top of page

3-Ortada Bir Şey Yokken Neden Değişiyor?

  • 17 Tem
  • 4 dakikada okunur

Sinir Sisteminin Alarm Sistemi Nasıl Çalışır?


Özel Seri— Eşik

Yazı 3


Düşünün...

Gece evinizde bir duman alarmı çalıyor.

Önce ne yaparsınız?

Yangın var mı diye bakarsınız.

 

Çünkü alarmın sesi sorun değildir.

Asıl önemli olan,

neden çaldığını anlamaktır.


Davranış da çoğu zaman böyledir.

 

Sinir sistemi de buna benzer çalışır.

Önce alarm verir.

Davranış ise çoğu zaman bu alarmın

dışarıdan duyduğumuz sesidir.

Biz önce sesi duyarız.

Alarmın neden çaldığını ise

sonradan anlamaya çalışırız.


İşte yüksek arousal'ı anlamaya çalışırken de

çoğu zaman önce davranışı görür,

sinir sisteminin neden alarm verdiğini ise

daha sonra fark ederiz.

Bu alarmın dışarıdan duyduğumuz sesidir.


Beynin en eski görevlerinden biri hayatta kalmaktır.

Düşünmek...

Öğrenmek...

Konuşmak...

Plan yapmak...

Bunların hepsi önemlidir.


Ama hepsinden önce gelen başka bir görev vardır.

Tehlikeyi fark etmek.


Ve gerektiğinde

vücudu buna hazırlamak.


Çünkü beyin için önce güvenlik gelir.

Sonra öğrenme gelir.


Sinir sistemi kendini güvende hissetmediğinde,

öğrenmeye ayırabileceği kaynakların bir kısmını

çevreyi izlemeye yönlendirebilir.

Böylelikle öğrenme ikinci plana geçebilir.

 

Peki alarm nasıl çalışıyor?

Beynimizin içinde,

mercimekten bile küçük bir bölge vardır.

Locus Coeruleus.


İsmini bilmek önemli değildir.

Ne yaptığını bilmek önemlidir.


Bu küçük merkez,

beynin alarm sisteminin önemli parçalarından biridir.


Ancak tek başına çalışan bir alarm düğmesi değildir.


Amigdala, hipotalamus, beyin sapı,

prefrontal korteks ve otonom sinir sistemiyle

sürekli iletişim hâlindedir.


Yani alarm tek bir merkezde değil, birçok yapının birlikte çalışmasıyla oluşur.

Beyin bir uyaranı önemli, beklenmedik

ya da olası bir tehdit olarak değerlendirdiğinde,

Locus Coeruleus da bu sürece katılabilir.


Salgıladığı noradrenalin aracılığıyla

beynin birçok bölgesinin

uyanıklık, dikkat ve hazırlık düzeyini etkileyebilir.


Bunu en basit hâliyle şöyle düşünebiliriz:

"Dikkat et. Bir şey değişiyor olabilir."


Bu sistem bazen saniyeler içinde hayat kurtarır.

Ancak dışarıdan belirgin bir tehlike görünmese bile

uzun süre yüksek hazırlık düzeyinde çalışması,

sinir sistemi için yorucu bir hâl alabilir.


Bazen gerçekten bir tehlike vardır...


Bazen de ağrı, duyusal yük, beklenmedik değişiklikler,

bedenden gelen sinyaller ya da geçmiş deneyimler nedeniyle

sistem daha dikkatli çalışmaya başlamış olabilir.


Çünkü sinir sistemi yalnızca olanı değil, olabilecek olanı ve önemli olabilecek değişiklikleri de değerlendirmeye çalışır.

Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır.

Locus Coeruleus yalnızca

yüksek arousal sırasında çalışan

bir sistem değildir.


Hatta yaşam boyu, her gün ve

günün büyük bölümünde

farklı düzeylerde çalışır.


Gün boyunca dikkatimizi sürdürmeye,

yeni bilgileri işlemeye,

çevredeki değişiklikleri fark etmeye ve

uygun düzeyde uyanıklığı korumaya da katkı sağlar.


Sorun bu sistemin çalışması değildir.

Sorun, gerektiğinden daha uzun süre

veya gereğinden fazla çalışmasıdır.


İşte o andan sonra birçok şey değişmeye başlar.


Alarm yalnız zihinde çalmaz.

Bütün bedende duyulur.


Bilim Bize Başka Ne Söylüyor?

Bugün biliyoruz ki alarm sistemi

yalnız davranışı etkilemez.


Kalp atış hızından göz bebeğinin genişliğine,

kas gerginliğinden dikkatin yönüne kadar

birçok bedensel sistemi aynı anda etkileyebilir.


Bu nedenle yüksek arousal yaşayan

bazı çocuklarda yalnız hareket değil,

bedenin çalışma biçimi de geçici olarak değişebilir.


Kalp biraz daha hızlı atabilir.

Kaslar gerilebilir.

Dikkat çevreye kayabilir.

Beden hareket etmeye hazırlanabilir.

Çocuk bunu anlatamaz.

Ama bedeni anlatabilir.


Davranış bazen bedenin konuşma biçimlerinden biri olur.

Bazı çocuklar koşar.

Bazıları sürekli ayağa kalkar.

Bazıları olduğu yerde sallanır.

Bazıları ise en küçük sese bile irkilir.

Bazıları daha fazla konuşur.

Bazıları sessizleşir.

Bazıları oyun oynamakta zorlanır.

Bazılarında ise öğrenme belirgin şekilde güçleşebilir.


Çünkü aynı alarm durumu,

her çocukta farklı bir dış görünüm oluşturabilir.

Değişen yalnız davranış değildir.

Sinir sisteminin çalışma biçimidir.


Bu nedenle aynı sinir sistemi durumu, farklı çocuklarda

birbirinden oldukça farklı davranışlarla ortaya çıkabilir.


Bu davranışların hepsi aynı anlama gelmez.

Ama bazen aynı biyolojik zeminden beslenebilir.


Bu sistem kötü olduğu için var değildir.

Tam tersine...

Hayat kurtardığı için vardır.


Gerçek bir tehlike olduğunda,

alarmın hızlı çalışması gerekir.


Sorun,

ortada gerçek bir tehlike yokken de

alarmın sık sık devreye girmesidir.


Alarm sisteminin amacı çocuğu zorlamak değildir.

Onu korumaya çalışmaktır.


Sorun, bazen bu koruma çabasının

gereğinden uzun süre devam edebilmesidir.


Üstelik bu her zaman beynin

"hata yaptığı" anlamına gelmez.

Bazen sinir sistemi,

geçmiş deneyimlerin, bedensel yükün

veya artan biyolojik kırılganlığın etkisiyle

çevreyi olduğundan daha dikkatli

değerlendirmeye başlamış olabilir.


İşte yüksek arousal'ın önemli özelliklerinden biri de budur.

Sinir sistemi bazı durumlarda çevreyi

olduğundan daha dikkatli değerlendirebilir.

Bu nedenle beden,

ortada gerçek bir tehlike olmasa bile

hazırlık durumunu sürdürebilir.


Alarm uzun süre açık kalırsa ne olur?

Bir süre sonra beden yorulmaya başlar.

Toparlanmak için ayrılabilecek enerji de giderek azalabilir.


Uzun süre yüksek alarmda çalışan bir sinir sistemi

yalnızca daha fazla enerji harcamaz.


Aynı zamanda öğrenme, dikkat,

duygu düzenleme ve sosyal etkileşim için

ayırabileceği kaynaklar da azalabilir.


Bu nedenle bazı çocuklarda

yüksek arousal dönemlerinde yalnız davranış değil,

öğrenme performansı da değişebilir.


Çünkü sürekli hazır beklemek,

çok pahalı bir iştir.


Ve bu bedeli çoğu zaman çocuk seçmez.


Bu maliyet yalnız davranışta değil, bazen gün sonunda daha çabuk yorulma, öğrenmenin zorlaşması ve toparlanmanın uzaması şeklinde de görülebilir.

Sürekli çalışan bir araba motoru nasıl zamanla ısınırsa,

sinir sistemi de sürekli alarmda kaldığında yorulabilir.

 

Bu yüzden bazı çocuklarda;

hareketlilik,

dürtüsellik,

düşük tolerans,

kolay irkilme,

uykuya geçmekte zorlanma

aynı dönemde görülebilir.


Bu belirtilerin hiçbiri tek başına

alarm sisteminin bozulduğunu göstermez.


Ancak bazen,

aynı hikâyenin farklı cümleleri olabilir.

 

Peki ilaçlar neden bu sistemi etkileyebiliyor?

Yüksek arousal tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar,

sinir sisteminin uyarılmışlık düzeyini düzenleyen

sistemleri farklı yollarla etkileyebilir.


Amaç çocuğu uyuşturmak ya da

Alarm sistemini tamamen kapatmak değildir.


Amaç, sinir sisteminin çalışma düzeyini

çocuğun daha rahat öğrenebileceği,

dikkatini sürdürebileceği ve kendini

daha iyi düzenleyebileceği bir aralığa

yaklaştırmaya çalışmaktır.


Ancak her çocukta aynı etki görülmez.

Çünkü yüksek arousal'a giden biyolojik süreçler,

eşlik eden durumlar ve sinir sisteminin çalışma biçimi

her çocukta farklı olabilir.


Bu nedenle aynı ilaç farklı çocuklarda

farklı sonuçlar doğurabilir.


İlaç seçimi, doz ayarlaması ve tedavinin takibi

mutlaka çocuğu değerlendiren hekim tarafından

bireysel olarak planlanmalıdır.


İşte bu yüzden...

Yüksek arousal yaşayan bir çocuğa baktığımızda,


Artık yalnız hareketi görmeyiz.

Hareketin arkasındaki alarmı da düşünürüz.


Yalnız öfkeye bakmayız.

Bedenin neye hazırlandığını da anlamaya çalışırız.


Çünkü davranış çoğu zaman tek başına değil,

onu ortaya çıkaran sinir sistemiyle birlikte

anlam kazanmaya başlar.


Bazen davranışı değiştirmeye çalışmadan önce,

alarmın neden susturulamadığını anlamak gerekir.


Çünkü davranış çoğu zaman açıklamanın kendisi değildir.

Açıklamanın görünen kısmıdır.


◉ Pusula

Bazen çocuk hareket ettiği için alarmda değildir.

Alarmda olduğu için hareket ediyordur.


Mini Gözlem Rehberi

Kendinize şu soruları sorun:

• Çocuğum son günlerde daha kolay mı irkiliyor?

• Daha mı tetikte görünüyor?

• En küçük değişikliklere bile daha güçlü mü tepki veriyor?

• Hareket ederken sanki duramıyor mu, yoksa durmak istemiyor mu?

• Son günlerde daha mı çabuk yoruluyor?


Bu ayrım,

aynı davranışa bambaşka bir gözle

bakmanızı sağlayabilir.

 

⬛ DEV MÜHÜR

Bazı çocuklar

daha fazla hareket etmeyi seçmez.


Sinir sistemleri,

ortada gerçek bir tehlike olmasa bile

onlara hâlâ

"Hazır ol."

demeye devam ediyor olabilir.


Ve çocuk, çoğu zaman buna bilinçli olarak karar vermez.




 

 

 

Yorumlar


Bu Alan Şu An Ne İçin Var?
 

Buradaki yazılar bir danışmanlık çağrısı değildir.
Şu an bu alan, düşünmek, durmak ve dili netleştirmek için var.

İleride bu bakış açısıyla daha yakından çalışılabilecek yollar açıldığında,
bunu burada açıkça paylaşacağım.
 

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page