top of page


6-SİNİR SİSTEMİNİN OKUDUĞU DİL
Çocuk kelimeyi kaçırabilir; ama iklimi asla kaçırmaz. Bazı cümleler vardır; kâğıt üzerinde masumdur. Ama çocuğun bedeninde deprem gibi yankılanır. Çünkü sinir sistemi kelimeleri tek tek tartışmaz; tonu, mimiği, hızı, bakışı ve beklenip beklenmediğini okur. Ve bu yazının başında bir kez daha vurgulayalım: Niyet değil, maruziyet. Bir cümleyi “iyiliği için” söylemiş olabilirsin. Ama aynı cümle; aynı hızla, aynı tekrar dozuyla, aynı “düzeltme iklimiyle” geliyorsa… çocuğun beden
26 Oca16 dakikada okunur


5-ANLAMIYORLAR MI?
Üstünlük Konforu ve Alarmda Yaşayan Bir Sinir Sistemi “ANLAMIYOR” DEMEK BİR YORUM DEĞİL, BİR İLİŞKİ KARARIDIR Otizmli bireylere yönelik en yaygın, en sessiz ve en yıkıcı varsayım şudur: “Anlamıyorlar.” Bu cümle çoğu zaman masum bir tespit gibi söylenir. Oysa çoğu durumda şunun örtük karşılığıdır: Benimle aynı biçimde düşünmüyorsa, benden daha azdır. Bu noktada mesele iletişim değildir. Mesele üstünlük konforudur. Ve tam da burada, yazının kilidi şudur: “Anlamıyor”
26 Oca15 dakikada okunur


4-TÜRKİYE'DE OTİZM: NEDEN BAZI ÇOCUKLAR DÜZELMEZ?
Duyusal yük ve hızın bedendeki karşılığı Okuma Haritası Bu yazı biraz uzun; çünkü sahada olan şey de uzun bir zincir. Önce sinir sistemi penceresi Sonra tanıklıklar En sonda Türkiye’de neden böyle ve kırmızı bayraklar Otizmli çocukların çoğu daha fazla korunması gerekirken, daha fazla maruziyetle “eğitiliyor”. Otizmli Çocuklar Neden Daha Fazla Taşır? Buraya kadar olan yazılarda şunu bilimsel ve insani bir dille ortaya koyduk: İnsan beyni, yaşadığı deneyimlerle şekillenir.
26 Oca17 dakikada okunur


3-BİRİ BAĞIRIYOR, BİRİ SUSUYOR- AMA NEDENİ AYNI
Bağıranlar, susanlar ve aynı tehdidin iki farklı yüzü Önceki yazılarda şunu netleştirdik: Olumsuz davranış olarak görünen tepkiler, durup dururken ortaya çıkmaz. Çoğu zaman, görülmeyen bir içsel hâlin; denge kurmakta zorlanan bir sinir sisteminin dışa yansıyan ifadeleridir. Olumsuz bir davranışı “düzeltmeye” çalışırken, onu doğuran deneyimi görmezden gelmenin; ilişkiyi ikinci plana atıp yalnızca çıktıya odaklanmanın çocuk için nasıl bir tehdit iklimi yarattığını konuştu
25 Oca8 dakikada okunur


2-ASIL SORUN DAVRANIŞ DEĞİL: GÖRÜNMEZ KALAN TEHDİT
Çocuk söyleneni değil, söyleniş biçimini yaşar. Nesneleştirme, bir çocuğa yaşadığı duygusal ve ilişkisel bağlamdan bakmayıp; onu yalnızca davranışı, uyumu ya da çıktısıyla değerlendirme biçimidir. Bu yapıldığında çocuk anlaşılması gereken bir özne olmaktan çıkar; düzeltilmesi, kontrol edilmesi ya da idare edilmesi gereken bir nesneye dönüşür. İlişki kurulan değil, yönetilen bir şeye. Çocuk bunu kavram olarak anlamaz. Ama yanında nasıl hissedildiğini hemen öğrenir. Bu yak
25 Oca10 dakikada okunur


1-DAVRANIŞ BİR SEÇİM DEĞİL, BİR İZDİR
Sinir sistemi, deneyim ve insan davranışını yeniden düşünmek Bir insanın yaptığı herhangi bir davranış durup dururken ortaya çıkmaz; önce bir olay veya durum yaşanır, bir söz işitilir, ardından da kişi bunu kendi geçmişine, inançlarına ve o anki ruh hâline göre yorumlar. Bu yorum bir duygu doğurur, duygu bedende bir karşılık bulur ve en sonunda davranış ortaya çıkar. Bazen kişi o tepkiyi verir ve sonra kendine şaşırır. “Aslında ben böyle biri değilim” der. Ama o anda başka
25 Oca8 dakikada okunur
bottom of page