmak gerekir.
Mini Gözlem Rehberi
Şunu sorun:
• Son aylarda sinir sistemi uzun süre alarmda mı çalıştı?
• Uyku uzun zamandır yeterince toparlayıcı olabildi mi?
• Duyusal yük giderek arttı mı?
• Sürekli uyum sağlamak zorunda mı kaldı?
• Son dönemde enerjisi belirgin şekilde azaldı mı?
• Eskiden keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşmaya başladı mı?
• Dinlenmesine rağmen eski hâline dönmekte zorlanıyor mu?
• Beklentiler uzun süredir taşıyabileceğinden fazla mıydı?
• Son aylarda gerçekten yükünün azaldığı, kendini güvende hissettiği dönemler yaşayabildi mi?
• Son zamanlarda toparlanmasına izin veren bir dönem oldu mu, yoksa yalnızca yeniden yük mü eklendi?
• Son aylarda daha önce rahatlıkla yapabildiği bazı becerilerde belirgin bir zorlanma fark ettiniz mi?
Bazen cevap, yalnız bugünkü sessizlikte değil;
haftalar ve aylar boyunca yavaş yavaş biriken yükte saklıdır.
Bu Yazının Belki En Önemli Cümlesi
Sinir sistemi yalnız yükselerek zorlanmaz.
Bazen çok uzun süre alarmda kaldıktan sonra,
artık aynı yükü taşıyabilecek enerjiyi de bulamayabilir.
Neyse ki tükenmişlik,
doğru okunduğunda geri dönüşü olmayan bir yol değildir.
Sinir sistemi yeniden güvende hissedebildiğinde,
Beklentiler yeniden kapasitesine uygun hâle geldiğinde,
taşıdığı yük hafiflediğinde,
yeterince toparlanabildiğinde
ve yeniden enerji biriktirebildiğinde,
birçok çocuk yeniden ilişkiye,
yeniden oyuna,
yeniden meraka
ve yeniden öğrenmeye dönebilir.
Bu toparlanma çoğu zaman bir gecede olmaz.
Çünkü bazen sinir sistemi
yalnız yük taşımaktan yorulmaz.
O yükten toparlanabilmek için de
enerjiye ihtiyaç duyar.
Bu yüzden toparlanma da
zaman ve uygun koşullar ister.
Sinir sistemi nasıl uzun sürede yorulduysa,
yeniden güç kazanması da zaman ister.
Çünkü iyileşme, yalnız yükün azalmasıyla değil; aynı zamanda yeniden enerji biriktirebilmekle de ilgilidir.
Ve bu çoğu zaman, sinir sistemine
yeniden güven içinde toparlanabileceği
zaman ve koşulları sunabilmekle mümkün olur.
⬛ DEV MÜHÜR
Yüksek arousal'da
sinir sistemi bağırır.
Tükenmişlikte ise
bazen artık bağıracak gücü bile kalmaz.
Ama her ikisinde de
yardım isteyen aynı sinir sistemidir.
Belki de bazen çocuğun ihtiyacı,
daha fazla çabalamak değildir.
Taşıdığı yükün biraz hafiflemesidir.
Ve bazen bunun ilk adımı,
çocuğun neden eskisi gibi yapamadığını değil;
ne zamandır kapasitesinin üzerinde
yaşamaya çalıştığını görebilmektir.
Çünkü sinir sistemi,
çabalamadığı için değil;
çok uzun zamandır
hiç durmadan çabaladığı için tükenir.
Ve bazen en büyük güç,
biraz daha yük taşımak değil;
yeniden nefes alabilecek,
yeniden güç kazanabilecek
ve yeniden güven içinde toparlanabilecek
bir alan bulabilmektir.
Çünkü bazen gerçek iyileşme,
daha fazla dayanmakla değil;
sinir sisteminin artık o yükü
tek başına taşımak zorunda kalmamasıyla başlar.



Yorumlar